Hakaret içeren yorumlar nedeniyle bazı kişileri blogumdan engelleyip, sildim. Artık bana tekrar hakaret etmek için başka bi hesap mı açarlar bilemem. ''Çok meraklıyız sanki senin yazılarına'' diyecekler biliyorum, bunlar sonuçta yazılarımı takip eden insanlar ve her ne hikmetse yazılarımı da beğenmediklerini söylüyorlar. Ben kıskançlığın, çekememezliğin sadece kızlar arasında olduğunu düşünürdüm ama erkeklerde de oluyormuş, bunu blog alemi gösterdi bizlere. Yazılarımı beğenmiyorsun tamam o zaman okuma arkadaş, ben sana zorla gel oku mu diyorum. Zaten senin blogunu da takip etmiyorum ben. Ayrıca okuduğunuzda söylenemez. Götünüzden anlıyorsunuz çünkü. Bi de bunlar 18 yaşındaki çoluk çocuk olunca daha da sinir bozucu oluyor. Hatta benim yazılarımla kendi bloglarında yazı yazıyorlar. Sonra da yorumları da kapatıyorlar. Neden..? Çünkü haksız olduklarını kendileri de biliyorlar. Adetten-gelenekten bahsedenler önce ayıbın ne olduğunu öğrenmeleri lazım.
Her neyse diyeceklerim bu kadar. Bundan sonra böyle arkadaş. Ya hiç bir yoruma cevap vermiycem ya da hakaret edenleri silecektim. Silmeyi tercih ettim çünkü diğer arkadaşlara haksızlık etmek istemem. Adam gibi karşıt düşüncesini belirtenlere hiç bi lafım yok. Bir de düşünün yani Kurban Bayramındaymışız...
Bayram demişken bi şey anlatıcam size; dün bayram mesajlarıyla doldu cep telefonlarımız biliyorsunuz, ben kimseye mesaj atmadım onun yerine istediğim kişileri arayıp konuştum da her neyse bi mesaj gelmiş. Zaten hepsi copy-paste, birbirinin aynısı. Mesaj şöyle arkadaşlar;
Tarih : 16.11.2o1o
Saat : 11.43
Gönderen : X.... X....
''Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların bertaraf olduğu Kurban Bayramının yaşadığınız tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle. Kurban Bayramınız mübarek olsun, tüm dertleriniz deva bulsun.'' Y.... Z....
Kurban Bayramı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurban Bayramı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Kasım 2010 Çarşamba
1 Yeni Bayram Mesajınız Var..!
Ülkerketler:
Bayram Mesajı,
Blog,
Bloggerlar,
Kurban Bayramı,
SMS
Hayvan Küçük Eşit İnsan ( Hayvan İçerir )
Herkes uyuduktan sonra, okunma kaygısı olmadan bloga yazmak güneş gözlüklü kuşbakışı atan şahinin uçuşuna benzer. İnsanları eleştirmeyi seviyorum. Belki de at gözlükleriyle arkadan konuşmak ama ben buna güneş gözlüklü kuşbakışı diyorum. Lafı uzatmıycam ve yine blog yazarlarına yüklenicem.
Bazı bloggerlar sabahtan akşama kadar gününün nasıl geçtiğini anlatıyor. İyi, güzel, hoş anlatsın tabi sonuçta blog onun ama anlamadığım olay şu. Yahu arkadaş size ne elalemin bir günlük hayatından, zaten yarısı sallamasyon. Bu kadar aptal mısınız inanıp bir de yorum yapıyorsunuz, hüzünlerini beraber paylaşıyorsunuz diyecem de ortada bi hüzün yok ki hepsi birer uydurma. Allah aşkına bu insanlar bir gün evde oturmadan rahat edemiyorlar mı..? Her günleri mi olaylı geçiyor bunların..? Tamam ara sıa bizde yazıyoruz özel hayatımızdan ama bu kadarda özel olmaz ki arkadaş. Sabahtan akşama kadar sevgilimle ben oramızı buramızı ellerdik ya da ne bileyim beraber oraya buraya giderdik, ayy bugün beni aramadı, kavga ettik muhabbetlerini okumaktan sıkılmıyor musunuz..? Açıkcası söylemek gerekirse ben okumuyorum.
Abi bir blog gördüm ki burdaki birin anlamı on eder, sabahtan akşama 3 posta eski sevgililerinden bahsediyor. Yahu sen bir sevgilinle en fazla iki hafta mı çıkıyorsun..? Ne kadar eski sevgilisi varsa ki inanmıyorum yalan bunlar, yazıyo kız, millet de bunu yiyo abi. Mal gibi yorum da yapıyorlar, ona para da kazandırıyorlar. Ohoo ya bırakın böyle şeyleri Allah aşkına. Biraz genel yazılar yazın ne bileyim madem özel yazılar paylaşıyosunuz herkese hitap etmeyin. ''Bakın size bugün eski sevgilimin şişme bebeğini, dildosunu'' anlatıcam gibi cümlelerle başlayan blogları hiç kusura bakmasınlar takip listemden çıkarıcam. Okuyanları da mal yerine koydum onunda altını çizmenizi isterim.
Neyse biz ikinci konuya geçelim. Hani eskiden sigara içenler dumanlarıyla hava yapardı ya şimdi içmeyenler havaya başlamış. ''Aa bak ben sigara içmiyorum, alkol kullanmıyorum'' laflarıyla adam olduğunu sanan insanlar var. Ya çok komik, inanması güç ama var. Sigara ya da alkol her ne boksa entel görünücem diye içilip ya da içilmemezlik yapılmaz ki. İçiyorsan iç bunu kendine sakla, ''dün gece şu kadar içtim''le de hava atılmaz, ''ya ben sigara-alkol kullanmıyorum biliyo musun..?'' diyerekte entel olunmaz. Sigarayı - alkolü kullanmamanın sebebi kendi sağlığın içindir değil mi yani en azından ben öyle biliyorum. Ayıp be arkadaş bununla kız tavlıycam diye geçinen insanlar varmış meğer. Bunu da yeni keşfettim. Böyle şeyleri anlattığım zaman genelde insanlar bana inanmaz. Benim deli olduğumu, götümden uydurduğumu düşünürler, düşünsünler tabi hayvanlar da düşünebilir sonuçta.
... ve geldik üçünçü konumuza. Malum Kurban Bayramındayız. Kurbanlar kesildi falan filan. Saat tam olarak 1o.o2'ydi balkona çıktım ve burnuma mangal kokusu geliyordu. İnsanlar o kadar hayvan ki daha bir saat önce kestiği hayvanı yiyebiliyor. Ben sadece hayvanların çiğ çiğ et yediklerini düşünürdüm. Meğer insanlar hayvanlardan daha hayvanmış. Bu kadar mı gözünüz aç sizin..? Hayatında hiç mi et yemedin hayvanoğlu hayvan. Hayvanlarla insanların arasındaki farkı buldum ben abla;
Bazı bloggerlar sabahtan akşama kadar gününün nasıl geçtiğini anlatıyor. İyi, güzel, hoş anlatsın tabi sonuçta blog onun ama anlamadığım olay şu. Yahu arkadaş size ne elalemin bir günlük hayatından, zaten yarısı sallamasyon. Bu kadar aptal mısınız inanıp bir de yorum yapıyorsunuz, hüzünlerini beraber paylaşıyorsunuz diyecem de ortada bi hüzün yok ki hepsi birer uydurma. Allah aşkına bu insanlar bir gün evde oturmadan rahat edemiyorlar mı..? Her günleri mi olaylı geçiyor bunların..? Tamam ara sıa bizde yazıyoruz özel hayatımızdan ama bu kadarda özel olmaz ki arkadaş. Sabahtan akşama kadar sevgilimle ben oramızı buramızı ellerdik ya da ne bileyim beraber oraya buraya giderdik, ayy bugün beni aramadı, kavga ettik muhabbetlerini okumaktan sıkılmıyor musunuz..? Açıkcası söylemek gerekirse ben okumuyorum.
Abi bir blog gördüm ki burdaki birin anlamı on eder, sabahtan akşama 3 posta eski sevgililerinden bahsediyor. Yahu sen bir sevgilinle en fazla iki hafta mı çıkıyorsun..? Ne kadar eski sevgilisi varsa ki inanmıyorum yalan bunlar, yazıyo kız, millet de bunu yiyo abi. Mal gibi yorum da yapıyorlar, ona para da kazandırıyorlar. Ohoo ya bırakın böyle şeyleri Allah aşkına. Biraz genel yazılar yazın ne bileyim madem özel yazılar paylaşıyosunuz herkese hitap etmeyin. ''Bakın size bugün eski sevgilimin şişme bebeğini, dildosunu'' anlatıcam gibi cümlelerle başlayan blogları hiç kusura bakmasınlar takip listemden çıkarıcam. Okuyanları da mal yerine koydum onunda altını çizmenizi isterim.
Neyse biz ikinci konuya geçelim. Hani eskiden sigara içenler dumanlarıyla hava yapardı ya şimdi içmeyenler havaya başlamış. ''Aa bak ben sigara içmiyorum, alkol kullanmıyorum'' laflarıyla adam olduğunu sanan insanlar var. Ya çok komik, inanması güç ama var. Sigara ya da alkol her ne boksa entel görünücem diye içilip ya da içilmemezlik yapılmaz ki. İçiyorsan iç bunu kendine sakla, ''dün gece şu kadar içtim''le de hava atılmaz, ''ya ben sigara-alkol kullanmıyorum biliyo musun..?'' diyerekte entel olunmaz. Sigarayı - alkolü kullanmamanın sebebi kendi sağlığın içindir değil mi yani en azından ben öyle biliyorum. Ayıp be arkadaş bununla kız tavlıycam diye geçinen insanlar varmış meğer. Bunu da yeni keşfettim. Böyle şeyleri anlattığım zaman genelde insanlar bana inanmaz. Benim deli olduğumu, götümden uydurduğumu düşünürler, düşünsünler tabi hayvanlar da düşünebilir sonuçta.
... ve geldik üçünçü konumuza. Malum Kurban Bayramındayız. Kurbanlar kesildi falan filan. Saat tam olarak 1o.o2'ydi balkona çıktım ve burnuma mangal kokusu geliyordu. İnsanlar o kadar hayvan ki daha bir saat önce kestiği hayvanı yiyebiliyor. Ben sadece hayvanların çiğ çiğ et yediklerini düşünürdüm. Meğer insanlar hayvanlardan daha hayvanmış. Bu kadar mı gözünüz aç sizin..? Hayatında hiç mi et yemedin hayvanoğlu hayvan. Hayvanlarla insanların arasındaki farkı buldum ben abla;
En acımasız hayvanlar bile hayatta kalmak, yaşamını sürdürebilmek için hayvanlık yaparken insanlar alem olsun diye hayvanlık yapıyor.
Ülkerketler:
Bloggerlar,
Kurban Bayramı
15 Kasım 2010 Pazartesi
Kokusuz Bayramlar
iç ısıtan kızarmış ekmek
dondurmacıdan gelen vanilya
yağmurla hissedilen toprak
serinlik veren salatalık
derin nefes aldıran karpuz
okyanus esintili vernel
ağız sulandıran kavun
eski ruffleslardaki kekik
kızların saçlarından gelen pantene
gözleri döndüren hindistan cevizi
yeni cilalanmış ahşap
döner-ekmekteki maydanoz
denizden gelen yosun
gömleğimde uzun süredir kalan privacy for man
mangaldaki balık-pirzola
maltın içindeki ananas
rakı hissi veren arapsaçı
kızarmış piliçteki salça
kapağı açık kalan yapıştırıcı
çerezzadaki soğan
içimi bi hoş eden johnson's baby
first duodaki yeşil nane
sevgilinin yumuşak doku
... kokusunu severim ama bok gibi kokan yasemin kokusuyla, kurban bayramında dışarıdan gelen et kokusunu hiç sevmem...
Eğer hayvanlara acıyorsanız, KURBAN yazın hattıma gönderin. 8ex-en8 size KURBAN OLSUN...
Kokusuz Bayramlar Dileğiyle
8ex-en8
Ülkerketler:
Çerezza,
First Duo,
Johnson's Baby,
Koku,
Kurban Bayramı,
Pantene,
Privacy For Man
13 Kasım 2010 Cumartesi
CCB
Sen cinlerin anasına, avradına, bacısına küfredersen onlar da seni rahat bırakmaz, gecenin bu vakti televizyonu açtırırlar, gitsinler diye mal gibi beklersin. Gittiler zannedep tekrar uyursun aptal gibi. Halbuki yanındadırlar. ''Ceeeem kalk'' sesleriyle tekrar uyanırsın. Kurmalıydım o televizyonu öyle yatmalıydım halbuki. Olum işiniz gücünüz yok mu sizin desen cevap vermeye kalkarlar. Bekliycez artık günün ağarmasını. Sabah ezanlarından da her zaman tırsmışımdır. Büyük günah ama apaçi müziğini çalıyorum şuan şu şerefsizlerin gitmesi için. Sure - ayet hiç birisi fayda etmiyor. Adamlar korkmadığımı da biliyor muhabbete mi geliyorlar anlamıyorum.
Kaç kez uyardım bana canım demeyin diye. Hele sevgilim hiç dememeli. Kıskanıyorum kardeşimi. Bugün de üniden geldi. Bi kız gösterdi. Siyah saçlı, beyaz tenli ve mavi gözlü. Kız bizim salağa teklif etmiş ama kabul etmemiş bizim aptal. Ah ben olucaktım. Neyse kızı görseniz oha dersiniz yani o derece. Bizimki uğraşıcak vaktim yok demiş kıza ya. Ayıp mı yoksa mallık mı..? Siz kızlar da çile, acı çekmeyi seversiniz ya hoşunuza gider bu tip olaylar. Aşk acısız yaşayamazsınız, hala mal gibi erkeğin peşinden dolanırsınız. İki günlük dünya anasını satiim. Kaşar olun demiyorum yalnız.
Bilenler bilir, manik, tik, dildo hesabı 3 erkek kardeşiz biz. Her zaman en büyük yerine en küçük olmak istemişimdir. 15 yaşındaki kardeşimin(Batuhan) yerinde olmayı isterdim mesela. Küçükseniz kimse size karışmaz, derslerinize bile fazla önem vermezler. Zamanında karnemde sadece bir 4'üm var diye eve gitmediğimi biliyorum. Peki ya bizim hınzır napmış dersiniz..? Matematikten 27 almış. He siz olabilir diyorsunuz ama olamaz böyle bişey yok çünkü 6 soru cevaplamış. İlk 3 soruyu yaptığı kadar yapmış diğer 3 sorunun cevapları aynen şu şekilde çünkü hocası eve kadar gelip cevap kağıdını bize gösterdi.
4- xD²
5- %1oo lol = xD
6- ATL Gençlik Full Time Piçlik
Neyse bu yaşta Fenerbahçeli Olmak diye bi yazı yazmış gerçekten harika, aynı zamanda babam tarafından affedilmesine yaradı. Daha önce küfrettiği Aziz Yıldırım tarafından forma kazanması belki de babamın sinirini almış olabilir.
Neyse gençlik ben kaçar siz kaşar. Bugün romantik olucam diye kıçınızı yırtmayın bugün Cumartesi. Gezin, eğlenin, varsa sevgilinizin elinden tutup 5M Migros'a gidin. Ne bileyim ya gidin işte biyerlere. Bi de çok canım çekti be bana da Steakhouse ısmarlayın. Valla verdiğiniz sipariş için mail atabilirsiniz ev adresimi veririm hiç farketmez yani.Katy Rerry - Hot and Cold
Dinle
Dinle
Neşeli bi gün geçirmek için böyle şarkılar her zaman iyidir. Ben bu kadını da 2 hafta öncesine kadar lezbiyen sanıyodum, meğer herkese - ...... - iyi tatiller ;)
z8 ♥ --- cuma & cumartesi & bazar --- ♥ z8
z8 ♥ --- cem & can & batuhan --- ♥ z8
ohh nooo, i lovecevit
yeah bülent ecevit
i love 9 gün tatil
...
ohh nooo, i lovecevit
yeah bülent ecevit
i love 9 gün tatil
...
Ülkerketler:
Aşk,
Bülent Ecevit,
Cinler,
Cumartesi,
Haftasonu,
Kadın,
Katy Perry - Hot and Cold,
Kişisel,
Kurban Bayramı,
Migros,
Steakhouse
2 Kasım 2010 Salı
Festival of Sacrifices
Nasıl müslümanlar hıristiyanların paskalyasına, çöreklerine özeniyorsa hıristiyanlarda aynı zamanda müslümanların ramazanına, bayramına özeniyor tabi kurban'ına hariç...
Dün gece Facebook'ta rastladım. Bizim elemanlar Cadılar Bayramı'nın da Türkiye'de kutlanması için grup bile kurmuşlar. İsteyen buradan bakabilir.
Zaten batıda ne bayramı varsa hepsini alıp getirip kendimize uyarlıyoruz. Tatilleri arttrıp Atamızın İznine de girdik mi bizden alası olmuyor dünyada. Allah'tan bi tek zorla dünyaya kutlattığımız 23 Nisan Çocuk Bayramımız var yani o da olmasa vay halimize. Pazar gecesi Cemil İpekçi'yi dinledim Okan Bayülgen'in programında. Söylediği her sözü kelimesi kelimesine kadar mantıklıydı. Muhafazakar'ın ne demek olduğunu anlattı bizlere. Muhafaza etmemiz gereken örflerimizden bahsetti. Örneğin el öpmek - el öptürtmek'ten bahsetti. Şimdiki gençlere bakıyorum el öpmekten tiksiniyorlar. Tiksinmelerinin sebebi mikrop kapmaktan korkmak değil tabi zaten öyle olsa kadınların eli öpülür mü..? Hatta bunda öpmene bile gerek yok, çenenin altına koyup diğerine + olarak bir de alnına koyuyosun. Bunu bilmeyen var mı, sonuçta Türk evladısınız. Ayy ben öpemem walla diyen tikky - emo - butterfly hiç farketmez el öpmeyi apaçilik sanıyor. El öpmek sadece biz de mi var..? Hayır, mesela İsviçreliler ve İtalyan dostlarımız (dost olma sebebimiz İtalyanların %9o Türk geni taşıması) 'da vardır bu olay. Peki onların gençleri el öpmekten neden tiksinmiyor..? Çok basit, aileleri onları muhazafakarca eğitiyor. El öpmemeyi gençlerimiz batılılaşma olarak mı görüyor acaba..? Şöyle bişi söyledi Cemil İpekçi; Biz çağdaşlaşmak yerine batılılaşıyoruz diye. Sahiden onlara özeniyor olabilir miyiz acaba..?
Bayramda ev ev dolanmayı açıkcası bende sevmem. Bi girersin eve karşında 4o kişi. Haydaaaa dersin, bu kadar kişiyle tokalaşmak, el öpmek işte o zaman el öpmek tiksindirici olabilir. Hak veriyorum tabi ama asla ama asla bi arkadaşıma ''yeaa yürü hadi starbucks'a gidelim'' demedim onun yerine. Gerçi pek bi akrabamız da yoktur aslında. Pek insanda sevmem, o yüzden direkt eve gelir müzik dinlerim tam 5 senedir yani 1o bayramdır. Fakat bu bayram öyle olmuycak galiba. İki kardeşimden birinin üniversite okuması, 2. dönem için harç param + her ay ödenecek 5oo TL'lik kredi borcum varken part time falan filanda olsa iş bulmam gerektigini biliyorum. Bugün de ne yapıp ne edip bazı yerlere CV bırakmam gerekiyor. Düşünüyorum şimdi CV bırakıcam sakalları keseyim mi, kesersem çok çirkin olucam biliyorum. Acaba ne giysem derdi de var tabi..? Dua edin sizde alsınlar beni işe.
Kurban Bayram'ından bahsediyoduk konu döndü, döndü g.tümüze girdi afedersiniz. Önümüzdeki bayramın özelliği kurban kesilmesi ama ben kurban yerine mesela fakir insanlara yardım etmenin daha sevap olduğunu düşünüyorum. Düşünmekte değil aslında daha sevap bişey. Düşünsenize fakire et yerine para vermek, onun ihtiyacını karşılamaktır. O parayla et de alabilir, prezervatifde. Tabi bu yinede kurban şartının yerine geçmez. Muhafazakarlıktan bahsettik sonra da bundan oldu mu şimdi bu olmadı biliyorum. Dedim ya hıristiyanlar bizim kurban'a özenmez cani derler biz müslümanlara. Ben yiyemem kurban eti. Acırım gördüğüm hayvanlara ve tiksinirim. Fetva vermek haddim değil ama siz benim dediğime bi kulak verin olmaz mı..? Yani sadece bu bayramlık...
Neyse o konuyu kapatıp bu bayram televizyonda ne gibi filmler olucak şimdiden sizlere söyliim. 1o senedir dikkat ederim bu konuya, hiç değişmez çünkü. Tabi aralarında biraz daha yenileri de var.
- Evde Tek Başına 1 veya 2
- Gora
- Zeki-Metin Klasikleri
- Namuslu ( Şener Şen )
- Sezercik
- Hokkabaz ( Cem Yılmaz'ın en sevdiğim filmidir. )
- Maskeli Beşler
Bu yazdığım filmlerin tamamı, zamanı doldurmak için kullanılır. Sadece bayram günleri yayına girerler. Sibel Can'ı da ekleyebilirsiniz.
Dediğim gibi ben bayram günü bunları izlemekten mahrum kalıcam. Ayy çok üzüldüm bak şimdi. İşe giricem dedim girmesem de evimiz ana baba günü gibi olucak. Almanya ve Belçika'dan akrabalarımız gelicek. En son 2 yaşındayken gördüğüm ''zenci'' bi kuzenim vardı. Çok talıydı ama 12 sene sonra onu görmek ürkütü olucak. Onun bir pisliğe dönüştüğünü biliyorum. Bu arada biri bana az bişey almanca öğretsin babam bilir ama pek aram iyi değil onunla...
Not : Oğlak burcuyum ve ilk çocuğum.
Çıkarılıcak saçma sonuç : Bi Chucky vardı n'oldu ona..?
Dün gece Facebook'ta rastladım. Bizim elemanlar Cadılar Bayramı'nın da Türkiye'de kutlanması için grup bile kurmuşlar. İsteyen buradan bakabilir.
Zaten batıda ne bayramı varsa hepsini alıp getirip kendimize uyarlıyoruz. Tatilleri arttrıp Atamızın İznine de girdik mi bizden alası olmuyor dünyada. Allah'tan bi tek zorla dünyaya kutlattığımız 23 Nisan Çocuk Bayramımız var yani o da olmasa vay halimize. Pazar gecesi Cemil İpekçi'yi dinledim Okan Bayülgen'in programında. Söylediği her sözü kelimesi kelimesine kadar mantıklıydı. Muhafazakar'ın ne demek olduğunu anlattı bizlere. Muhafaza etmemiz gereken örflerimizden bahsetti. Örneğin el öpmek - el öptürtmek'ten bahsetti. Şimdiki gençlere bakıyorum el öpmekten tiksiniyorlar. Tiksinmelerinin sebebi mikrop kapmaktan korkmak değil tabi zaten öyle olsa kadınların eli öpülür mü..? Hatta bunda öpmene bile gerek yok, çenenin altına koyup diğerine + olarak bir de alnına koyuyosun. Bunu bilmeyen var mı, sonuçta Türk evladısınız. Ayy ben öpemem walla diyen tikky - emo - butterfly hiç farketmez el öpmeyi apaçilik sanıyor. El öpmek sadece biz de mi var..? Hayır, mesela İsviçreliler ve İtalyan dostlarımız (dost olma sebebimiz İtalyanların %9o Türk geni taşıması) 'da vardır bu olay. Peki onların gençleri el öpmekten neden tiksinmiyor..? Çok basit, aileleri onları muhazafakarca eğitiyor. El öpmemeyi gençlerimiz batılılaşma olarak mı görüyor acaba..? Şöyle bişi söyledi Cemil İpekçi; Biz çağdaşlaşmak yerine batılılaşıyoruz diye. Sahiden onlara özeniyor olabilir miyiz acaba..?
Bayramda ev ev dolanmayı açıkcası bende sevmem. Bi girersin eve karşında 4o kişi. Haydaaaa dersin, bu kadar kişiyle tokalaşmak, el öpmek işte o zaman el öpmek tiksindirici olabilir. Hak veriyorum tabi ama asla ama asla bi arkadaşıma ''yeaa yürü hadi starbucks'a gidelim'' demedim onun yerine. Gerçi pek bi akrabamız da yoktur aslında. Pek insanda sevmem, o yüzden direkt eve gelir müzik dinlerim tam 5 senedir yani 1o bayramdır. Fakat bu bayram öyle olmuycak galiba. İki kardeşimden birinin üniversite okuması, 2. dönem için harç param + her ay ödenecek 5oo TL'lik kredi borcum varken part time falan filanda olsa iş bulmam gerektigini biliyorum. Bugün de ne yapıp ne edip bazı yerlere CV bırakmam gerekiyor. Düşünüyorum şimdi CV bırakıcam sakalları keseyim mi, kesersem çok çirkin olucam biliyorum. Acaba ne giysem derdi de var tabi..? Dua edin sizde alsınlar beni işe.
Kurban Bayram'ından bahsediyoduk konu döndü, döndü g.tümüze girdi afedersiniz. Önümüzdeki bayramın özelliği kurban kesilmesi ama ben kurban yerine mesela fakir insanlara yardım etmenin daha sevap olduğunu düşünüyorum. Düşünmekte değil aslında daha sevap bişey. Düşünsenize fakire et yerine para vermek, onun ihtiyacını karşılamaktır. O parayla et de alabilir, prezervatifde. Tabi bu yinede kurban şartının yerine geçmez. Muhafazakarlıktan bahsettik sonra da bundan oldu mu şimdi bu olmadı biliyorum. Dedim ya hıristiyanlar bizim kurban'a özenmez cani derler biz müslümanlara. Ben yiyemem kurban eti. Acırım gördüğüm hayvanlara ve tiksinirim. Fetva vermek haddim değil ama siz benim dediğime bi kulak verin olmaz mı..? Yani sadece bu bayramlık...
Neyse o konuyu kapatıp bu bayram televizyonda ne gibi filmler olucak şimdiden sizlere söyliim. 1o senedir dikkat ederim bu konuya, hiç değişmez çünkü. Tabi aralarında biraz daha yenileri de var.- Evde Tek Başına 1 veya 2
- Gora
- Zeki-Metin Klasikleri
- Namuslu ( Şener Şen )
- Sezercik
- Hokkabaz ( Cem Yılmaz'ın en sevdiğim filmidir. )
- Maskeli Beşler
Bu yazdığım filmlerin tamamı, zamanı doldurmak için kullanılır. Sadece bayram günleri yayına girerler. Sibel Can'ı da ekleyebilirsiniz.
Dediğim gibi ben bayram günü bunları izlemekten mahrum kalıcam. Ayy çok üzüldüm bak şimdi. İşe giricem dedim girmesem de evimiz ana baba günü gibi olucak. Almanya ve Belçika'dan akrabalarımız gelicek. En son 2 yaşındayken gördüğüm ''zenci'' bi kuzenim vardı. Çok talıydı ama 12 sene sonra onu görmek ürkütü olucak. Onun bir pisliğe dönüştüğünü biliyorum. Bu arada biri bana az bişey almanca öğretsin babam bilir ama pek aram iyi değil onunla...
Not : Oğlak burcuyum ve ilk çocuğum.
Çıkarılıcak saçma sonuç : Bi Chucky vardı n'oldu ona..?
Ülkerketler:
Cemil İpekçi,
Kişisel,
Kurban Bayramı,
Örf - Adet,
Sinema
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




