13 Ocak 2012 Cuma

Boynuma Geçirdiğin Bir Haç Kolye...

Unutulmaz bir 7 Ocak günü yaşadık beraber. Birbirimize yazdığımız mektupların göz göze okunduğu bir günde ona yeniden ve fazlasıyla aşık olduğuma eminim. Hep 88 yılının 7 Ocak'ını hatırlardım doğum günümü anmak için ama artık benim yeni bir doğum günüm var. 7 Ocak 2o12...

Ben giderken gözlerin ağlıyor sen ağlayamasanda. Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyor gözbebeklerin. Gözyaşlarında kendimi görüyorum yanaklarına akarken...
Kalbinin çırpınışını, içindeki isyanı bastırdığını hissedebiliyorum o an. Ben seni senin yanındayken bile özlüyorum sevgilim. Veda çanı çalınca Haçlı seferine çıkmış asker gibi hissediyorum kendimi. Çaresiz ve mecburiyetle. Son öpücüğün ise boynuma geçirdiğin bir haç kolye...

Coldplay - Vive la Vida

3 Ocak 2012 Salı

Karikatürize Post [Tv-Marketing]


Yeni televizyon aldım gız. Bulü-rey ve tıridinebandım özellikleride var.
Ne işe yarıyo len o?
Bununla artık bal, cilt, saç kremi ve şampuanlarını hem de değişen Star'daki ayakgabı reklamlarını daha gerçekçi bir şekilde izleyecekmişiz.
Dadınıda alabilcez mi?

2 Ocak 2012 Pazartesi

Muse - Time Is Running Out

Konuyu müzikten açmışken 54. torpilli Grammy ödüllerindende bahsetmek yanlış zaman olmaz sanırsam. Adele'nin neredeyse her dala aday gösterilmesi neyse bişey demiyorum. Katy Perry, Bruno Mars ve Nicki Minaj diğer favori adaylarım. Firework ve Grenade geçtiğimiz senenin muhakak en iyileriydi. En iyi çıkış yapan sanatçıyıda Nicki Minaj olarak gösteriyorum. Bu da beni geçmişe götüren şarkılardan biri daha.

Muse - Time Is Running Out
I think i'm drowning
Asphyxiated
I wanna break the spell
That you've created
You're something beautiful
A contradiction
I wanna play the game
I want the friction
You will be
The death of me
Yeah you will be
The death of me
Bury it
I won't let you bury it
I won't let you smother it
I won't let you murder it
Our time is running out
And our time is running out
You can't push it underground
We can't stop it screaming out
I wanted freedom
Bound and restricted
I tried to give you up
But i'm addicted
Now that you know i'm trapped
Since ovulation
You'll never dream of breaking this fixation
You will squeeze the life out of me
Bury it
I won't let you bury it
I won't let you smother it
I won't let you murder it
Our time is running out
And our time is running out
You can't push it underground
We can't stop it screaming out
How did it come to this
Yeah you will suck the life out of me
Bury it
I won't let you bury it
I won't let you smother it
I won't let you murder it
Our time is running out
And our time is running out
You can't push it underground
We can't stop it screaming out
And how did it come to this


1 Ocak 2012 Pazar

Arkadaş vs Sevgili

Bazen insanlar yanlış tercihlerde bulunabiliyor. Zamanını daha eğlenceli geçirmek için arkadaş arayışında olabiliyor. Oysa gözlerinin önünde farkedemedikleri bişey var; sevgilileri...

İnsanın en iyi dostu, herşeyi anlatabileceği bir dostu; onu gerçekten seven bir dostu; sevgilisi...

Evlilikleri düşünseler keşke.

Arkadaş günlük can sıkıntı aracı iken sevgili onunla herşeyi yapabileceğiniz bir dosttur. Duvarın arkasında ya da ahizedeki ses olsa bile...

31 Aralık 2011 Cumartesi

Bugün Ne Giydirseler?

Öyle büyük umutlarla izliyordum ki bu yarışmayı belkide benim için bi devrim olacaktı ama her zamanki gibi olmadı. Tam bir rezaletti. Organizasyon başarısız diyemem. Kısa boylu ablalarımızı, kızlarımızı eleyip Adebayor bacaklı kızlarımızla gala gecesini hazırlayıp birde kazananın bundan haftalar önce belli olması organizsasyonun iyi ayarlandığını gösteriyor bizlere. Yazıklar olsun. Yine söylüyorum bir gala değil rezaletten öteye gidemedi malesef. Hatırlarsanız Hakan Akkaya ve Ivana Sert bundan 3 ya da 4 hafta önce dün gece yarışmayı kazanan Yasemin Meler'e; eğer yarışmayı kazanırsan İstanbul'a yerleşme gibi bir fikrin var mı diye sormaları filan ilginçti. Kıyafetleri tasarımcıların sunması da ayrı bir olay. O kadar iyi hazırlanmışlar ki yarışmayı kazanan arkadaşımızın giydiği elbiselere bakınca ayrı bir ayrıcalık olduğu resmen gözüküyor. Finalede birtanede türbanlıyı alıp farklılık olması maksadıyla birde 2. yapmaları üçüncü kez söylüyorum REZALET !

Olmadı. Bugün Ne Giysem? bir erkek izleyicisini kaybetti. Olmuyor işte. Biz bir işi asla hakettiği gibi yapamıyoruz.

Neden olmuyor biliyor musun?
Mesela sen muslukçudan profesyonel yapmaya çalışıyorsun.
Sen klimacıdan profesyonel yaratmaya çalışıyorsun.
Sen askerden profesyonel yaratmaya çalışıyorsun.
Sen mankenden dizi oyuncusu yaratıyorsun.
Sen kıçı başı güzel olana albüm yapıyorsun.
Sen 18 yaşında daha üniversiteye başlamamış güzel kızlarımızı Doktorlarda doktor yapıyorsun.
Sen 35'lik Yonca Evcimik'i Çılgın Bediş yapıyorsun.
Sen Şansal'ın Büyüka'sının küçük kızının sırf gözleri güzel diye sunucu yapıyorsun. O da yetmiyor basketbol muhabiri yapıyorsun.
Sen hızlı diye Sabri’yi futbolcu yapıyorsun, herif kendi gölgesine fake atıyor.
Sen Yetenek yarışması yapıyorsun, futbolda, altılıda yetenekli diye Sergenden yorumcu yapıyorsun, çıkardığın en yetenekli adam taklitçi oluyor, en fazla Çocuklar Duymasında oynuyor. Diğeri de hala kemerle adam dövüyor.

Neden olmuyor biliyor musun?
Sen sporda, televizyonda, yarışmada, sınavda, reytingde, acunda, ha bunda, ya şunda bile şike yapıyorsun.

Neden olmuyor biliyor musun?
Geçen gün Digitürk’de seyrettim.
Sen Pulp Fiction filmini veriyorsun.
Filmde seks var, kokain var, kan var, silah var, küfür var, şiddet var, erkek erkeğe tecavüz bile var…
Sen sigarayı mozaikliyorsun. Sonra da Bugün Ne Giysem? diye soruyorsun. Oysa her gün birini giydirip en iyisi bu diye bize yutturuyorsun....

Tavsiye Etmem

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...