Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2011 Salı

Yıl: 3 Yaş: 1 (Tenk Yu Sizlere II)

Blogspottaki 3, buradaki 1. senemde wikia yolları bana görünüyor.

Uzun bi aradan sonra blogspot'un artık eskisi gibi tat vermediğini, kiminizin meme uğruna tumblr'a, wordpress'e kaçtığı çok net.

Yeni bir ilişkiye başladığımı değil de seviyorum dediğimden bu yana sizleri satıp 2o'den fazla kız arkadaş tarafından engellendim. Bence büyük başarı bu. İnsanları tanıdım. Sanal ortamda da dostlukları tanıdım. Kızdık, birbirimize çattık, güldük, eğlendik. Hepimiz saçma sapan sorunları olan psikolojik hastalardık.

Aslında hep burada gerçektik. Gerçek yaşam dediğimiz dünyada söyleyemediğimiz sözleri, düşünceleri burada açıkca belirttik. Dediğim gibi hep burada gerçektik.

"Dişi ile erkek asla arkadaş olmamalı, olamaz" tezini hipoteze çevirmeyi başardım kendimce blog sayesinde. 7-8 kız arkadaşın evlendikten sonra blogta daha esebiyet-ül ciddi olduğunu gördük. Evlenmeden önce her konuda görüş bildiren kadınlarımızın evlendikten sonra blogta sadece yemek, kadın, moda ve günlük yaşamlarını konu alan yazılarını sergilediler bizlere. Olması gereken hep bu muydu yoksa evlenmeden önceki halleri mi? Bunun cevabı bende yok. Bir erkek olarak her zaman geleceği düşünerek hareket etmelerini isterim kız arkadaşların.

Blogspottaki 3. yılımı kendi kendime kutlarım. Kendi kendime diyorum, artık kumanda panelinde 4 ya da 5 blog yazan görüyorum. Daha öncede söylediğim gibi twitter ve tumblr sizi tembel yaptı. Gerçi 3 sene içinde blogger sayısı çok arttı. Eskiden daha az kişi vardı ve herkes biribirini okuyordu. Komşu, arkadaş gibiydi. Sanal ortamda da insan artınca sokaklardaki, apartmanlardaki birbirini tanımayan komşular gibi olduk. O yüzden yine yalnızlığı ya da eskiden olduğu gibi sıcak arkadaş ortamını arıyoruz ve blogspottan kaçıyoruz. Yakında bende wikia'ya giderim. Burası da öyle dursun bakalım şimdilik.

Herşey gönlünüzce olsun.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Çokrail

Bayağıdır yokum bloglarda, eski tadı neden alamıyorum bende bilmiyorum...

Aslında biliyorum sizde biliyorsunuz...

Ben yokken II. Fransuva'nın ölüm yıldönümünde törenler bile yapıldı.

Beleştepe açıldı...

Başbakan ıslıklandı...

Fizy'i TURKCELL kaptı...

Hepsini anladım da bi ara can sıkıntısında yazdığım uyduruk bi yazı vardı;  ''Azrail'in Aşkı'' Sinemalarda...''  az da değil hani tam tamına 3.688 kez tıklanmış ve tıklanmaya da devam ediyor. Sahiden böyle bi film mi çıktı, biri bunu sözlüklere, forumlara mı dağıttı bilmiyorum ama korkmaya başladım. Güzel yazılarım var benim. Azıcıkta onlara bakın...

21 Aralık 2010 Salı

I Just Had Sex (feat. Akon)

Yarın bi yazı yaziim bari blogu boşlar olduk diye bişey yazsam çok aptalca olucak. Hepinizi gizlice takip ediyorum, yorum yapmasamda. Anlayın işte sizde idare edin.

Manyağın biri bi yazıma yorum yapmış. Türk değil kendisi o kesin de yaptığı yorum görünmüyor ne hikmetse gerçi yorum da yorum sayılmaz hani, sex sitesinin reklamını yapmış sexle ilgili yazımın altına, gizli yorum atmak nasıl oluyor onu merak ettim açıkcası.

Bugün hava sıcaktı, havanın sıcaklığından yararlanıp götünü başını açan koca koca kadınlar vardı. Koskoca resmi daireye shortla gelen kadın gördüm. Baktığımdan değil dikkat çekiyo yani şimdi. Biz öylelerine gösterme meraklısı deriz daha kaba tabiri vardır ama söylemeye gerek yok. Bu iş sanki bloglarda da var. Yani takip ettiğim, çok sevdiğim kız arkadaşlarımda görüyorum. Beni biliyorsunuz geri kafalıyım da biraz. Mesela; ''ben bugün adet oldum, regl oldum, 28'e takıldım'' yazılarını görünce düşünüyorum. Tamam bu çok normal bişey ama ben afedersiniz kasıklarım ağrıdığında bunu yazma gereği duymuyorum. Tabi herkesin kendi blogu ona da saygım var ne bileyim garip geliyor işte bana. Daha önce bahsettiğim; ''biz dün gece şu kadar alkol aldık hahaha'' gibilerinden yazılardaki gibi. Normalse yazılması da normaldir diyen arkadaşlarda haklı tabi ama bilmiyorum. Herkes ne yazarsa yazsın deyip kapatıyorum. Artık sizlere fazla karışmıyorum. Yorum yapmıyorum. İyi-kötü diyemiyorum ama böyle mutluyum.

Neyse yarınki yazımda görüşmek üzere. Yepyeni uyduruk bir şarkıyla geceyi kapatıyorum. İyi geceler.

I Just Had Sex (feat. Akon)

3 Aralık 2010 Cuma

Hayvan Gibi Geliyorum


Ara'ya bak ne ara ama 2 günlük aradan sonra tekrar karşınızdayım sayın izleyiciler. Aslında hiç gitmedim aranızdaydım. Gizli, gizli bakındım. Bu sürede biraz ağladım ama kendimi bi video ile güldürmeye çalıştım. Sen de mutlaka izle ama yalnızsan izle, tık... Fake hesabımı açanı da buldum, s.kcem ama s.kemiyorum çünkü doğru örnek olmaya çalışıyorum :P

Ara uzuan değildi ama bu sürede bişey farkettim. Artık kola, gazoz gibi asitli içecekleri kendime yasaklıyorum. Sigaram, alkolüm yoktur ama bu lanet olasıcı kolayı su yerine içiyorum ben. Midem artık kaldırmıyor. Acı çektiryor bana onun yerine asitsiz içecekler içmeye çalışıcam. Umarım kolayı benim gibi su yerine içen arkadaşlar yoktur varsa hemen bıraksın.

Yarın bomba gibi demiycem klasik olmasın hayvan gibi geliyorum. Az kaldı. Bekleyin beni. Şuan hayatıma anlam yüklüyorum. Loading... █████████████] 99%

2 Aralık 2010 Perşembe

Ara


İyi değilim, internete bi süre ara vericem. En azından deniycem. Sizde bunlara bakıp gülümseyin işte. Kendinize dikkat edin. Görüşürüz bb...

1 Aralık 2010 Çarşamba

Soru - Cevap Part IV


Soru : En çok yanlış yazdığım kelime..?

'Sewgilim'. w kullanmanın tek zararı. Bazen çift 9 basıp sewgilim yerine sexgilim yazabilirsiniz. Cep telefonunda v yerine w kullanmak kolaylıktır, tıpkı q yerine g gibi...

Soru : Neden eskisi gibi güncel yazılar yazmıyorum..?

Ben herhangi bir gazetenin köşe yazarı değilim. Ben blog yazarıyım. Burası bir eğlence yeri olmalı.

Soru : Geçtiğimiz hafta diğer haftalardan farklı mıydı..?
Hayır. Roger Federer'in Nadal ile karşılaşması ve yine Federer'in kazanması, Nobre'nin Galatasaray'a yine gol atmasına kısacası El Clasico diyebilirdik. Tek farklı olan bişey vardı o da Barcelona'nın Real Madrid'e 4 atar diye beklediğimiz karşılaşmada 5 gol atmasaydı.

Soru : Alakası olmasa da Mesut Özil mi Nuri Şahin mi..?

Tabiki Nuri Şahin. Mesut Özil hakkında artık tek bir haber bile okumak istemiyorum. Bizim insanımız gerçekten çok aptal, olaya duygusal bakınca entel (akılcı) düşündüğünü zannediyor. Mesut Özil benim için yabancı bir futbolcu. Biz Türklerdeki yabancı hayranlığı bitmedikçe kendi insanlarımızın değerini hiç bir zaman bilemiycez. Yüzyıldır gelen bir şeyi değiştirmekte zor tabi. Açıp bakın, Osmanlı'nın Kurtuluş Savaşına girme nedenlerini; herkesin bir çıkarı var peki ya bizim; Enver Paşanın Alman hayranı olması. Almanya milli takımındaki Podolski memleketi olduğu Polonya'ya gol atınca vatandaşlıktan çıkarıldı, Mesut'ta attı vatandaşlıktan çıkaralım mı..? Tabiki hayır sadece Mesut Özilden bu kadar bahsetmeleri beni çok sıkıyor. Elimizde kalan sağlar bizimdir.

Soru : Kızlardan duyduğum en saçma cümle..?

''Erkek arkadaşım beni en yakın arkadaşımla aldattı.'' %2o4 haklı olabilir, çünkü denendi, test edildi, erkek için çok tatlı bişey ama onay veremem sonucunda acı çekersiniz. Kadınlar kıskançtır, arkadaşının sevgilisini elde etmek isteyebilir, tabi son kullanma tarihi geçene kadar. Burda tek suçlu erkek olamaz, kıza en yakın arkadaşının suçluluk oranı daha yüksektir.

Soru : Erkeksi müzik..?

Elite Force - The Law of Life
Dinle
İzle

Soru : Ben bugün mutlu muyum..?

Değilim. Çünkü hala doğru düzgün bir işim yok. Sabah 1o'dan akşam 1o'a kadar çalışırsam ki daha yolda var 11'e kadar sürer, kendime ayıracak zamanım kalmaz.

17 Kasım 2010 Çarşamba

1 Yeni Bayram Mesajınız Var..!

Hakaret içeren yorumlar nedeniyle bazı kişileri blogumdan engelleyip, sildim. Artık bana tekrar hakaret etmek için başka bi hesap mı açarlar bilemem. ''Çok meraklıyız sanki senin yazılarına'' diyecekler biliyorum, bunlar sonuçta yazılarımı takip eden insanlar ve her ne hikmetse yazılarımı da beğenmediklerini söylüyorlar. Ben kıskançlığın, çekememezliğin sadece kızlar arasında olduğunu düşünürdüm ama erkeklerde de oluyormuş, bunu blog alemi gösterdi bizlere. Yazılarımı beğenmiyorsun tamam o zaman okuma arkadaş, ben sana zorla gel oku mu diyorum. Zaten senin blogunu da takip etmiyorum ben. Ayrıca okuduğunuzda söylenemez. Götünüzden anlıyorsunuz çünkü. Bi de bunlar 18 yaşındaki çoluk çocuk olunca daha da sinir bozucu oluyor. Hatta benim yazılarımla kendi bloglarında yazı yazıyorlar. Sonra da yorumları da kapatıyorlar. Neden..? Çünkü haksız olduklarını kendileri de biliyorlar. Adetten-gelenekten bahsedenler önce ayıbın ne olduğunu öğrenmeleri lazım.

Her neyse diyeceklerim bu kadar. Bundan sonra böyle arkadaş. Ya hiç bir yoruma cevap vermiycem ya da hakaret edenleri silecektim. Silmeyi tercih ettim çünkü diğer arkadaşlara haksızlık etmek istemem. Adam gibi karşıt düşüncesini belirtenlere hiç bi lafım yok. Bir de düşünün yani Kurban Bayramındaymışız...

Bayram demişken bi şey anlatıcam size; dün bayram mesajlarıyla doldu cep telefonlarımız biliyorsunuz, ben kimseye mesaj atmadım onun yerine istediğim kişileri arayıp konuştum da her neyse bi mesaj gelmiş. Zaten hepsi copy-paste, birbirinin aynısı. Mesaj şöyle arkadaşlar;

Tarih : 16.11.2o1o
Saat : 11.43
Gönderen : X.... X....


''Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların bertaraf olduğu Kurban Bayramının yaşadığınız tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle. Kurban Bayramınız mübarek olsun, tüm dertleriniz deva bulsun.'' Y.... Z....

6 Kasım 2010 Cumartesi

Tenk Yu Sizlere


Fazla yorum yapıp bazen yazdığınız cevaplara bile yetişemediğim için özürdilerim. Biliyorum bazen yorum yapmama gıcık oluyorsunuz ama kendimi tutamıyorum. Sanırım bloglarda Mia ve ben yorum yarışına çıkıyoruz. Hatta bazen kendisi söyler bana her postun altında yorumunu görüyorum diye beni kıskanıyo tabi benden önce yorum yapmak istiyo. Şaka maka az önce siteme en fazla girenler konusunda araştırma yaptım. Kayıtlı olarak sitemde en fazla bulunan 5 kişi (Aylık) şu arkadaşlarımızmış efendim;


™ мγdяєaм


Rory

'DOZ BÜYÜCÜSÜ'

Duyguseli

eLmyra

Tabi sisteme kayıtlı olarak girmeyen arkadaşlarımızı lanet sistem algılayamıyor. Mesela Baş Harfi Ğ blog sitemin baş belalarındandır. Ya da sistemin göz arda ettiği her daim ateşli tartışmaya girdiğimiz yeni izleyicim girl with the red balloon 'u göz ardı etmemem gerekir. Yorumlarıyla, yazılarıyla ve düşünce yapısıyla kendimi en çok yakın hissettiğim wimparella'ya teşekkür ederim. Neden yakın gördüğümü sadece 1 yazısıyla bile kanıtlarım sizlere. Okumak isteyen burdan tıklasın. Bugünkü türban sorunuyla demek istediklerimin kelimesi kelimesine kadar yazılmışı var orda.
 

Özellikle Almanya'da ki arkadaşlara teşekkür ediyorum çünkü aralarında biri var ki yazılarımın altındaki Nasıl..? sorusuna her seferinde Götüm Gibi cevabını veriyor ve bu benim gerçekten hoşuma gidiyor.

Peki o arkadaşımız aşağıdakilerden hangisinden bağlanıyor olabilir..?

Gelsenkirchen,
Essen,
Kirchzarten,
Düsseldorf...

Tabi ki
Düsseldorf. Bu yüzden onu daha çok seviyorum ;)

Neden daha çok sevdiğimin cevabı bu değil ama neyse karıştırmayalım artık...

Burda ismi geçen-geçmeyen kamera arkasındaki tüm izleyicilirime, okuyucularıma teşekkür ederim.

Görüşmek üzere efendim...

5 Kasım 2010 Cuma

Blogirlgiller

Her zaman söylerim yine söylüyorum; blogspot artık eskisi gibi değil afedersiniz kerhane salonuna döndü. Haftada bir mutlaka bi kadın onu bunu yapalım diye mail atıyor. Yapmayın bunu. Erkekler kimin karısı kimin kızı bilip bilmeden millete öyle böyle yorumlar sallıyor. Yaptıklarınız ayıp-günah ya da açıkca söyleyeyim cinayet sebebi.

Canı bilmemne isteyen kızlar-erkekler hiç farketmez tekrar ediyorum yapmayın bunu. Önce Facebook'u sonra twitter'ı bu hale getirdiniz. Eksik olmasın formspring zaten öyle. Blogspot'a da bulaştı bu işler. Düşünemiyoum yani bi kızın sevgilisi varken gelip burada başka erkeklerin o yorumlarına mağruz kalması bi de hoşuna gidermiş gibi :P şu hareketleri yapması yok mu beni deli ediyor. Bu blogta kim kiminle ne bok yiyor hepsinden haberim var benim, siz meraklanmayın.

Bloglar kerhane salonuna dönmesin. Sanane milletten diyenler çıkacak biliyorum ama inanın benim sevgilime böyle şeyler yazılsa öldürürdüm o kişileri. Kızlara büyük iş düşüyor. Bunun yeri blogspot değil CAM4'tür. Gidin orda ne bok yiyorsanız yeyin. En azından para kazanırsınız.

Erkekler de milletin karısına, kızına laf atmayı da kessin. Başka sözüm de yok. Hayırlı haftasonları sizlere...

23 Ekim 2010 Cumartesi

Erkeklik

Hani ben diyorum ya sizlere birini sevdim zamanında diye evet sevdim doğru ama hayatımda hiç aşık olmadım ben. Çünkü beni 7ler, yazıyla sevenler olmadı. Hayatımda tanıdığım kızlar arasından bazılarını seçtim. Saftı onlar. Çabuk kandıralabilir, kullanılabilir cinstendi hepsi. Korumak istedim onları. Aşık olduğumu söyledim hep, yalandı. Belki de bunu anlayıp terketti bazıları beni bilemiyorum ama aralarında öyleleri vardı ki yüzlerindeki masumiyetine kanmıştım.

Erkeksin ve bi kızın seni istediğini kulaklarına fısıldığında o kadar zorlanırsın ki tabi seviyorsan. Seviyorsundur yapamazsın. Hiç bişey yapamazsın elin ayağın kitlenir adeta. Çünkü seviyosundur onu. Dokunamazsın ona. İnsan sevdiğine asla dokunamaz. (Aldatma Sebebi) Bi erkek sevdiğine dokunursa bütün hayatı boyunca paronayak düşüncelerle yaşar ve o sevdiğinden kopmak istemez.

Bazıları vardır ki değerini anlamaz seni terkeder, bazıları vardır ki ''aa sen yoksa erkek değil misin..?'' deyip seni terkeder. Sonra bu kızlar aradıkları heyecanı birinde bulur. Ömür boyu mutlu olucağını düşünür. Kullanılır, terkedilir ve gelir blog açar. Ondan sonra da ''sende erkeksin, sen de hayvansın'' demezler mi..? İşte bu insana çok koyar...

Hani ben erkek değildim..?

Yeni Blog Teması ve Twitter Hesabım

O kadar güzel bişey yazmıştım ki Allah belanı versin blog, otomatik sildin yazımı. Temayı değiştirdim. Karanlık yaptım. Nedeni fazla izleyici gelmesin. Siz bana yetersiniz. Yorum yapmak biraz daha güç oldu artık sizin için. Alta kaydı çünkü. Yorumlarda, okuyanda azalır. Azalsın böylesi daha iyi. Siz bana yetersiniz. Siz dediklerimi görücez tabi. Herneyse yazımın içinee eden bloga tekrar küfretmeden twitter'ımı veriyorum sizlere; http://twitter.com/8exen8

Dünyanın en saçma insanları kim diye sorsanız şuan bana öncelikle Justin Bieber hayranlarını sonrasında twitter meraklılarını gösterebilirim sizlere. Bu benim 2. twitter hesabım. 5o.ooo takipçide gözüm yok ama sahi ne anlıyorsunuz ben anlamıyorum. Amerika'nın oyunları bunlar, kapitalizm yancıları sizleri derler ya aha bu lafı burda kullanmak istiyorum. Önce sms'le başladı kısıtlama 16o karakter dediler sonra da twitter 14o meraklıları... Bi Allah'ın kulu çıkıp şunu Türk usulü yapalım 15o'ye bağlayalım dese üye olurum. Biz neden yapamıyoruz böyle şeyler. Yani Allah aşkına ne war ki bu twitter işinde gerçekten saçma. He ben neden açtım..? Sanal, gizli saklı sorularınız için. Formsprigimde var ama her zaman soramazsınız da neden mail adresini vermiyorsun derlerse herkese veremem onu özel insanlara davetli. Yani tanımadan vermek istemiyorum artık mail adresimi bilmem anlatabildim mi..?

22 Ekim 2010 Cuma

Sizleri İzlemiyorum

Dün gece deli gibiydik. Sabahlara kadar durmadan, acımasızca bir şeyler denedik. Ellerim onun şeyinde, onun şeyi benim cebimdeydi. Ceplerim delikti. Çünkü o deldi. Ben onunkini elledim o benimkini kolladı. Yetmedi. Tom geldi. Tom benim köpeğim. O da istedi, bir de onunla denedim. Gürültüden rahatsız olan ev sahibi kapıyı çaldı. Onunda canı isteyince o da denedi. Sabah ne olduğunu anlayamadan kayboldu hepsi. Sadece Tom beni bırakmadı, onu seviyorum.

Gerçekten mide bulandırıcısınız. Belki biraz abartı oldu ama yazdığınız postların emin olun bundan farkı yok benim için. Tiksiniyorum sizlerden. Aslında bu sizin suçunuzda değil asıl suç sizi bi bok yerine koyup izlemeye alan takipçilerinizde. 8oo - 9oo izleyicilerin içinde şu güzel arkadaşlarımı görmek çok üzücü. Amaçları farklı olabilir, beni ilgilendirmez. Sonuçta herkesin yaşam tarzı farklıdır. Kendinizi sexy zannetmeyin. Seksilik gizlendikçe artan birşeydir. Yorum yapanları ve onların hayatlarına özenen kızları görünce üzülüyorum. Yapmayın. Çok komik oluyorsunuz.

20 Ekim 2010 Çarşamba

Yorum Sansürü Koymayın

Yorum Sansürü Koymayın;

* İsteyen ne isterse yazsın. İsterse küfür yazsın. Kötü söz sahibine aittir.

* ''Bunu yayınlamazsan sevinirimli'' teklif mesajlarından korunursunuz.

Eğer cinsel içerikli ve ateşli yorumlar almak istiyorsanız yorum engeli koyabilirsiniz. O yorumlar egonuzu tatmin ediyorsa onaylamazsınız yine size gelir.

Daha önce denedim %1oo çalışıyor. Aramızda yatma teklifi eden kızlar var. Kadın olmak zor diye bilirdik ama erkek olmakta zor gibi artık. Erkeğin hoşuna gider diye birşey yok. Kadın- erkek farketmez namus - şeref kavramı yoksa kişinin hoşuna gidebilir.

Benden size uyarı; bırakın yorum onayını , isteyen istediğini yazsın. Bloglar eskisi gibi değil. Artık amelelerin bile blogu var.

Günün Şarkısı; Madcon - "Freaky Like Me"


19 Ekim 2010 Salı

Facebook Yorum Meraklıları

Dün gece uyuyamama rekoru kırdım adeta. Saat 1'de yatağa girip 6'da uyumak kötü bişey demiycem çok çabuk geçti ve nedense 3 saatlik uyku yetti. Ayrıca mutlu kalktım yatağımdan. Çayımı hazırladım internetin başına geçtim, facebook'u açar açmaz şok oldum. Dün ben blogtan tanıdığım arkadaşlarım duvarına bi yazı yazdım işte siz birbirinizi tanıyorsunuz ama burda bilmiyorsunuz gibilerinden. Kardeşim dediğim bi hayvan ise bu arkadaşlara liseli ergen bana ise gerizekalı olarak hitap etmiş. Aramızda liseli yoktu ama kimin liseli olduğunu sanırım duvar yazısına yaptığı yorumla belli etti. Sen kimsin ki şerefsiz herif tanıyo musun ki o insanları da gelip yorum yazıyosun. Şimdi onun yüzünden küçük duruma düştüm moralim bozuldu. Kendisini edebiyen tarih sayfalarına gömsem de canımı sıktı it. Bunu bi insan neden yapar. Pardon insan dedim bi hayvan neden yapar. Bi de şöyle yazmış; siz buna bakmayın kızlar kendisinin deli raporu falan filan var gibi aptal saptal laflar. Halbuki aramızda blogtan tanıdığım bi abimiz de vardı. Amacı ne olabilir..? Dikkat çekmek mi..? Kendisine mesaj atıcam şimdi. Eğer böyle yorumlar yapmak istiyosa Youtube'a girsin. Şu karikatürdeki yorumlar ona yakışıyo sahiden.

Sizi uyarıyorum arkadaşlar Facebook'ta 3 çeşit yorum meraklısı insan var ve bunların hepsi kıskanç insanlar. Birbirlerini çekemeyen kişiler.

Mesela fotoğrafınız varsa facebookta ki benim resmim azdır ama başkalarından biliyorum. Yorum meraklısı arkadaşları birer örnekle açıkliim sizlere.

Helal kankama be..!, Yakışır adamıma..! gibi yorum yapanlar mutlaka sizden aynı yorumları bekler. Bu yorumu yapan adamın fotoğraflarını en azından beğenmeniz lazım yoksa sizin peşinizi bırakmaz.


Ayy birbirinize çok yakışıyosunuz..! gibi yorum yapan kızlar var mı aramızda bilmiyorum ama yapmayın. Çok sahte, banel konuşuyosunuz çünkü. Yakışmadıklarını onlarda biliyor. 2 gün sonra fotoğraf değişiyo başkasının elini tutarken çekilmiş bi resmin altına yine aynı yorumu yapmak komik duruma düşürüyo sizleri.

Son yorum meraklısı arkadaşlara örnek ise bugün yazıma yorum yapan şahsiyetsiz insan tiplerini verebiliriz. Bencildirler, kıskanırlar, kendilerini ön plana çıkarmayı isterler. Sizi arkadaşlarınız önünde küçük düşürebilirler. Yavşaktırlar vs...

Mutluluğumu bozdu it. Neyse bugün bi parça rastladım. Alors On Danse'ı biliyorsunuzdur. Bu da onun canlı senfonik versionu. Bence güzel olmuş...

18 Ekim 2010 Pazartesi

Kimse Benim İçin...

Sorun yok çünkü her zamanki gibi olmadı. Alıştım artık bu duruma. Olmuyosa uğraşmycaksın. Zaten artık bu konularda emekli olmayı düşünüyorum. Bişey yapmadan nasıl emekli olunur bilmiyorum ama uğraşmıycam artık bi süre. Kimsenin arkadaşı olasım yok benim. Sevgili dediğinle de arkadaş olabilirsin. Mesela konuşabilirsin dertleşebilirsin, beraber ruffles yiyebilirsin, pes oynayabilirsin, alışverişe çıkabilirsin, yürü artık ya eve gidelim diyebilirsin, üzerine ketçap dökebilirsin, saçlarını çekebilirsin + yemek yaparken arkasına sarılabilirsin, gözlerine de bakabilirsin.

Bloglarda görüyorum; kimse benim için şiir yazmadı...

Msnde görüyorum; kimse benim için kendi adıyla benim adımın ortasına kalp koymadı...

Okulumda görüyorum; kimse benim için kantin köşesinde ağlamadı...

Facebookta görüyorum; kimse benim için ilişkisi var yazmadı...

İnternette görüyorum; kimse benim adımı googleda aratmadı...

Kendimden görüyorum; kimse benim için okulunu değiştirmedi...

Çok basit şeyler bunlar, gereksiz belki ama bunları hanginiz birileri için yapmadı..?

Bende sorun var...

Sorunluyum ben...

14 Ekim 2010 Perşembe

Aklıma Takılanlar ve Söylemek İstediklerim

Fas'ın eski krallarından Muley İsmail'in 548'i erkek 34o'ı kız olmak üzere tam tamına 888 çocuğu varmış. Şimdi neden 889 değil de 888 onu hiç sorgulamadan kafa yapısının benimkine uygun olduğunu düşünebilirsiniz. Krallık kurmak böyle bişey olsa gerek. Boşuna dememişler demekki bu lafı. Bizde de vardır böyle 217 bakire bozupta tarihe geçen sadrazamlarımız. Neyse onu boşverin şu adama takıldım. Siz gece gece mutlu mesut yatağınızda uyurken ben burda kendimce garip tezler ortaya attım.

Bi insanın 888 çocuğu varsa bu demek olur ki;

888 Farklı Kadın  ≥  888

888 Aynı Kadın  =  888

Bu iki ihtimalin de gerçekşme olasılığı  % Sıfır tabi. Mutlaka ama mutlaka bi kadından ikiz-üçüz ve yahut dokuz çıkmıştır.

Neyse sonuç itibariyle bu adamın sperm bankası gibi olduğunu düşünebiliriz.

Adamın sapık olduğu belli de rüyasında gördüğü ya da hayal ettiği çocuğu mu yapmak istemiştir acaba...

Bi insan hayatı boyunca kaç kez o işi yapar..? Bu da merak konusu.

Konuyla hiç bir alakası yok ama Facebook'taki 3688 arkadaşı olan fakegirl hesabımdan kendimce bi araştırma yaptım.

Sadi Sirazi'nin dediği gibi ''aşka uçma kanatların yanar'' sözünü duvarıma işedim, 8 beğenen oldu.

Mevlana'nın ''aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar?'' sözünü yazdığımda 9 kişi beğendi ve 6'sı aynı kişiydi.

Yunus Emre'nin ''aşka vardıktan sonra kanadı kim arar?'' sözünü bir ertesi gün yazdığımda 8 kişi beğendi ve 4'ü aynı kişiydi.

Demet Akalın'ın şarkısından; ''aşkın açamadığı kapı, kanatlanıp uçamadığı yer mi var?'' sözünü duvarıma yapıştırdığımda 3 kişinin beğendigini ve 3 kişinin daha önceki sözleri beğenenlerin olduğunu gördüm.

Sizce durum biraz garip değil mi..? Sonuçta hepsi konusu aynı ama görüşleri farklı olan şeylerden bahsediyor. Harbiden facebook'un amele kaynıyor görüşünde hem fikiriz artık. Bence bu işi sizde deneyin. %1oo facebook onaylı, çalışıyor..!

8 Yüz 8ex-en8 deyince bak aklım yine oraya kaydı. Bunu hep düşünmüşümdür. Dünya da bi terslik var. Bence kadınların erkeklere göre sexapallik oranı daha fazla olması gerekir. Normal şartlara göre konuşuyorum. Erkekler zaten neyin ne olduğunu biliyor. Kızların, kız oldukları için öyle bi şansı yok.Yani kızların bu işi daha fazla istemesi gerekir. Erkeklerin daha fazla o işi istemesi biraz garip değil mi sizce de..? Bilmem anlatabildim mi..? Daha fazla konuşmak istemiyorum çünkü konu kırmızı noktaya kayıyo. Bunlar aklıma kazınmış sorulardır. Geç saatte anca bunlar çıkıyo kafamdan gibi sözlerin arkasına sığınmıyorum. Merak işte. Zaten bu konuyla ilgili pek yorum alıcağımı sanmıyorum.

Bu arada blogumun bugün itibariyle ilk haftası ve 7o kişiyiz burda. Kardeşçe geçinip gidiyoruz ki zaten siz benim kim olduğumu bilen insanlarsınız. Size açıklama yapmadan blogumu kapamak zorunda kalmıştım. Gerçek hayattan beni tanıyan insanların blogunu bilmesini istemiyordum. O yüzden ordan açıklama yapamazdım. Sonuçta sorarlardı bana.

Her zaman söylerim yine söylüyorum. Ben sizin nette tanıdığımız gibi benim. Beni gerçek hayatta tanıyan insanlar aslında ''gerçek ben''le tanışmamıştır. ''İstedikleri ben''le vakit geçiriyorlar sadece. Neden böyle bilmiyorum ama netten tanıştığım insanlara o kadar içtenim ki ben bile şaşırıyorum. Bütün sırlarımı, tüm duygularımı siz benim gerçek hayattaki arkadaşlarımdan daha iyi biliyorsunuz. Burdan tanışıp gerçek hayatta görüştüğümüzde asla değişeceğim sanılmasın. Ben size şuan burda neysem artık karşımda da olsanız yine aynı olurum. Şüpheniz olmasın. Cinsel içerikli yazının ardından bu cümleleri duymak belki sizi ürkütmüş olabilir. Hemen korkmayın be, yemem, en fazla ısırırım...

7 Ekim 2010 Perşembe

Da Vinci'nin Kredi Kartı Şifresi

Merhaba. Ben Kaotros gezegeninden geldim. Başbakanınız çılgın proje için beni görevlendirdi ve sizde bunu biliyor olmalısınız ki daha post girmeden izleyicim olmuşsunuz. Neyse tamam daha fazla uzatmaya gerek yok ben üç harfli biriyim.


Aaa bak bişey farkettim. Şuan televizyon açık ama ben izlemiyorum. Televizyon hep açık olurda izleyen olmaz aslında. Gerçekten onun sesi odaya sıcaklık veriyo belki de. Baktım da izdivaç programı açık kalmış. Programa katılan insanları anlayamıyorum sahiden. Allah düşürmesin desem yeridir yani. Sahiden evlenmek için gelenler var mıdır..? Şüpheci davranıyorum tabi de zannetmiyorum evlenicek insan anasına söylerdi ya da bunlar bizim zamanımızda kaldı bilemiyorum. Dost hayatı yaşamak istiyor olabilirler tabi. Genelde dul insanlar katıldığı için amaçlarını farklı yorumluyor olabilirim. Düşündüm de insanlar evlenmeden önce sevgilisi dediği kişiyle 3 günlükte olsa dost hayatı yaşamalı tabi dost hayatı derken tost hayatına dönmemeli. Şimdi ben burda nezleyim burnumu çekiyorum ya sevgilimin karşısında da yaparmıydım bunu. Örnekleri siz evde deneyerek büyütebilirsiniz tabi. Bu da ev ödeviniz olsun.

Yine nerden geldiyse aklıma. Hayatta unutamadığım tek bi olay vardır. O da Sevda Demirel'in Ne Dedin Seeen..! soundlu Hande Ateizi'ne attığı tokat. Ne alakası varsa işte bende anlamadım yazarken geldi aklıma. Konudan konuya atlama yarışması olsa 100 metre engelli de bile madalya kazanıcağımı biliyorum.

Bu da blogun tanıtımı değil de kendimin trailer'ı gibi bişey oldu. Bi söz vardır ya; Efsane Geri Döndü..! efsanemiyiz tartışılır tabi de kiminiz merak ediyorsunuz neden bu halde olduğuma. Filmlerde olur bu genelde, gerçek hayatta da vardır elbet. Büyük adam dediğimiz kişiler bigün alır başını gider. Kendi halinde biri olmak ister. Tek farkı onlar sevdiklerini de bırakıp giderler. Her neyse kimsin sen sorusuna cevap veriyorum şimdi de; Migros'a alışveriş için değilde acaba hangi müzikleri çalıyor sorusuna cevap almak için giren, güvenliğin HQ bakışlarına mağruz kalıp eli boş çıkan kişiyim ben.

Sizi daha fazla 3G düşüncelere sarmadan kaçiim ben. Bir Türk 4 Ecnebi eder derler ya. 2o izleyicim o hesaba göre 2oo izleyicim eder. 438 - 2oo  =  238 Salla 238'i beş para etmezdi zaten. Eh yapma be dostum Ricardo Allah Var..! Amaaan size bişey olmasın...

Yine 7 ama bu kez Ekim bilmem anlatabildim mi bilmiyorum ama bi kurban kessek iyi di be. En iyisi Bismillah çekelim. Sanırım artık anlaşılmıştır Da Vinci'nin kredi kartı şifresi. Siz düşünün artık. Bahçeli'nin hesabına dönmesin yanlız...

8ex-en8

Tavsiye Etmem

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...