Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2012 Çarşamba

Aşka ve Terke Dair

Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.
Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında...
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır;
İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Göz yaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır.

Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak...
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır.
Sınırsız ve nihayetsiz; "Ölmek var, dönmek yok"tur.

Gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını...
Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya...

Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:
"Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..."
Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.

Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz.

"Eskiden böyle miydi ya..." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı;
Açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından...
Böyle süremeyeceğini bilirsiniz.Değişsin istersiniz.

O, sevgisizliğinize yorar bunu... İhanete sayar.
Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
"Ya sev böyle ya da terket" diye gürler...

Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya bir kabusa dönüşür birden...
Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size...Hoyrattır, bakmaz yüzünüze...
Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.
Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden...

"İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz.
Ayrılırsanız yaşamayacağınız bilirsiniz, ama böyle de sevemezsiniz
İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz...

"Madem öyle..." nin çağı başlar ondan sonra...

Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir,
Madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir".
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece....

Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre...
Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni...
Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur.

Delikanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye
Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla
"Bana ne.kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre

Ama sonra ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız.

Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi...
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye...

Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...
Dönemezsiniz...

Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...


Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...

Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
.Sürünür gidersiniz.

30 Kasım 2012 Cuma

Uzak Mesafe İlişkisi

Direkt sonuç kısmına gelicem. Uzak ya da yakın farketmez, bir ilişki doyum noktasına ulaştıysa o ilişki bitmeye mahkum gibidir. Yani sizin için olmasa bile karşı taraf için malesef öyledir. Yakın ilişkilerde olduğu gibi sevginin dozunu daha fazla yaşayan kimse sonunda acı çekmeye hazır olmalıdır. Ne yapın ne edin; asla siz ondan daha az ya da daha fazla sevmeyin.

Yakın - uzak farketmez dedim ama tabi iki ilişkinin de sorunları farklıdır. İlişkiye başlamadan karşı tarafa kendinizi farklı tanıttıysanız bu ilerde başınıza biraz iş açabilir ki çoğu ilişkinin sonlanması bu yüzdendir. Farklı tanıtmayla kastettiğim; olduğunuzdan farklı görünmektir. Birini elde etmek için kendinizden vazgeçmeyin. Yani kısaca; kendiniz olun. Eğer olursa olur, olmazsa olmaz. Çünkü onu elde ettikten bir süre sonra siz yine eski siz olacaksınızdır. O da sizin değiştiğinizi zannedecektir.

İkinci önemli konu ise; partnerinize monoton bir hayat sunmaktır ki zaten bir süre sonra sizden sıkılmaya başlayacaktır. Farklı arayışlar içine girdiği andan itibaren sizden tamamen kopacak ve size değiştiğini söyleyen, eski siz olmanızı isteyen kişi artık eski o olmayacaktır. Dün asla yapmam dediği şeyleri sizden habersiz olarak yapacak ve sizin gözünüzün yaşına bile bakmayacaktır. Açıkcası artık sizi kaaleye bile almayacaktır. Bu da uzak mesafe ilişkisinin en berbat yönüdür. Çünkü siz ona ulaşmak isteyeceksiniz, onun isteklerini gerçekleştirmek isteyeceksinizdir ama...
... onun isteklerini gerçekleştirseniz bile o sizden tat alamayacak ve sizden kurtulmanın çarelerini arayacaktır.

Yürütürüz, mesafeleri aşarız, sevgimiz yeter gibi umut dolu cümlelerle filizlenen, ama bütün o umutları solduran o kişi sizi geceler boyu ağlatır. Yastığa başınızı koyduğunuz her gece hıçkıra hıçkıra ağlarsınız ve inanın yapacak hiçbir şey yoktur.

Elinizde bir kuş olduğunu düşünün. Onu asla bırakmak istemiyorsunuz, başkalarına yem olmasını istemiyorsunuzdur ama o kanatlanıp uçmak ister. Özgür kalacağını zanneder. Oysa hayatını mahvettiğinin farkında bile değildir.

Peki bu ilişkiyi nasıl yürütebiliriz?
Biraz para, biraz tutku ve biraz yürek varsa her türlü yürütülebilen, mesefaleri aşabilen, sevginin yetebildiği ilişki türüdür aslında uzak mesafe ilişisi. Parayla çok alakalı olmasının sebebi yol, kalacak yer ve geçirilen zamanda harcanak paranın ilişki üzerindeki rolüdür. Tutku ile alakalı olmasının sebebi farklı hayatlarda farklı insanların akıl çelmesinin ilişki üzerindeki rolüdür. Yürekle alakalı olmasının sebebi ise olasılıklara, olaylara bakmaksızın onun yanına gitmek için kararlı olmanın ilişki üzerindeki rolüdür

Eğer gerçekten hayatınızın insanını bulduğunuzu düşünüyorsanız, açıkcası gerçek aşktır uzak mesafe ilişkisi. Sanal alemden tanışıklık açıkcası gerçek hayatta tanışıklılıktan daha önemli olduğunu gösterdi bizlere. Çünkü insanlar artık gerçekte göründüğü gibi değil. Örnek vermek gerekirse; siz asla annenize, babanıza davrandığınız gibi bi insan değilsinizdir. Demek istediğim sizi bu ana kadar tanıyan insanlar aslında sizin çakmanızı, sahtenizi tanımıştır. Siz asla siz olamamışınızdır. Ancak sanal alem ilk kez sizin siz olduğunuzu bize göstermiştir. İşte bu yüzden uzak mesafe ilişkisi ya da sanal alem tanışıklığıyla başlayan yakın ilişkiler daha avantajlıdır. Yani en azından kendinizi gerçek tanıtmak  gerçek eşinizi bulma amacıyla...
İlişki uzak mesafeden altı yıl sürebilir, uzak mesafenin yakın mesafe olmasina iki ay kaldığında insan heyecanlanir ve boşa verilen tüm kavgalara, olaylara lanet eder, onlari bile gülümseyerek, anacak kıvama gelir. Tabi iki taraftan biri sizi yarı yolda bırakmazsa.

Ha erkekseniz, bana sorarsanız; kız arkadaşım uzakta mı yakında mı olmalı diye?
"Sikin uzanacagi kadar yakın olmalı sevgili insana." Çünkü kızlar, kadınlar ne farkeder dişiler aslında hepsi sizi cinsel gözle bakarlar. Tıpkı erkeklerin kızlara baktığı gibi. Malesef bu da doğa kanunu. Aaa unutmadan fazla konuşmayın. İletişimizi az tutun. Birbirinize anlatacak çok şeyiniz olmayabilir. Beraber film bile izleyemediğiniz için yorumlayacak konu bulmakta bile zorlanırsınız. O da bunu monotonluk zanneder.

13 Ocak 2012 Cuma

Boynuma Geçirdiğin Bir Haç Kolye...

Unutulmaz bir 7 Ocak günü yaşadık beraber. Birbirimize yazdığımız mektupların göz göze okunduğu bir günde ona yeniden ve fazlasıyla aşık olduğuma eminim. Hep 88 yılının 7 Ocak'ını hatırlardım doğum günümü anmak için ama artık benim yeni bir doğum günüm var. 7 Ocak 2o12...

Ben giderken gözlerin ağlıyor sen ağlayamasanda. Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyor gözbebeklerin. Gözyaşlarında kendimi görüyorum yanaklarına akarken...
Kalbinin çırpınışını, içindeki isyanı bastırdığını hissedebiliyorum o an. Ben seni senin yanındayken bile özlüyorum sevgilim. Veda çanı çalınca Haçlı seferine çıkmış asker gibi hissediyorum kendimi. Çaresiz ve mecburiyetle. Son öpücüğün ise boynuma geçirdiğin bir haç kolye...

Coldplay - Vive la Vida

1 Ocak 2012 Pazar

Arkadaş vs Sevgili

Bazen insanlar yanlış tercihlerde bulunabiliyor. Zamanını daha eğlenceli geçirmek için arkadaş arayışında olabiliyor. Oysa gözlerinin önünde farkedemedikleri bişey var; sevgilileri...

İnsanın en iyi dostu, herşeyi anlatabileceği bir dostu; onu gerçekten seven bir dostu; sevgilisi...

Evlilikleri düşünseler keşke.

Arkadaş günlük can sıkıntı aracı iken sevgili onunla herşeyi yapabileceğiniz bir dosttur. Duvarın arkasında ya da ahizedeki ses olsa bile...

23 Ağustos 2011 Salı

Birileri Değil Biri İçin Yaşamak...

Selamün Aleyküm ..! Ay çok mu sönük..? Anken Stein o zaman...

Ben, evet ben. Tekrar ben. Geri mi döndüm dersiniz..? Yoo, only mod matematik...

Marjinal, -4 derece esprilere sahip bendim hep. Özenti değildim ama yalan mı? Chokella bıçaklayan antipatik adam ya da çocuk derdiniz bana. En azından herkes gibi olucam diye kıçımı yırtmadım hiç bir zaman. Şimdi olduğu gibi övünmeyi amaç edinen bir insandım ben. Şunu söylemekle şuan mütevazi oldum biliyorum ama bu cümleyi yazınca mütevaziliğim kalmadı değil mi? (Parantez içinde yazılanı okursanız yeniden toparladığım mütevazilik yine kalmayacak) Okumayın sizde ya da okuyun ne bileyim artık beni birisinin okuyup okumaması süperligden aşşaaa kasımpaşa...

Marjinaldim dedik özenti olmaktan kaçınmaktı sadece. Mesela; twitter, formspring, facebook hesabımı kökten silmeyi başarı olarak gördüm hep. Onca hesap dondurup blowjob yapanlardan, facebook'tan vatan kurtaranlardan uzaklaşmak güzeldi mesela. Tabi bunda sevgilimin payı çok büyük. 8 aydır sizin sosyalleşme olarak gördüğünüz @sosyalleştiren hesaplarım yok benim. Bloglada pek ilgilenmiyorum. Bilirsiniz aşk fedakarlık ister...

You make me this,
Bring me up,
Bring me down,
Playing sweet,
Make me move like a freek,
Mr. Saxo Beat.

Doğma büyüme Paris çocuğu olmadık tabi. Zaz dinlemiyoruz en azından. İzlediğin dizileri say desen Cnbc-e dizilerini bilmem ama bilenler gibi doktorları da izlemem. Fakat bir dizi Kanal D yada Show Tv'de yayınlanıyorsa muhakkak 10 dakika göz atmış ol, asla seyretmiş olma fakat dizi hakkında sayfalarca eleştiri yapabil. Çok gideri var. Muhabbetin artar mesela. Yalnız kalmazsın. Konuşabilirsin insanlarla. Sonra başka ne önereyim ki sana? Ateist ol mesela. Çok kız düşermiş gökten hem yobazda demezler sana. Marjinal, orijinal bi tip olursun. Neyse...

Twitterda, facebook'ta floransa soylularına imrenmişimdir hep. Hani gittiği yerleri anında yazıp hava atma çabalarına giriyorlardı ya o çok hoşuma gidiyordu. Hala var mı bilmiyorum..? @çeşme... Eee..? Eeesi ne abi adam su içiyor işte. Sıçarken de yazmıyorlar mı sanki..? @Bodrum yazıncada bi elinde balta bi elinde odun sabah akşam bodrum katında hayal ederdim onları. Çoğu arkadaşım yapardı bunu. Birisinin sonu hazindi bu konuda. Peki noldu? Askerlik sebebiyle batman'a giden arkadaş facebook ve twitter'ını kapamıştı. @batman yazmak zor muydu o kadar? Daha düne kadar Supermandiniz oysa...

Bi ara da biscolata erkekleri vardı. Kızların yanıp tutuştuğu erkekler. Heh hadi lan ordan hepsi şakirtti aslında. Ee nasıl oluyor? Hani kızlar ateistlerden hoşlanırdı? Yok demek öyle bişey. Denklem şöyle vereyim; Şakirt > Bim > Şölen > Biscolata > Biscolata Erkeği. Zaten şölen değil schoolen olsaydı o reklamda çikolata yerken orgazm geçiren kadınlar olmayacak mıydı..?

İğreniyorum insanlardan. Sizlerden. Sistemden. Siz boka batmış bi dünya sisteminin parçalarısınız. Günü yaşayıp iki gün öncesini unutan insanlarsınız çünkü. Gerizekalı insanlar. Sizden nefret ediyorum. Çok mu ergenim. Yok ben ölmek istemem yinede. Ülkemden nefret ettirdiniz ama. Yaşamak istemiyorum bu ülkede demiycem. İktirip gidin lütfen. Binlerce beyni boş insanın mal gibi yaşamasını istemiyorum. Geberin.

Başkaları için yaşıyorsunuz? Nasıl hala farkında değilsiniz? Haa soracaksın şimi ya sen diye? Birileri için değil sadece biri için yaşıyorum bu dünyada. Sevgilim yani eşim için. Onun için, hanifem için... Bol bol su için...

29 Nisan 2011 Cuma

1 Kg Pamuk mu, 1 Kg Demir mi Ağırdır?


Sınavda geçen 1 saatlik süre mi? Sevgiliyle geçen 1 saatlik süre mi?

25 Şubat 2011 Cuma

Yaşamaşk

24 Şubat 2o11 Perşembe Saat : o8.28:3o

Çarşamba gecesi moralim çok bozuktu. Yaşama isteğimi kaybetmiş gibiydim. Böyle zamanlarda uyumak en iyi ilaçtır ya erken yatmıştım geceden. Haliyle dün erken uyandım. Uyku modundan çıkmak için televizyonu açmıştım. Yatağımda NTVSpor'u izliyorum. Bir izleyici canlı yayına telefonla bağlandı. Diyaloglar öyle çarpıcıydı ki pus dolu gözlerim birden açılmıştı. Bir saniye bile fazla o yatakta duracak halim kalmadı. Bilmiyorum belki ben abartıyorum ama o diyalogları  o an duysanız belki sizler de kötü duruma düşebilirsiniz. Merak ettiğinizi biliyorum. Amacım sizin moralinizi bozmak değil ama paylaşmak istedim.

Program sunucusu : İzmir'den Kadir Levent bizlerle birlikte, Kadir bey İzmir'e ve size günaydın.

Kadir Levent : Günaydın Murat bey, günaydın Mert bey.

Program sunucusu : Buyrun efendim.

Kadir Levent : Efendim benim Fenerbahçeyle ilgili bir yorumum olucak ve görüşlerinizi rica ediyorum. Benim görüşüm Stoch'la ilgili. Yani Fenerbahçe büyük bir umutla Stoch'u aldı. Tabiki formsuzluk, sakatlık bilemeyiz ayrıca ben görme engelliyim ama çok fanatik denilebilecek bir Fenerbahçeliyim. En azından sol kanattan bir oyuncu çıkarıldığında oraya Stoch alınması... oraya monte edilemez mi..? Örneğin; Beşiktaş maçında 4-2 öne geçtikten sonra Dia alınıyor, oraya bence Stoch'un alınması...

...

( Program sunucusu görme engelli olan dinleyicisine saygı amaçlı başını eğer ama telefondaki kişi bunu göremez. )

Herkes gibi başta izleyici sandığım insan malesef sadece dinleyiciydi.

O, yaşadığı güzel şehir İzmir'i göremiyor, dinliyordu sadece gözleri hep kapalı.

O, 7/10 programına telefonla bağlanmak için yakınlarından yardım istiyor,

O, tuttuğu şanlı tarihi olan takımın oyuncularını, gollerini,

O, NTVSpor'un mankenden bozma kadın sunucularını göremiyor,

O, bizim gibi ofsayt ya da penaltı tartışması yapamıyor,

O, sarı ve laciverti gözleriyle değil gönlündeki ışık ve aşkla görüyordu...

O an düşündüm; bu bir spor aşkı mı, futbol aşkı mı, yoksa Fenerbahçe aşkı mı diye..?

Bu ne spor aşkı, ne futbol aşkı ne de Fenerbahçe aşkıydı...

Sadece yaşama aşkıydı...

Bu da bana iyi bi ders oldu...

http://www.yildiz.tv/?act=dvr&chan=ntvspor NTVSpor 24 Şubat 2o11 Perşembe Saat : o8.28:3o

20 Şubat 2011 Pazar

Başlığı Bulunmayan Öylesine Yazılmış Bi Yazı

''Uzun zamandır blogla pek fazla ilgilenemiyorum'' klişeleşmiş söz öbeğimi bilenler 5430'a mesaj göndersin diye saçma bi cümle ile başlamak isterdim ama bunu yapmıycam. Blogumla ya da bloglarla neden ilgilenemiyorum bende bilmiyorum. Yazamıyorum. İçimden yazmak gelmiyor. Belki de okumadığım içindir.

Geçtiğimiz haftalarda şu bizim Amerikalıların düzenlemiş olduğu Uluslararası Major League Oyun (FPS) Turnuvasına katıldım. Turnuvanın tüm oyunlarında en iyi AK-47 kullanan oyuncusu olarak 2oo doların sahibi olmaıı haketmişim. 12oo olarak biliyordum ama Amerikalıların oyununa gelmem fena oldu. Her oyun başına kazandığınız parayı yatırıyomuşsunuz ama ben o gizli oyuna hiç gelmedim. Zaten turnuvaya katılmak 8o dolardı. Kazandığım parayla en fazla ne alınabilir anketi düzenlesem fena olur mu..? / olmaz mı..? anketi hazırlamak istiyorum.

İyi giden ve sizlerin kıskandığı ''aile onaylı'' güzel bir ilişkim var. Çoğu çin malı ilişkilerden daha sağlam bi ilişkimin olması bendeki güveni her anlamda arttırıyor.

Bugün Pazar ve ben Pazarları sevmem çünkü Pazartesi Sendromuna kalan 24 saatin her saatini yaşlanarak geçirdiğimi hissederim. Pazartesilerini zaten uyuyarak geçiririm gün çabuk geçsin diye...

En sevdiğim günler, çoğu insanın sevdiği günler gibi Cuma ve Cumartesidir. Bu günler benim enerjimin / sexapalite oranımın en yüksek olduğu günlerdir. Şimdi böyle dedim diye sakın ilişkisi olan bi erkeğe sarkmaya kalkmayın. Siz kızları iyi tanırım. Sevgilisi olan erkeğe erirsiniz. İtiraz etmeyin bunlar zamanında denendi, test edildi ve malesef onaylandı. Erkek değil misiniz hepiniz aynısınız teoremini yıkacak bi tez olarak kadınların erkeklere aldatmaya sürüklediğini söyleyebilirim. Tabi kadınların derken sevgilisinin ilgisizliğinden bahsetmiyorum. Tabiki de o da var ama asla aldattıran kadınla eş değer görülemez. Bu olayı doğada gözlemleyebilirsiniz;

Dişi sahip olmak istediği erkeğe yanaşır, ona kokusunu bırakır. Erkekte dişi kokusu alırsa erkeğe sahiplenmek ister. Diğer dişiyi kıskanır ve o erkekle olmak ister. Genelde aldatmak veya aldatılmak hayvanlarda vardır ya neyse daha fazla anlatmak istemem. Kelimelerden anlayan anlamıştır zaten.

Yakın zamanda blog temamı değiştirebilirim. Çünkü iğrenmeye başladım. Sanırım yazmamamın sebebi bu. İğrenç bulduğum 3 şey var bu dünyada;

1-) Gece-gündüz uğraştığım bi işten sonra; ''bu olmamış yea, neyse ben başkasına yaptırırım önemli değil yine de sağol'' dedikten sonra onun yüzüne ananın amı diyemediğim için kendimden iğrenmem...

2-) Cuma günleri öğretmenlerin 5-7 arasında sokakta spor yapmak için giydiği XXL eşofmanları...

3-) Özdeşleşmiş demiycem kaşarlanmış blog teması...


Nasıl bloglarla ilgilenemiyorsam gündemle de pek alakam yok bu aralar. En son hatırladığım Kılıçdaroğlu'nun Ergenekon'a nasıl üye olabilirim..? sorusuydu. Onun için hazırladığım kayıt alma örneğini sizlere sunmak istedim.




Az kalsın unutuyordum. Yukarıdaki Red Kit ne hikaye diye soranlarınız vardır belki; gecekedisi ve lafkedisimeltemella (meltem) bundan günler önce beni mimlemişti. Bende sokaklarda orda burda yalnız adam olarak gezindiğim için her zaman Red-Kit'i izlerken hayatımı anlatan bi film izliyormuşcasına heyecanlanırım. Red Kit'i severim sizi de severim. Tema olayından sonra sizlerle beraber olmak dileğiyle. Kendinize aynadan bakın...

7 Aralık 2010 Salı

Kendimle Yüzleşiyorum VI


3 senelik ilişkimde aldatıldığımı daha doğrusu kandırıldığımı bugün öğrendim.

Bana ''seni seviyorum'' derken eski sevgilisiyle konuşuyormuş.

Oğlak burcuyum, doğuştan boynuzlarım var benim ne gerek vardı başka boynuza değil mi..?

Bugün anladım bütün kızların orospu olduğunu.

Hiç kimse alınmasın demiycem bu defa.

Her kız birinin orospusu, her erkek birinin pezevenki.

Beni üzdü tabi ama artık umurumda değil.

Nefret etmek sevmek değildir.

Bunu da bugün anladım.

Ben aslında daha büyük bişey anladım.

Kadınlar beni sevmez, sadece hayrandır.

Bob Sinclair - Love Generation (acoustic)
Dinle

28 Kasım 2010 Pazar

Aşk Mimi




"Aşk; Karşındakini bulunmaz hint kumaşı sanmanla, onun sersemin teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır." Victor Hugo

Aşk :
Karşı cinsin birbirinden hoşlanması değil birbirlerini masumca sevmesidir.

Aşk : Dengedir. ( %5o Erkek %5o Kız )

Aşk : Eski sevgilinin facebook hesabına bakmak hala tek başına sevmektir.

Aşk :
Aşk her zaman beraber olmaktır.


Bi kadın sevdim ama hayaldi. İnsan görmediği birine aşık olur mu..? Bence olabilir. Sonuçta biz Tanrı'ya inanan insanlarız...

O zaman bunda mantık hatası var diyenlere cevabım; o da benim gibi düşünüyor, biliyorum.

Peki ya sizce;
Tatsız Çilek, Mia Wallace, !ancelina!, duru, CMOS, Rosamond, MKumsal, eLmyra, hanifee, Ruhumun Cesareti, eNG femida memento mori..# Hazel drukiyyes CherrybLossomgirL Kolalı Jelibon..~ vA_niLLa Kara kediTelekinesis, vєssєℓαм Fısıltı Zennube LoveMeorLeaveMe .cRn., tinker pickurusu zey0zey Zat-ı Hatun.

Yetsin bu kadar...

25 Kasım 2010 Perşembe

Kendimle Yüzleşiyorum V

Bu ara blogla pek ilgilenemiyorum. Bütün gün refakatçi olarak hastanedeyim ki belki artık hiç ilgilenemiycem. Eğer iş teklifini kabul edersem Digiturk'te sabah 1o'dan akşam 1o'a kadar çalışmaya başlayabilirim.

Kız arkadaşımı da ihmal ediyorum.
Hastanede de tam yaşımda filinta gibi hemşireler var.
Acaba sevgilim bu düşüncelere kapılıp beni kıskanıyor mu..?

Her insan kıskanılmayı sever bende severim ama aynı zamanda aşırı derecede sevgilimi kıskanan biriyim.
Sevgilimin erkek arkadaşı olamaz, olmamalı ve hatta 2 çift muhabbet bile etmemelidir.
Eğer beni kıskandırmak için yapıyorsa bu onun başına daha da bela olacaktır.
Bi kişiyi ne kadar kıskanırsam ondan o kadar soğurum, hatta tiksinirim.

Sevgilim bana;
Keşke senden 5o tane olsa dediğinde kıskanırım.
Dün gece seni düşündüm dese yine kıskanırım.
Ben yokken beni düşünen birini kıskanmam aşırı derecede kıskanç biri olduğuma kanıttır zaten.

Kıskançlığı yenmek için çok çaba sarfettim ama olmuyor, olmuycak.
Neyse zaten seven insan kıskanır.

Kıskanan insan ilişkinin bitmemesini,
Kıskanmayan insan ilişkinin biteceğini düşünmekle geçirir ilişki süresini.
Kıskanılmak kötü bişey değildir.
Sevgiliye güvensizlik hiç değildir.
Hem cinslere güvensizliktir.
Gerçi ben artık sevgilimin bisexual arkadaşından bile onu kıskanıyorum.
Bir de eğer sevgiliniz varsa karşı cinsler size daha yakın oluyor.
O yüzden kıskanıyorum hocam.
Dünyada eşini kıskanmayan tek canlı domuzmuş ama biz insanız.

Honeyhoney - Tittle Toy Gun
Dinle

20 Kasım 2010 Cumartesi

Arabesk Damarı - Eski Sevgiliye II


Ben senin yayla çorbandım ama sen tuzunu eklemeyip lezzetsiz buldun.

Ben senin sakızlı muhallebindim ama sen tarçınını eklemeyip şekersiz buldun.

Ben senin kakaolu frappendim ama sen soğuk yerine sıcak su koyup tatsız buldun.

Ben senin tavşan kanı çayındım ama sen şekerini koymayıp acı buldun.

Ben senin Vivident çilekli cikletindim ama sen beni çiğnemeden yutup aromasız buldun.

Ben senin Bursa iskenderindim ama sen sosunu eklemeyip çeşnisiz buldun.

Ben senin kurtlu tekilandım ama sen kurtlu diye iğrenç buldun.

Ben senin çavdar ekmeğindim ama sen Nutella sürmeyip beni yavan buldun.

Ben senin kuru soğanın - maydanozundum ama sen beni her yemeğe giriyorum diye sade buldun.

Ben senin Tekirdağ 7o'liğindim ama sen meze hazırlamayıp beni çeşitsiz buldun.

Ben senin Petit Beurre (Petibör) 'ündüm ama sen beni çaya batırmayıp kuru buldun.

Ben senin pişmiş aşındım ama sen su ekleyip tüm günlerinin yemeğini mahvettin.

Hoobastank - The Reason
Dinle

15 Kasım 2010 Pazartesi

Sevgilisi Olan Erkeğe 1o Öğüt ( Ayrılık İçerir )


Eğer kız arkadaşın;

  Telefonunu artık karıştırmıyorsa,

Msnini gizli gizli açmıyorsa,

Özel günlerde senden hediye istemiyorsa,

Senden mesaj beklemeyip telefonunu kapıyorsa,

Başka bir erkeği savunup seninle tartışıyorsa,

Gününü sana anlatmaktan kaçınıyorsa,

Buluşmalarda fazla bekletme korkusu yaşamıyorsa,

Beraber hayal kurmaktan bıktıysa,

Kız arkadaşlarına seni sevdiğini artık söylemiyorsa,

Daha önce olgun bulduğu hareketlerini çocuksu bulmaya başladıysa,

artık seni sevmekten vazgeçmiştir.

Al Green Feat. Joss Stone - How Can You Mend A Broken Heart

Dinle

Yoksa Aldattım Mı..?

Dün telefonda kız arkadaşımla konuşurken uzun zamandır taşıma gereği hissetmediğim cüzdanımı karıştırıyordum. 17-18 kartın içinden 4 gereksiz şey buldum. Biri Final dershanesinden kalma kartım, içinde 18 TL kalan antkart, Fenercell sim kart haznesi ve eski sevgilimin fotoğrafı...

Sanırım aklımda kalmış olacak ki neredeyse tüm gün rüyamda onu gördüm. Hani derler ya ''iki medeni insan gibi ayrılalım'' diye aynen öyle ayrılmak zorunda kalmıştım. Bi taraf aşırı severken diğer taraf hiç birşey hissetmiyordu ve artık uzun süreli ilişkiye inanmıyorum o yüzden. Cicim ayları geçince yani hoşlantı başka bir deyişle doyum noktasına ulaşılırsa artık o kişi sevilmek istenmez. O yüzden her zaman dengede tutmak gerekir ilişkiyi. Ben denge de tutamamıştım. Tüm ipleri ona vermiştim. Yeni sevgilime de aynısı yapıcam. Yine ipleri ona vericem ve bu ipi kesip atmayan kim olursa onun olucam ve artık evet sevgilim var.

Rüyamda onu gördüğümü de sevgilime söyledim ama ona ''tekrar birlikte olalım'' dediğimi söylemedim. Çünkü öyle bir şey istemiyorum ve kız arkadaşımın yanlış anlamasından korktum. Aslında bunu söylemem bile bi garip ama ben böyleyim. Ne düşünüyorsam, ne konuşuyorsam, ne görüyorsam herşeyi anlatırım sevdiğim insana. Keşke ölse de içim mentos usulü ferahlasa. Bazıları diyecek ki ''nefret etmen hala seviyorsun anlamına gelir'' diye ama gerçekten sevmiyorum. Şuan bana dönmek istese tek diyeceğim söz iki kelimeden ibaret olurdu; S.kt.rmeden git..!

Başka bi rüya ile gözlerimi açmak daha iyiydi ama uyanır uyanmaz aklıma o gelince güne kötü başladım tabi. Telefona baktım sevgilimden mesaj gelmiştir umuduyla ama gelmemişti. Bilgisayarı açtım, internete giremedim meğer youtube'a girebilmek için kullandığım DNS ayarı kapatılmış. Kaç saat modemle uğraştım. Baktım laptoptan girebiliyorum ama dizüstü bilgisayar sevmediğim için pc başına geçtim. Kız arkadaşıma mesaj atmak istedim o da olmadı evde de yalnızdım, sıkıldım. Mesaj hakkımı kullanamıyordum, Turkcell müşteri hizmetlerini aradım, bi kız çıktı telefona. O kadar ilgilendi ki benimle hoşuma da gitmedi değil hani. Ben telefonu artık kapatabilir miyim dedikçe o bana ''sen Turkcell bayisine gittin mi daha önce, onlar ilgilenmeyebilir siz bizi arayın, bize şikayet edin,'' gibi sorular sormaya başladı. Benimle konuşmak istiyordu, senli benli konuşmaya başladı. Normalde Cem bey demesi gerekirken Cem demesi dikkatimi çekti. Sanki beni tanıyordu. Sonuçta bu numara benimdi. En son ''4 günde kaç dakika konuşma yaptığına bakalım mı..?'' demesi beni iyice şok etmişti. 12oo dakikayı geçmişim ama bu neden onun umurundaydı. Etkilenmeye başlamıştım ilgisinden ama neden böyleydi. Ben normalde bu görüşmelerin kayıt altına altına alındığını düşünürdüm. Demekki bir sorun olmuyormuş. Aynı şekilde bunu da sevgilime anlattım. Kızıyor bana ki yine kızacak ama ben bişeyi saklamam, saklayamam. Sanırım o kız beni tanıyordu.


16 dakika 54 saniye müşteri hizmetlerindeki adını duyamadığım benimle aşırı samimi olan ve çok iyi ilgilenen kızla konuşmak...

Rüyada eski sevgilimle tekrar birlikte olmak için çabalamak...

Sizce bunlar aldatmak mıdır..?


Ya sevgilimi aldattıysam diye düşünmek aslında aldatmamaktır ama söz sizde...

13 Kasım 2010 Cumartesi

CCB

Sen cinlerin anasına, avradına, bacısına küfredersen onlar da seni rahat bırakmaz, gecenin bu vakti televizyonu açtırırlar, gitsinler diye mal gibi beklersin. Gittiler zannedep tekrar uyursun aptal gibi. Halbuki yanındadırlar. ''Ceeeem kalk'' sesleriyle tekrar uyanırsın. Kurmalıydım o televizyonu öyle yatmalıydım halbuki. Olum işiniz gücünüz yok mu sizin desen cevap vermeye kalkarlar. Bekliycez artık günün ağarmasını. Sabah ezanlarından da her zaman tırsmışımdır. Büyük günah ama apaçi müziğini çalıyorum şuan şu şerefsizlerin gitmesi için. Sure - ayet hiç birisi fayda etmiyor. Adamlar korkmadığımı da biliyor muhabbete mi geliyorlar anlamıyorum.

Kaç kez uyardım bana canım demeyin diye. Hele sevgilim hiç dememeli. Kıskanıyorum kardeşimi. Bugün de üniden geldi. Bi kız gösterdi. Siyah saçlı, beyaz tenli ve mavi gözlü. Kız bizim salağa teklif etmiş ama kabul etmemiş bizim aptal. Ah ben olucaktım. Neyse kızı görseniz oha dersiniz yani o derece. Bizimki uğraşıcak vaktim yok demiş kıza ya. Ayıp mı yoksa mallık mı..? Siz kızlar da çile, acı çekmeyi seversiniz ya hoşunuza gider bu tip olaylar. Aşk acısız yaşayamazsınız, hala mal gibi erkeğin peşinden dolanırsınız. İki günlük dünya anasını satiim. Kaşar olun demiyorum yalnız.

Bilenler bilir, manik, tik, dildo hesabı 3 erkek kardeşiz biz. Her zaman en büyük yerine en küçük olmak istemişimdir. 15 yaşındaki kardeşimin(Batuhan) yerinde olmayı isterdim mesela. Küçükseniz kimse size karışmaz, derslerinize bile fazla önem vermezler. Zamanında karnemde sadece bir 4'üm var diye eve gitmediğimi biliyorum. Peki ya bizim hınzır napmış dersiniz..? Matematikten 27 almış. He siz olabilir diyorsunuz ama olamaz böyle bişey yok çünkü 6 soru cevaplamış. İlk 3 soruyu yaptığı kadar yapmış diğer 3 sorunun cevapları aynen şu şekilde çünkü hocası eve kadar gelip cevap kağıdını bize gösterdi.

4- xD²

5- %1oo lol = xD

6- ATL Gençlik Full Time Piçlik

Neyse bu yaşta Fenerbahçeli Olmak diye bi yazı yazmış gerçekten harika, aynı zamanda babam tarafından affedilmesine yaradı. Daha önce küfrettiği Aziz Yıldırım tarafından forma kazanması belki de babamın sinirini almış olabilir.

Neyse gençlik ben kaçar siz kaşar. Bugün romantik olucam diye kıçınızı yırtmayın bugün Cumartesi. Gezin, eğlenin, varsa sevgilinizin elinden tutup 5M Migros'a gidin. Ne bileyim ya gidin işte biyerlere. Bi de çok canım çekti be bana da Steakhouse ısmarlayın. Valla verdiğiniz sipariş için mail atabilirsiniz ev adresimi veririm hiç farketmez yani.

Katy Rerry - Hot and Cold
Dinle

Neşeli bi gün geçirmek için böyle şarkılar her zaman iyidir. Ben bu kadını da 2 hafta öncesine kadar lezbiyen sanıyodum, meğer herkese - ...... - iyi tatiller ;) 

z8 ♥ --- cuma & cumartesi & bazar --- ♥ z8
 
z8 ♥ --- cem & can & batuhan --- ♥ z8

ohh nooo, i lovecevit

yeah bülent ecevit

i love 9 gün tatil

...

9 Kasım 2010 Salı

Yaklaşma


Yaklaşma...

Tanıştığım, tanıdığım bütün kadınları öldürmek istiyorum.

Parçalara ayırmak ve bir dolaba koymak.
Onları özlediğimde eşimle beraber onları tekrar birleştirip tekrar parçalamak....

İç ses yalan söylemez...

Why does it rain?

Çünkü benim sevgilim bir melek...

Within Temptation feat. Chris Jone - Utopia
Dinle

7 Kasım 2010 Pazar

Arabesk Damarı - Bi Kadın Sevdim


 
Bi kadın sevdim
Gözlerinde hüzün olan,
Bi kadın sevdim,
 Bana ''seni seviyorum'' diyemiyen.
Bi kadın sevdim,
Sanki O’da bir gün severmiş gibi.
Bi kadın sevdim,
Benden çok uzaklarda…
Bi kadın sevdim,
Belki hiç olmayacak anılar beslediğim.
Bi kadın sevdim, 
'Heh işte bu o' dediğim.
Bi kadın sevdim,
  Onun olmadığını bildiğim.
Bi kadın sevdim,
Bana cennetin kapısını gösteren.
Bi kadın sevdim,
Gözlerimde büyüttüğüm.
Bi kadın sevdim,
Gözleri, parmakları, saçları olmayan.
Bi kadın sevdim,
Kendimi unuturcasına…
Bi kadın sevdim,
Günler geçtikçe benim olamayacağına inandığım,
Bi kadın sevdim,
Bana asla gel demeyecek,
Bi kadın sevdim,
Hala geleceğini beklediğim,
Bi kadın sevdim ama hayaldi...
İnsan görmediği birine aşık olur mu..?
Bence olabilir...
Yeterki karşılıksız olsun.
Sonuçta biz Tanrı'ya inanan insanlarız...
 
Eva Cassidy - Time After Time

6 Kasım 2010 Cumartesi

Kendimle Yüzleşiyorum IV


Geçen postta yazıdan-turadan bahsettim.

Bu saatten sonra değişemem dedim...

Bu böyle gidecek evet...

Bi erkek eşini nasıl istiyorsa kendisi de öyle olmalı...

Aradığım farklı istekler değildi benim...

Tek istediğim bir Cumartesi günü alışveriş sepetiyle drift yapmaktı...

Tabi yalnız değil...

Eşimle beraber...

O da bebek arabasıyla yapar...

Tabi karnında bir tane daha olursa bilemem...

Mutlu ve huzurlu tatiller dilerim...

Mutluluğu bilmiyorum ama huzuru bu şarkıda bulabilirsiniz...

Şarkıyı da grooveshark'a kendi ellerimle yükledim, yoktu çünkü başka yerde...


Kate Barclay - Everything!
Dinle

4 Kasım 2010 Perşembe

Yeni Sevgiliye Mektup


Hep eski sevgiliye yazılır ya şiirler, romanlar ya da blogtaki postlar bu sefer yeni sevgiliye yazmak istedim.

Yeni sevgili, yeni sevgilim...

Sana bi özür borçluyum...

Biliyorum, ''o neden..?'' diyeceksin...

Belki de bunları söylediğim için benden soğuyacaksın...

Seni asla onu ilk sevdiğim kadar sevemiycem...

Belki seni öperken onu öptüğüm kadar heyecanlanmıycam....

Belki kalbim daha az çarpıcak...

Belki sen beni bu dünyada beni en çok seven kişi olucaksın...

Bende öyle olucam tabi evet biliyorum ama, ama...

Neyse demiş ya üstad; ''önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin ama yine seveceksin.'' diye. Seni sevicem sevgilim...

Hatta daha fazla sevicem...

Hep derler ya zamanla diye...

İşte aynen öyle...

Tek korkum zamana inanıp, beni terketmen olucak o zaman...

Özürdilerim...

Affet beni sevgilim...

Affet...

Cem Adrian-Sen Ağlarsan

3 Kasım 2010 Çarşamba

Acıların Vampiri


Kadınları eleştirdiğim için abazan derler...

4 x kıskanç olmama rağmen sevgililerimin telefonlarını karıştırmadım (üşengeçlik, şok olmaktan korkmak)...

Benden ayrılmak için aldatabilirsin diyen 3 sene beraber olduğum bi sevgilim oldu (aman sanki aldatmadın dediği de oldu) ...

Sevgililerime o kız senden daha güzel diyecek kadar yüreğim var...

Sevip yedekte tutulduğum olmuştur...

Alakasız ama insan yapmadığı şeyle suçlanınca kötü oluyo, inanın bana bunu size sevgiliniz bile yapabilir...


Transilvanyada yatan bir vampir için kan aranıyor..!

Araftu Project Oui ßaßy
Dinle

Tavsiye Etmem

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...