Medanşeri'nin kendi düzenlemiş olduğu okunması en keyifli blog ödülünü sizler gibi bende almıştım. Geç oldu ama teşekkürlerimi iletiyorum. Beynime bi şarkı dolandı. Hatta sadece dolanmakla kalmadı. Beynimdeki hücreleri tazeleyebiliyorum. GTA 4 & Liberty Stories oynayanlar bilirler; Gay Tony'nin ilk görevinde girmiş olduğunuz discoda bu parça çalmakta.
Sözleri lazım bana...
Girmiş 9 yaşına...
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Şubat 2011 Perşembe
Medanşeri Ödülü ve Beyin Hücrelerini Yenileyen Şarkı
Ülkerketler:
Daniel Haaksman feat. MC Miltinho "Kid Conga",
Mim
20 Şubat 2011 Pazar
Başlığı Bulunmayan Öylesine Yazılmış Bi Yazı
''Uzun zamandır blogla pek fazla ilgilenemiyorum'' klişeleşmiş söz öbeğimi bilenler 5430'a mesaj göndersin diye saçma bi cümle ile başlamak isterdim ama bunu yapmıycam. Blogumla ya da bloglarla neden ilgilenemiyorum bende bilmiyorum. Yazamıyorum. İçimden yazmak gelmiyor. Belki de okumadığım içindir.
Geçtiğimiz haftalarda şu bizim Amerikalıların düzenlemiş olduğu Uluslararası Major League Oyun (FPS) Turnuvasına katıldım. Turnuvanın tüm oyunlarında en iyi AK-47 kullanan oyuncusu olarak 2oo doların sahibi olmaıı haketmişim. 12oo olarak biliyordum ama Amerikalıların oyununa gelmem fena oldu. Her oyun başına kazandığınız parayı yatırıyomuşsunuz ama ben o gizli oyuna hiç gelmedim. Zaten turnuvaya katılmak 8o dolardı. Kazandığım parayla en fazla ne alınabilir anketi düzenlesem fena olur mu..? / olmaz mı..? anketi hazırlamak istiyorum.
İyi giden ve sizlerin kıskandığı ''aile onaylı'' güzel bir ilişkim var. Çoğu çin malı ilişkilerden daha sağlam bi ilişkimin olması bendeki güveni her anlamda arttırıyor.
Bugün Pazar ve ben Pazarları sevmem çünkü Pazartesi Sendromuna kalan 24 saatin her saatini yaşlanarak geçirdiğimi hissederim. Pazartesilerini zaten uyuyarak geçiririm gün çabuk geçsin diye...
En sevdiğim günler, çoğu insanın sevdiği günler gibi Cuma ve Cumartesidir. Bu günler benim enerjimin / sexapalite oranımın en yüksek olduğu günlerdir. Şimdi böyle dedim diye sakın ilişkisi olan bi erkeğe sarkmaya kalkmayın. Siz kızları iyi tanırım. Sevgilisi olan erkeğe erirsiniz. İtiraz etmeyin bunlar zamanında denendi, test edildi ve malesef onaylandı. Erkek değil misiniz hepiniz aynısınız teoremini yıkacak bi tez olarak kadınların erkeklere aldatmaya sürüklediğini söyleyebilirim. Tabi kadınların derken sevgilisinin ilgisizliğinden bahsetmiyorum. Tabiki de o da var ama asla aldattıran kadınla eş değer görülemez. Bu olayı doğada gözlemleyebilirsiniz;
Dişi sahip olmak istediği erkeğe yanaşır, ona kokusunu bırakır. Erkekte dişi kokusu alırsa erkeğe sahiplenmek ister. Diğer dişiyi kıskanır ve o erkekle olmak ister. Genelde aldatmak veya aldatılmak hayvanlarda vardır ya neyse daha fazla anlatmak istemem. Kelimelerden anlayan anlamıştır zaten.
Yakın zamanda blog temamı değiştirebilirim. Çünkü iğrenmeye başladım. Sanırım yazmamamın sebebi bu. İğrenç bulduğum 3 şey var bu dünyada;
1-) Gece-gündüz uğraştığım bi işten sonra; ''bu olmamış yea, neyse ben başkasına yaptırırım önemli değil yine de sağol'' dedikten sonra onun yüzüne ananın amı diyemediğim için kendimden iğrenmem...
2-) Cuma günleri öğretmenlerin 5-7 arasında sokakta spor yapmak için giydiği XXL eşofmanları...
3-) Özdeşleşmiş demiycem kaşarlanmış blog teması...
Nasıl bloglarla ilgilenemiyorsam gündemle de pek alakam yok bu aralar. En son hatırladığım Kılıçdaroğlu'nun Ergenekon'a nasıl üye olabilirim..? sorusuydu. Onun için hazırladığım kayıt alma örneğini sizlere sunmak istedim.

Az kalsın unutuyordum. Yukarıdaki Red Kit ne hikaye diye soranlarınız vardır belki; gecekedisi ve lafkedisimeltemella (meltem) bundan günler önce beni mimlemişti. Bende sokaklarda orda burda yalnız adam olarak gezindiğim için her zaman Red-Kit'i izlerken hayatımı anlatan bi film izliyormuşcasına heyecanlanırım. Red Kit'i severim sizi de severim. Tema olayından sonra sizlerle beraber olmak dileğiyle. Kendinize aynadan bakın...
Geçtiğimiz haftalarda şu bizim Amerikalıların düzenlemiş olduğu Uluslararası Major League Oyun (FPS) Turnuvasına katıldım. Turnuvanın tüm oyunlarında en iyi AK-47 kullanan oyuncusu olarak 2oo doların sahibi olmaıı haketmişim. 12oo olarak biliyordum ama Amerikalıların oyununa gelmem fena oldu. Her oyun başına kazandığınız parayı yatırıyomuşsunuz ama ben o gizli oyuna hiç gelmedim. Zaten turnuvaya katılmak 8o dolardı. Kazandığım parayla en fazla ne alınabilir anketi düzenlesem fena olur mu..? / olmaz mı..? anketi hazırlamak istiyorum.
İyi giden ve sizlerin kıskandığı ''aile onaylı'' güzel bir ilişkim var. Çoğu çin malı ilişkilerden daha sağlam bi ilişkimin olması bendeki güveni her anlamda arttırıyor.
Bugün Pazar ve ben Pazarları sevmem çünkü Pazartesi Sendromuna kalan 24 saatin her saatini yaşlanarak geçirdiğimi hissederim. Pazartesilerini zaten uyuyarak geçiririm gün çabuk geçsin diye...
En sevdiğim günler, çoğu insanın sevdiği günler gibi Cuma ve Cumartesidir. Bu günler benim enerjimin / sexapalite oranımın en yüksek olduğu günlerdir. Şimdi böyle dedim diye sakın ilişkisi olan bi erkeğe sarkmaya kalkmayın. Siz kızları iyi tanırım. Sevgilisi olan erkeğe erirsiniz. İtiraz etmeyin bunlar zamanında denendi, test edildi ve malesef onaylandı. Erkek değil misiniz hepiniz aynısınız teoremini yıkacak bi tez olarak kadınların erkeklere aldatmaya sürüklediğini söyleyebilirim. Tabi kadınların derken sevgilisinin ilgisizliğinden bahsetmiyorum. Tabiki de o da var ama asla aldattıran kadınla eş değer görülemez. Bu olayı doğada gözlemleyebilirsiniz;
Dişi sahip olmak istediği erkeğe yanaşır, ona kokusunu bırakır. Erkekte dişi kokusu alırsa erkeğe sahiplenmek ister. Diğer dişiyi kıskanır ve o erkekle olmak ister. Genelde aldatmak veya aldatılmak hayvanlarda vardır ya neyse daha fazla anlatmak istemem. Kelimelerden anlayan anlamıştır zaten.
Yakın zamanda blog temamı değiştirebilirim. Çünkü iğrenmeye başladım. Sanırım yazmamamın sebebi bu. İğrenç bulduğum 3 şey var bu dünyada;
1-) Gece-gündüz uğraştığım bi işten sonra; ''bu olmamış yea, neyse ben başkasına yaptırırım önemli değil yine de sağol'' dedikten sonra onun yüzüne ananın amı diyemediğim için kendimden iğrenmem...
2-) Cuma günleri öğretmenlerin 5-7 arasında sokakta spor yapmak için giydiği XXL eşofmanları...
3-) Özdeşleşmiş demiycem kaşarlanmış blog teması...
Nasıl bloglarla ilgilenemiyorsam gündemle de pek alakam yok bu aralar. En son hatırladığım Kılıçdaroğlu'nun Ergenekon'a nasıl üye olabilirim..? sorusuydu. Onun için hazırladığım kayıt alma örneğini sizlere sunmak istedim.

Az kalsın unutuyordum. Yukarıdaki Red Kit ne hikaye diye soranlarınız vardır belki; gecekedisi ve lafkedisimeltemella (meltem) bundan günler önce beni mimlemişti. Bende sokaklarda orda burda yalnız adam olarak gezindiğim için her zaman Red-Kit'i izlerken hayatımı anlatan bi film izliyormuşcasına heyecanlanırım. Red Kit'i severim sizi de severim. Tema olayından sonra sizlerle beraber olmak dileğiyle. Kendinize aynadan bakın...
Ülkerketler:
AK-47,
Aldatmak,
Aşk,
Kadın,
Kemal Kılıçdaroğlu,
Major League,
Mim,
Red Kit - Batıya Hücum
9 Ocak 2011 Pazar
Toplu Mim
Açıkca söylüyorum bloga bu aralar yazı yazmamamın büyük sebebi mimlerin birikmesiydi. Üşengeçliğime geldi. Kısmet bugüneymiş demekki. Kimseyi mimlemiycem çünkü siz bunları ben yokken yaptınız. O yüzden mimlenmedim diye okumuycak olanlar sayfayı kapatabilirler, şimdiden söyliim.
Öncelikle mergiz'in mimi; konumuz, belli bi yaşa gelip yap(a)madığımız 10 şey.
- Sex ( Yapmadığım )
- Resim ( Yapamadığım )
- Roman, hikaye tarzı kitap okuyamam ( Yapamadığım )
- Ayakkabı bağıcını hala doğru düzgün bağlayamam ( Yapamadığım )
- Sigara içmedim ( Yapmadığım )
1o tane olucakmış ama benim yapamadıklarım ya da yapmadıklarım bu kadar. Geçelim diğer mimimize...
Mimleyen Arkadaşlar; LoveMeorLeaveMe, drukiyyes, Vişne Çürüğü..
1) Kaç yaşındasınız?
Neyse arkadaşlar belki akşam bir yazı daha yazarım. Şimdi sıra sizin bloglarınızı okumakta...
Öncelikle mergiz'in mimi; konumuz, belli bi yaşa gelip yap(a)madığımız 10 şey.
- Sex ( Yapmadığım )
- Resim ( Yapamadığım )
- Roman, hikaye tarzı kitap okuyamam ( Yapamadığım )
- Ayakkabı bağıcını hala doğru düzgün bağlayamam ( Yapamadığım )
- Sigara içmedim ( Yapmadığım )
1o tane olucakmış ama benim yapamadıklarım ya da yapmadıklarım bu kadar. Geçelim diğer mimimize...
Mimleyen Arkadaşlar; LoveMeorLeaveMe, drukiyyes, Vişne Çürüğü..
1) Kaç yaşındasınız?

Genelde yaşımı söylemem onun yerine doğum tarihi kullanırım; 7 Ocak 1988
2) İsminizin son harfi ne?
M yazılır eM okunur siz yine de Cem diyebilirsiniz.
3) En sevdiğiniz renk?
Sarı
4) Kilonuz kaç?
69 ( Bazı pozisyonlar için ideal kilo )
5) Boyunuz kaç?
1.71
6)Ailenizin kaçıncı çocuğusunuz?
2 erkek çocuğun abileriyim...
7) En sevdiğiniz şarkı?
8) Sizce sarışın mı esmer mi?
Beyaz.
9) Sigara kullanıyor musunuz?
No Smoke...
10) Alkol Kullanıyor musunuz?
Bazen rakı...
11) Çayı fincanda mı içersiniz, çay bardağında mı?
Nerde olursa olsun farketmez. Çayı çok severim.
Neyse arkadaşlar belki akşam bir yazı daha yazarım. Şimdi sıra sizin bloglarınızı okumakta...
28 Kasım 2010 Pazar
Aşk Mimi
francesca mckennitt, mergiz'in mim tezini yanıtlamamı istemiş. Mim mi desek yoksa tez mi herneyse konusu aşk sayın izleyicilerim. Garibe sormuşlar sizce aşk nedir diye..? Ben bilmem kocam bilir demiş , yok lan şaka öyle dememiş. Neyse garibi filan bırakalım size aşkın sahte bir sevgi oldugunu kanıtlayayım.
Aşk - maşk bunların hepsi palavradır. Yalandır. İnsanın kendini ''biz birbirimizi çok seviyoruz, bilio musun..?'' diye kandırmasıdır. Aşk gelip geçiçidir. Aşkla kasetdilen şeyin 2 kişinin birbirini sevmesidir. Bu süreçte en fazla 2 ay sürer. 2. ayın sonunda biri severken diğeri sevmeyi bırakır yani ortada aşk - meşk kalmaz.
Denklem olarak isterseniz 4S ( Seversen skilirsin , skersen sevilirsin ) kuralını öne sürebilirim.
Örnek : %51 kız seviyor olsun ( genelde % 51 + %2o sevdiğini zannetmek ) + % 49'da erkek ( %49 - %2o seviyormuş gibi göstermek )
Sonuç : Malesef kız arkadaşımız sevdiğini kaybetmeye mahkumdur. Genelde durum böyle işler. İstisanai durumlarda erkek kaybeder. İstisnai durumlar; erkeğin sevdiğiyle aşırı ilgilenmesi, kıskançlıklar, kız arkadaşını tanrıça gibi görmesi, tüm isteklerini yerine getirmek. Erkekler genelde elimi sallasam ellisi teoremini kullanır ve sonucunda kazananda onlar olur. Aşk acısı çeken erkek bulmakda bu yüzden zordur.
Elimi sallasam ellisi teoreminin nedeni ; kızların kendilerini mal gibi görmesi, erkeklere kendilerini beğendirme, ayy bu çocuk keşke benimle olsa, teklif beklemek v.b.
Kızlar genelde sevilmeyi beklemeden tüm sevgisini karşı cinse bağışlar. Erkeklerdeki istisnai durumları genelde her kız arkadaşta gördüğümüz için kızlar kelimesini kullanıyorum. Başka sebep bulunmasın. Şimdi dikkat edin. Blogları gezin, siz hiç sevgilim beni seviyo mu acaba diyen kaç erkek gördünüz..? 5o kişiden 2 si belki...
Erkeğe göre aşk %8o cinsellik %2o sevgi içerir. ( 2. ay ve sonrası )
Kıza göre aşk ise %8o sevgi %2o cinsellik içerir. ( İlk günden - son güne )
İşte aşkın sahte olduğunu bu denklem bizlere açık ve net olarak gösterir.
Erkeklerde sever ama genelde ilk sevdiği yani ilk aşkım dediği kız tarafından terkedilinceye kadar. Erkeğin içinde her zaman o ilk sevgilisi kalır, unutamaz ve bu yüzdendir ki yeni sevgilisini sevmesi biraz zaman alır. Asla ama asla eski sevdiğini sevdiği kadar kimseyi sevemez. Çünkü yine terkedilmekten korkar. Cinselliğin de erkekte ağır basması bu yüzdendir.
Aşk = Hoşlanmak
Aşk'ın kesin olarak açılımı budur aslında. Karşı cinsin birbirini sevmesi ya da 2 kişinin birbirinden hoşlanması. İlk görüşte aşk denilen kavram buna dayanır. Hoşlanmak yani aşk elde etme ile sonuçlanır. Aşk malesef gelip, geçicidir. Önemli olan sevgidir.
Aşık olmak birinin dış görünüşüyle alakalıdır. Sen birinden hoşlanırsın, aşığım ulen dersin. Onu elde edersin cicim dersin, canım dersin ama 2 ay sonra nerden çıktın karşıma bile diyebilirsin. Çünkü sen sevmemişsindir, sen ondan hoşlanmıssındır.
"Aşk; Karşındakini bulunmaz hint kumaşı sanmanla, onun sersemin teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır." Victor Hugo
Aşk : Karşı cinsin birbirinden hoşlanması değil birbirlerini masumca sevmesidir.
Aşk : Dengedir. ( %5o Erkek %5o Kız )
Aşk : Eski sevgilinin facebook hesabına bakmak hala tek başına sevmektir.
Aşk : Aşk her zaman beraber olmaktır.
Bi kadın sevdim ama hayaldi. İnsan görmediği birine aşık olur mu..? Bence olabilir. Sonuçta biz Tanrı'ya inanan insanlarız...
O zaman bunda mantık hatası var diyenlere cevabım; o da benim gibi düşünüyor, biliyorum.
Peki ya sizce; Tatsız Çilek, Mia Wallace, !ancelina!, duru, CMOS, Rosamond, MKumsal, eLmyra, hanifee, Ruhumun Cesareti, eNG, femida, memento mori..#, Hazel, drukiyyes, CherrybLossomgirL, Kolalı Jelibon..~, vA_niLLa, Kara kedi , Telekinesis, vєssєℓαм, Fısıltı, Zennube, LoveMeorLeaveMe, .cRn., tinker, pickurusu, zey0zey, Zat-ı Hatun.
Yetsin bu kadar...
Aşk - maşk bunların hepsi palavradır. Yalandır. İnsanın kendini ''biz birbirimizi çok seviyoruz, bilio musun..?'' diye kandırmasıdır. Aşk gelip geçiçidir. Aşkla kasetdilen şeyin 2 kişinin birbirini sevmesidir. Bu süreçte en fazla 2 ay sürer. 2. ayın sonunda biri severken diğeri sevmeyi bırakır yani ortada aşk - meşk kalmaz.
Denklem olarak isterseniz 4S ( Seversen skilirsin , skersen sevilirsin ) kuralını öne sürebilirim.
Örnek : %51 kız seviyor olsun ( genelde % 51 + %2o sevdiğini zannetmek ) + % 49'da erkek ( %49 - %2o seviyormuş gibi göstermek )
Sonuç : Malesef kız arkadaşımız sevdiğini kaybetmeye mahkumdur. Genelde durum böyle işler. İstisanai durumlarda erkek kaybeder. İstisnai durumlar; erkeğin sevdiğiyle aşırı ilgilenmesi, kıskançlıklar, kız arkadaşını tanrıça gibi görmesi, tüm isteklerini yerine getirmek. Erkekler genelde elimi sallasam ellisi teoremini kullanır ve sonucunda kazananda onlar olur. Aşk acısı çeken erkek bulmakda bu yüzden zordur.
Elimi sallasam ellisi teoreminin nedeni ; kızların kendilerini mal gibi görmesi, erkeklere kendilerini beğendirme, ayy bu çocuk keşke benimle olsa, teklif beklemek v.b.
Kızlar genelde sevilmeyi beklemeden tüm sevgisini karşı cinse bağışlar. Erkeklerdeki istisnai durumları genelde her kız arkadaşta gördüğümüz için kızlar kelimesini kullanıyorum. Başka sebep bulunmasın. Şimdi dikkat edin. Blogları gezin, siz hiç sevgilim beni seviyo mu acaba diyen kaç erkek gördünüz..? 5o kişiden 2 si belki...
Erkeğe göre aşk %8o cinsellik %2o sevgi içerir. ( 2. ay ve sonrası )
Kıza göre aşk ise %8o sevgi %2o cinsellik içerir. ( İlk günden - son güne )
İşte aşkın sahte olduğunu bu denklem bizlere açık ve net olarak gösterir.
Erkeklerde sever ama genelde ilk sevdiği yani ilk aşkım dediği kız tarafından terkedilinceye kadar. Erkeğin içinde her zaman o ilk sevgilisi kalır, unutamaz ve bu yüzdendir ki yeni sevgilisini sevmesi biraz zaman alır. Asla ama asla eski sevdiğini sevdiği kadar kimseyi sevemez. Çünkü yine terkedilmekten korkar. Cinselliğin de erkekte ağır basması bu yüzdendir.
Aşk = Hoşlanmak
Aşk'ın kesin olarak açılımı budur aslında. Karşı cinsin birbirini sevmesi ya da 2 kişinin birbirinden hoşlanması. İlk görüşte aşk denilen kavram buna dayanır. Hoşlanmak yani aşk elde etme ile sonuçlanır. Aşk malesef gelip, geçicidir. Önemli olan sevgidir.
Aşık olmak birinin dış görünüşüyle alakalıdır. Sen birinden hoşlanırsın, aşığım ulen dersin. Onu elde edersin cicim dersin, canım dersin ama 2 ay sonra nerden çıktın karşıma bile diyebilirsin. Çünkü sen sevmemişsindir, sen ondan hoşlanmıssındır.
"Aşk; Karşındakini bulunmaz hint kumaşı sanmanla, onun sersemin teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır." Victor Hugo
Aşk : Karşı cinsin birbirinden hoşlanması değil birbirlerini masumca sevmesidir.
Aşk : Dengedir. ( %5o Erkek %5o Kız )
Aşk : Eski sevgilinin facebook hesabına bakmak hala tek başına sevmektir.
Aşk : Aşk her zaman beraber olmaktır.
Bi kadın sevdim ama hayaldi. İnsan görmediği birine aşık olur mu..? Bence olabilir. Sonuçta biz Tanrı'ya inanan insanlarız...
O zaman bunda mantık hatası var diyenlere cevabım; o da benim gibi düşünüyor, biliyorum.
Peki ya sizce; Tatsız Çilek, Mia Wallace, !ancelina!, duru, CMOS, Rosamond, MKumsal, eLmyra, hanifee, Ruhumun Cesareti, eNG, femida, memento mori..#, Hazel, drukiyyes, CherrybLossomgirL, Kolalı Jelibon..~, vA_niLLa, Kara kedi , Telekinesis, vєssєℓαм, Fısıltı, Zennube, LoveMeorLeaveMe, .cRn., tinker, pickurusu, zey0zey, Zat-ı Hatun.
Yetsin bu kadar...
Ülkerketler:
Aşk,
Mim,
Victor Hugo
Hobimim
Mimleyen : Deli Paratoneri
Mim Konusu : Hobilerimiz, sosyal yaşantımız... Çalışma yaşamı, ev, okul dışında ne tür uğraşlarımız var..? 3 tane yazıcakmışız. Benim pek uğraşım yok ama yinede hobi olarak yaptıklarımı sayabilirim.
Bu aralar yeni aldığım mızıkayla uğraşıyorum.
Kendi çapımda reklamları inceliyorum.
Bardakta tane mısır yemeyi de saysak da aslında ben bi bok yapmadan hayatımı sürdürüyorum.
Mimlenen olmuycak arkadaşlar çünkü bu akşam bir mim daha yazıcam ve uzun bir aradan sonra bayağı bir kişiyi mimliycem. Hazır olun.
Mim Konusu : Hobilerimiz, sosyal yaşantımız... Çalışma yaşamı, ev, okul dışında ne tür uğraşlarımız var..? 3 tane yazıcakmışız. Benim pek uğraşım yok ama yinede hobi olarak yaptıklarımı sayabilirim.
Bu aralar yeni aldığım mızıkayla uğraşıyorum.
Kendi çapımda reklamları inceliyorum.
Bardakta tane mısır yemeyi de saysak da aslında ben bi bok yapmadan hayatımı sürdürüyorum.
Mimlenen olmuycak arkadaşlar çünkü bu akşam bir mim daha yazıcam ve uzun bir aradan sonra bayağı bir kişiyi mimliycem. Hazır olun.
22 Kasım 2010 Pazartesi
Formspring Mimi
Gönderen : Rory, Kolalı Jelibon
Teşekkürler...
Mimlenen yok dolayısıyla okumanıza da gerek yok sanırım.
Bugün çok yorgunum ve hastayım hiç bir şey de yazamadım (sanki çok meraklıyız sana diyenler sizleri duyuyorum), özürdilerim. Yarın görüşmek üzere.
1.En sevdiginiz kelime; tatlı.
2.Nefret ettiginiz kelime; aga.
3.Ne sizi heyecanlandirir; açıklanmayan sınav sonuçları.
4.Heyecaninizi ne öldürür; yorgunluk.
5.En sevdiginiz ses; sessizliğin sesi.
6.Nefret ettiginiz ses; matkap sesi.
7.Hangi meslegi yapmak istemezsiniz; sağlıçı olmak istemezdim.
8.Hangi doğal yetenege sahip olmak isterdiniz; resim çizebilmeyi.
9.Kendiniz olmasaydiniz kim olmak isterdiniz; soru saçma.
10.Nerede yasamak isterdiniz; İtalya.
11.En önemli kusurunuz; şıpsevdi.
12.Size en fazla keyif veren kötü huyunuz; aşırı sevgi.
13.Kahramaniniz kim; Red Kit.
14.En cok kullandiginiz kötü kelime; mal.
15.Su anki ruh haliniz; bıkkın.
16.Hayat felsefenizi hangi slogan özetler; ye, iç, yat.
17.Mutluluk rüyaniz; yazlığımda içkimi yudumlarken.
18.Sizce mutsuzlugun tanimi; yoksulluk.
19.Nasil ölmek isterdiniz; azrailin kafama vurduğu asasıyla.
20.Öldügünüz zaman Cennete giderseniz Allah'in size ne söylemesini istersiniz; bu da saçma abi.
Teşekkürler...
Mimlenen yok dolayısıyla okumanıza da gerek yok sanırım.
Bugün çok yorgunum ve hastayım hiç bir şey de yazamadım (sanki çok meraklıyız sana diyenler sizleri duyuyorum), özürdilerim. Yarın görüşmek üzere.
1.En sevdiginiz kelime; tatlı.
2.Nefret ettiginiz kelime; aga.
3.Ne sizi heyecanlandirir; açıklanmayan sınav sonuçları.
4.Heyecaninizi ne öldürür; yorgunluk.
5.En sevdiginiz ses; sessizliğin sesi.
6.Nefret ettiginiz ses; matkap sesi.
7.Hangi meslegi yapmak istemezsiniz; sağlıçı olmak istemezdim.
8.Hangi doğal yetenege sahip olmak isterdiniz; resim çizebilmeyi.
9.Kendiniz olmasaydiniz kim olmak isterdiniz; soru saçma.
10.Nerede yasamak isterdiniz; İtalya.
11.En önemli kusurunuz; şıpsevdi.
12.Size en fazla keyif veren kötü huyunuz; aşırı sevgi.
13.Kahramaniniz kim; Red Kit.
14.En cok kullandiginiz kötü kelime; mal.
15.Su anki ruh haliniz; bıkkın.
16.Hayat felsefenizi hangi slogan özetler; ye, iç, yat.
17.Mutluluk rüyaniz; yazlığımda içkimi yudumlarken.
18.Sizce mutsuzlugun tanimi; yoksulluk.
19.Nasil ölmek isterdiniz; azrailin kafama vurduğu asasıyla.
20.Öldügünüz zaman Cennete giderseniz Allah'in size ne söylemesini istersiniz; bu da saçma abi.
Ülkerketler:
Formspring,
Kişisel,
Mim
11 Kasım 2010 Perşembe
Konulu Mim
Beni 16 yaşında zanneden arkadaşlara teşekkür mü etmeliyim yoksa sinirlenmeli miyim bilmiyorum. Bu ara gizli gizli moda bloglarına bakıyorum. Çünkü Şubatta mağaza açıyorum. Bakıyorum sizlerin beğendiği tarzları filan. Sadece çantalara tabi. Bi erkeğin bu işi yapması zor ama kendi işin olduktan sonra yapmak gerekiyor malesef. Açıkca söylemek gerekirse sizi kazıklıyorlar ablalarım. Sizin bloglarda şu kadar bu kadar fiyat biçtiğiniz mesela 40 tllik bir çanta 8 tl'den satılıyor toptan alırsan. Hemde en iyi marka bunlar. Bu dünyada kadınları kazıklamak daha kolay oldugu için aklıma yattı yani. Mağaza dizaynı konusunda farklı düşüncelerim var ki içinde Nutella standı bile olabilir. Satılıcıgından değil tabi... Neyse küçük bi mimimiz var hemen ona geçelim.
Mim Konusu: Garip alışkanlıklarınız ve yapamadıklarınız.
Mimleyen : NESLİNNCE, Düş Bahçesi, Madame Red, Murshill,A'normal'
1- Klimantin yemem, yiyemem, kokusundan tikisinirim. Klimantin : bir mandalin-a cinsi
2- Bilekliksiz sokağa çıkmam, kendimi eksik hissederim.
3- Canım sıkıldığında buzdolabının kapağını açıp sadece bakarım.
4- Masaüstünde mouse'a sağ tıklayıp en az 4 kez ve çift olacak(mesela 5 kez olamaz 6 kez olmalı) şekilde yenile yaparım.
5- ...ve nedense gerçek hayatta hiç küfür etmem.
Bu kadar yeter sonra sıkılıyosunuz...
Mimlenenler :
hanifee
Mim Konusu: Garip alışkanlıklarınız ve yapamadıklarınız.
Mimleyen : NESLİNNCE, Düş Bahçesi, Madame Red, Murshill,A'normal'
1- Klimantin yemem, yiyemem, kokusundan tikisinirim. Klimantin : bir mandalin-a cinsi
2- Bilekliksiz sokağa çıkmam, kendimi eksik hissederim.
3- Canım sıkıldığında buzdolabının kapağını açıp sadece bakarım.
4- Masaüstünde mouse'a sağ tıklayıp en az 4 kez ve çift olacak(mesela 5 kez olamaz 6 kez olmalı) şekilde yenile yaparım.
5- ...ve nedense gerçek hayatta hiç küfür etmem.
Bu kadar yeter sonra sıkılıyosunuz...
Mimlenenler :
hanifee
girl with the red balloon
Ülkerketler:
Kişisel,
Mim,
Threesome,
Tim Berg - Seek Bromance
31 Ekim 2010 Pazar
MimCe'Mia
Askerler İsa'yı alıp götürdüler. İsa çarmıhını kendisi taşıyıp Kafatası denilen yere çıktı.Mim Konusu:
O'nu orada çarmıha gerdiler. O'nunla birlikte iki kişiyi daha, İsa ortada, onlar da iki yanında olmak üzere çarmıha gerdiler.
Pilatus bir de yafta yazıp çarmıhın üzerine astırdı. Yaftada şöyle yazılıydı:
`NASIRALI İSA - YAHUDİLERİN KRALI.'
Kitaplığınızın karşına geçin. Gözlerinizi kapatın. Derin bir nefes alın. Elinizi kitapların üzerinde gezdirin ve birini seçin. Şimdi gözlerinizi açın. Bir kitap seçmiş durumdasınız. O kitabı satın aldığınız yada hediye gelmişte olabilir anı hatırlamaya çalışın. İlk kez okuduğunuzda neler düşünmüştünüz, hatırlayın. Şimdi sayfaları şöyle hızlıca bir dolanın ki, kitabın kokusu burnunuza gelsin. Evet, ne güzel bir koku bu! 55. sayfayı bulun. Sayfayı tekrar okuyun. Sayfadan bir paragraf seçin ve mim konusu olarak bunu blogunuza yazın. Daha sonra siz de arkadaşlarınızdan üç tanesine cevaplaması için gönderin.
Mim Kuralları:
- Mimlenenler mimi cevaplamak zorundadırlar, mim bozulamaz.
- Mimin bozulması teklif dahi edilemez.
- Mim yalnızca 3 kişiye gönderilebilir.
- Karşılıklı mimlemeler yasaktır.
- Mim, her bir blog için sadece bir kez cevaplanabilir.
- Mim kurallarının ilk 6 maddesi değiştirilemez.
Yazdığım paragraf malesef 55. sayfadan değil 88. sayfadan. Elime aldığım kitabın 55. sayfası boştu bende 88'den paylaşmak istedim. Kitabı tahmin etmişsinizdir; Hıristiyanlar tarafından Yaşam Veren Işık diye tabir edilen YUHANNA...
Kitaplığım hiç olmadı kitaplarım orda burda atılıdır zaten ki fazla da okumam kitap. Genelde dergilerle büyümüşümdür. Hemen masanın üzerinde duran Yuhanna'nın 88. sayfasındaki paragrafı sizlerle paylaşmak istedim ama siz inanmayın orda yazılanlara. İsa çarmıha gerilmedi. Peki o kitap benim masada ne arıyor. Dün onunla bir kelebek öldürdüm. Kendisini 6 kez uyardım ama olmadı. Yapabilecek başka bişeyim yoktu. Hatta bunu yaparken blogtan tanıdıgım bi kız arkadaşta şahit oldu. Kelebeğin ailesine baş sağlığı gönderiyorum. Allahtan rahmet bana da merhamet diliyorum. Keşke videoya alıp internete verseydim. Geçenlerde yapılan kedi cinayetinden bi farkı var mı sormak için tabi. Unutmayın o kediyi öldüren kişi arkadaşınız olabilir belki benim arkadaşımdır bilemezsiniz.
Beni mimleyen arkadaşlar; LoveMeorLeaveMe, eLmyra, Kabakulak'a teşekkürler. Kabakulak arkadaşımız blog alemini bırakıyormuş. Yapma-etme desemde sanırım kararlı. Burdan yetkililere söylüyorum mim kurallarında bir değişiklik yapmak istiyorum. Özellikle 6. madde üzerinde yoğunlaşalım. Mesela herkes yapmak zorunda değil. Yapabilen var yapamayan var. Maddi durumu elverişli olmayan insanlarımız var. Neyse saçmaladım iyice biliyorum ama mim kuralları güldürdü açıkcası beni.
Mimlenen arkadaşlarımız ise; Öncelikle beni hiç bir zaman kırmayan kurtarıcı meleğim, mimim Mia, Paint'teki çizimiyle beni etkileyen Murshill ve özellikle ortak beğenimiz olan Piyanist filmiyle gözüme takılan arkadaşımız Vişnє çüяüğü'ne gönderiyorum. Bir sonraki mimde görüşmek üzere. Esenle kalın...
Not : Esen ne demek gerçekten bilmiyorum, ekşiye bakıcam şimdi.
28 Ekim 2010 Perşembe
Ödüllü Sosyal Mesaj
Bugün çok saçma bi gün. Rüyamda Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu beni çağırdı. Aynen şu kelimeleri sarfetti; ''Ak Partide artık istenmiyorsun. Eşyalarını topla ve burdan git.'' Sonra devreye Başbakan girdi. Yanımıza geldi. Bütün Ak Parti aleyhine yaptığım yorumları ikiside biliyordu. Fakat nedense Tayyip amcanız ''aslında o öyle demek istemedi'' deyip korudu beni. Sonra odasına çağırdı. Oda da 2 kişi vardı. Michael Jackson'un 8o'lerdeki hali ve Tony Montana karşımdaydı. Michael Jackson o siyahi ama tatlı haliyle sürekli gülümsüyordu ama konuşmuyordu. Tayyip bana sarıldı yaklaşık 30 saniye sürdü. Tayyibin gözleri parlıyordu. Bazen yeşil bazen ise maviydi. Kendimi İçlerindeki İrlandalı gibi hissettim ama hiç sesimi çıkarmadım. Aklıma ödenecek kredi borcum geldi ama nedense ne bana iş bul dedim ne de para ver diyebildim. Tony Montana ile odadan ayrıldık. Kendisi bana sigara uzattı, normalde sigara karşıtıyım ama sırf rezil olmamak için aldım. Dumanıyla haç işareti yapıyordum. Bana oha çekti, gülümsedim. Arka fonda ise aynı bu şekilde Sou Maria çalıyordu. İlginçti. Rüya bittiğinde hemen uyandım. O yüzden aklımda kaldı.
Saçmalıktan kurtulmak için televizyonu açtım. NTV Spor'un ekrana çıkardğı yeni manken adaylarını süzdüm. Sonra NTV'ye geçtim. Gerçekten artık sıkıldım bu iki kanalın saçmalığından da. Sürekli aynı konular ve konu gündem değiştirmekte profösyonelleşmişler. Dün daha Kürt sorununu konuşurken bugün Türban'ı konuşmaları, sıktınız artık gerçekten deyip NTV'yi uzun bi süre açmama kararı aldım. Nasıl 1 senedir Beyaz Show izlemiyorsam NTV'yi de 1 sene izlemeyebilirim.
Kanalı değiştirdim. Şimdi hatırlamıyorum neresi olduğunu ama apaçi dansı yapmaya çalışıp beceremediklerini de görünce kapadım televizyonu. Bıktım artık sahiden. Kolbastı, apaçi dansı derken sıradaki neyse gelsin artık dayanamıycam çünkü. Bilmemnenin suçu ne..? gibi yorumlarda sıktı. Her lafın sonuna bunu koyup da espri yaptıgını sanan insanlar var malesef.
Burdan da bazı kişilere sosyal mesaj vermek istiyorum. İçki içmekle hava attığını düşünenler salaklar var. Yani içiyosan iç arkadaş tamam banane, yok ben dün gece şu kadar bundan içtim bir de üstüne şundan içtim gibi muhabbetler sıkıyor kusura bakmayın. Bloglarda da çok görüyorum. Ya ben dün gece kola içtiğimi söylüyor muyum mesela. Evimde inanın dünyanın içkisi var, tenezzül edipte gidip bakmam bile. Ne var ki yani nasıl ben kola içebiliyorsam alkollü içecegi de normal olarak içebilirm her an. Anlayamıyorum sizleri. Bu zaten normal bişey değil mi..? Abarta abarta dün gece ben bundan içtim demeye ne gerek var. Sanki bi tek sen alkollü içecek kullanıyosun dünyada.
Neyse işte günün mesajı da şu olsun. Yazıyla hiç alakası yok ama daha önce çok kullanılmış bir sözdür;
Saçmalıktan kurtulmak için televizyonu açtım. NTV Spor'un ekrana çıkardğı yeni manken adaylarını süzdüm. Sonra NTV'ye geçtim. Gerçekten artık sıkıldım bu iki kanalın saçmalığından da. Sürekli aynı konular ve konu gündem değiştirmekte profösyonelleşmişler. Dün daha Kürt sorununu konuşurken bugün Türban'ı konuşmaları, sıktınız artık gerçekten deyip NTV'yi uzun bi süre açmama kararı aldım. Nasıl 1 senedir Beyaz Show izlemiyorsam NTV'yi de 1 sene izlemeyebilirim.
Kanalı değiştirdim. Şimdi hatırlamıyorum neresi olduğunu ama apaçi dansı yapmaya çalışıp beceremediklerini de görünce kapadım televizyonu. Bıktım artık sahiden. Kolbastı, apaçi dansı derken sıradaki neyse gelsin artık dayanamıycam çünkü. Bilmemnenin suçu ne..? gibi yorumlarda sıktı. Her lafın sonuna bunu koyup da espri yaptıgını sanan insanlar var malesef.
Burdan da bazı kişilere sosyal mesaj vermek istiyorum. İçki içmekle hava attığını düşünenler salaklar var. Yani içiyosan iç arkadaş tamam banane, yok ben dün gece şu kadar bundan içtim bir de üstüne şundan içtim gibi muhabbetler sıkıyor kusura bakmayın. Bloglarda da çok görüyorum. Ya ben dün gece kola içtiğimi söylüyor muyum mesela. Evimde inanın dünyanın içkisi var, tenezzül edipte gidip bakmam bile. Ne var ki yani nasıl ben kola içebiliyorsam alkollü içecegi de normal olarak içebilirm her an. Anlayamıyorum sizleri. Bu zaten normal bişey değil mi..? Abarta abarta dün gece ben bundan içtim demeye ne gerek var. Sanki bi tek sen alkollü içecek kullanıyosun dünyada.
Neyse işte günün mesajı da şu olsun. Yazıyla hiç alakası yok ama daha önce çok kullanılmış bir sözdür;
29 Ekim'i "balo salonlarında" değil; tarlalarda, sokaklarda, kahvehanelerde kutlayalım!!!
Az kalsın unutuyordum ™ мγdяєaм, Nikita Roxie, duyguseli, tinker, schrödinger'in kedisi, Hazel ve dedimdi, eLmyra, neslinnce MKumsal, LoveMeorLeaveMe bana blog ödülü yollamış. Kendilerine sonsuz teşekkürlerimi sunar deyip kapatırım. Normalde 15 kişiye gönderilmesi gerekiyor. Fakat takip ettiğim kadarıyla herkese gönderilmiş. Bende tüm izleyicilerime gönderiyorum. Böyle diyerekten göndermekten kurtulmuş oluyorum. Bu seferlik affedin artık. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sebebiyle yarın bir mim yazıcam. Ne alakası warsa artık bilemiyorum. Acil çıkmam gerekiyor. Görüşmek üzere...
Ülkerketler:
Ahmet Davutoğlu,
Apaçi,
Blog Ödülleri,
Cumhuriyet Bayramı,
Kolbastı,
Michael Jackson,
Mim,
Müzik,
NTV,
NTVspor,
Recep Tayyip Erdoğan,
Sou Maria,
Televizyon,
Tony Montana
23 Ekim 2010 Cumartesi
Bunlarla Orgazm Oluyorum
Al sana mim hesabıyla her hangi bi yerimdem uydururak sizlere sunduğum bu mim'in konusu; Beğendiğiniz 5 hazır gıdayı resimleriyle beraber paylaşmak. Bakalım aynı tadlara sahip arkadaşlarla karşılaşacakmıyım...
1. Toblerone
Sizi gidi bitter hayranı kızlar sizi. Acılık oranı ne kadar artarsa kadınların haz alma hissi daha da artıyor. Biliyor musunuz bir çikolatanın öpüşmekten 28 kat daha fazla haz verdiğini, kadınlar için tabi. Bitter sewmem, sütlü sewerim ama normal süt değil. İsviçre inek sütlüsü olucak. Bi tek Toblerone değil başka markaları da örnek werebiliriz ama bazıları tadlarını zaman zaman değiştiriyorlar.. Bu da bilindik marka olduğu için her zaman denerim.
2. Kucheinmeister Kruvasan
Croissant derler hatta. Bayılırım, çikolatalı olur genelde ama bulabiliyorsanız mutlaka kayısı reçellisini deneyin.
3. Eti Hoşbeş
Eti'nin daha önce buna benzer bi ürünü vardı, sanırım hala war hindistan cevizlisi ama bu ayrı bi tat. Harika bişey. Ağızda erirken insan kendinden geçiyor resmen. Ben vanilyalısını tercih ederim genelde. Mutlaka deneyin kaloriden geberin. Coco - star'ıda severim ben gerçi ama yani ismini bilmediğim başka bi marka var hindistan cevizi deyince aklıma geldi. Beyaz severim de ben. Beyaz kadını da ayrıca.Bununla ilgili benim için önemli biriyle hayallerim war. Onu da unutmadan söliim dedim...
4. Kent Jelibon Topik
Bi ara bizimkilere söylemiştim bana Antalya'da kent standı kiralayalım diye.
Onu satabileceğime inanmadılar.
İnanın 1o paket olsa acımadan ve size bir tane bile wermeden gözünüzün önünde yerim.
Topik'in en önemli özelliği mide bulandırmaması.
5. Peyman Dor Leo Kaju
Kaju'nun ne şartlarda üretildiğini biliyor musunuz..? Afrikalı kadınların gerçi hala kölelikten farkı yok köle diyebiliriz; günde tam 14 saat çalışarak ortalama 5o kilo kajuyu kabuklarından ayıkladıklarını biliyor muydunuz..? Ayrıca ayda aldıkları para 2 Euro kadar bişey yapıyor ve çalışırken eğer bir işçi bir parça ağzına atarken yakalanırsa Euro hesabıyla 54 Euro para cezasına çarptırılıyor ve işten kovuluyor. Bize de ne fiyatlarla satılıyor yani bunları da bilmek lazım.
Bunları yazarken canım Steakhouse ve İtalyan salatalı aynı zamanda sosisli kumpir canım çekti.
Mimlenenler ; LieLLa , Rory , kafasi karisik hatun , Baş Harfi Ğ , Hazel , tinker , AgReSsiF PoLLyaNNa ve AD ...
Yazıyı bi sözle kapatmak isterdim ama bi video dikkatimi çekti onu da yayınlıycam öncelikle söze kulak werin;
İlaç göndermeye karar vermiştik Afrika'ya.. Ancak hepsinin üzerinde "tok karnına" yazıyordu!.
~Charles Bukowski
Bu da Cumartesi günü klibimiz. Bu adamın klipleri aşırı cinsellik içerir, baştan söliim. Fakat beğendim sanki. Farklı bişey anlatmak istemiş. Hangi gözle baktığınız önemli tabi...
Dan Balan - Justify Sex
1. Toblerone
Sizi gidi bitter hayranı kızlar sizi. Acılık oranı ne kadar artarsa kadınların haz alma hissi daha da artıyor. Biliyor musunuz bir çikolatanın öpüşmekten 28 kat daha fazla haz verdiğini, kadınlar için tabi. Bitter sewmem, sütlü sewerim ama normal süt değil. İsviçre inek sütlüsü olucak. Bi tek Toblerone değil başka markaları da örnek werebiliriz ama bazıları tadlarını zaman zaman değiştiriyorlar.. Bu da bilindik marka olduğu için her zaman denerim.2. Kucheinmeister Kruvasan
Croissant derler hatta. Bayılırım, çikolatalı olur genelde ama bulabiliyorsanız mutlaka kayısı reçellisini deneyin.
Ağızda erimesi 1o saniye,
Midede erimesi 1o dakika,
Kalçalarda erimesi 1o yıl...
3. Eti Hoşbeş
Eti'nin daha önce buna benzer bi ürünü vardı, sanırım hala war hindistan cevizlisi ama bu ayrı bi tat. Harika bişey. Ağızda erirken insan kendinden geçiyor resmen. Ben vanilyalısını tercih ederim genelde. Mutlaka deneyin kaloriden geberin. Coco - star'ıda severim ben gerçi ama yani ismini bilmediğim başka bi marka var hindistan cevizi deyince aklıma geldi. Beyaz severim de ben. Beyaz kadını da ayrıca.Bununla ilgili benim için önemli biriyle hayallerim war. Onu da unutmadan söliim dedim...
4. Kent Jelibon Topik
Bi ara bizimkilere söylemiştim bana Antalya'da kent standı kiralayalım diye.Onu satabileceğime inanmadılar.
İnanın 1o paket olsa acımadan ve size bir tane bile wermeden gözünüzün önünde yerim.
Topik'in en önemli özelliği mide bulandırmaması.
5. Peyman Dor Leo Kaju
Bunları yazarken canım Steakhouse ve İtalyan salatalı aynı zamanda sosisli kumpir canım çekti.
Mimlenenler ; LieLLa , Rory , kafasi karisik hatun , Baş Harfi Ğ , Hazel , tinker , AgReSsiF PoLLyaNNa ve AD ...
Yazıyı bi sözle kapatmak isterdim ama bi video dikkatimi çekti onu da yayınlıycam öncelikle söze kulak werin;
İlaç göndermeye karar vermiştik Afrika'ya.. Ancak hepsinin üzerinde "tok karnına" yazıyordu!.
~Charles Bukowski
Bu da Cumartesi günü klibimiz. Bu adamın klipleri aşırı cinsellik içerir, baştan söliim. Fakat beğendim sanki. Farklı bişey anlatmak istemiş. Hangi gözle baktığınız önemli tabi...
Dan Balan - Justify Sex
Ülkerketler:
Charles Bukowski,
Cinsellik,
Çikolata,
Dan Balan - Justify Sex,
Eti,
Eti Hoşbeş,
Kent Jelibon Topik,
Kruvasan,
Kucheinmeister,
Mim,
Peyman Dor Leo Kaju,
Toblerone
18 Ekim 2010 Pazartesi
1+1 = 2 Mim
Önce Hazel'in mimini... Düşünün, hayatta istediğiniz herşeyi elde etmişsiniz. Maddi olarak durumunuz iyi. Etrafınız, sizden övgüyle bahseden insanlarla dolu. Akşam yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızı rahatsız eden birşey yok.
Fakaat, bu kadar bolluğun içinde sanki birşey eksik.
Hayatınızı anlamlandıracağınız, uğruna savaşacağınız hiçbirşey kalmamış, zaten elde edebildiğiniz herşeyi elde etmişsiniz. Ama manevi olarak ruhunuzda büyüyen koca bir delik var ve bu sizi huzursuz ediyor.
Herşeyi bırakıp, eksik olan şeyi aramak için yollara düşer miydiniz?
Bir otobüse atlayıp uzaklaşır mıydınız içinde bulunduğunuz hayatın?
Belki de eksik olan şey yakınınızda, fakat siz onu bir türlü bulamıyorsunuz.
Evet Mim konusu; Siz n'apardınız ya da ben ne yapardım..?
İyice düşündüm bunu. Hayatta istediğim herşeye sahip olduktan sonra insan kendine neye verir..? Hayvanlara, insanlara yardım etmeyi mi..? Sagopa Kajmer gibi konuşmak istiyorum. Ben müslümanım eğer öyle bişey olsa o yaşta hacca giderdim. Namaz kılardım. Bir de mangal yakardım. Şuan nasıl David Guetta dinleyebiliyorsam, nasıl açıp Youporn'da lezbiyenleri izleyebiliyorsam o zaman da onu yapardım. Bu kadar işte başka bişey değil. Size bişey söyleyeyim mi eğer ben insanım diyorsanız bu sizin göreviniz. Yani aslında her zaman yapmak zorundasınız. Yaş 7o iş bitmiş olayı değil. İstediklerim bu kadar. Hac'dan sonra dünya turu değil de 2-3 gitmek istediğim yerlere giderdim. He şimdi ;
Sen neden cumaya gelmiyorsun.? diye sorarsan eğer ben pazara gidiyorum
cevabını alırsın benden... Sorgulamayın bunları. Siz direttikçe gerçekten insanın içinden gelmiyor.
Şimdi ise Baş Harfi Ğ'nin mimini yapıcam.
Konu: Sizi mimleyen kişiyi blogdan tanıdığınız kadar anlatınız. İsterseniz o kişinin hayalinizdeki profilini,isterseniz sosyal hayattaki kişiliğini anlatın.
Kendisini blogtan tanıdığım kadarıyla gerçekten pozitif bi insan. Sürekli sevecen, mutlu olmasını bilen biri. He sevmediğim bi yönü var çok fazla iyimser. Onu size bir şarkıyla açıklamak istiyorum aslında. İnsanları şarkılara göre ayırt edebilirim. Ben de çok seviyorum bu şarkıyı. Dinlemenizi tavsiye ederim. Unutmadan bu 2 mim'i de yine kurtarıcımız Mia'ya gönderiyorum. Kolay gelsin Mia...
Ülkerketler:
David Guetta,
Din,
Duck Sauce - Barbra Streisand,
Mim,
Müzik
15 Ekim 2010 Cuma
Bilmem - Kaç Sene Önce ...
Bundan 22 sene önce; Şeytan Rıdvan'dan korkup golliiiii diyerek ağlayan,
Bundan 21 sene önce; balkondan çamaşırları aşağı atan,
Bundan 2o sene önce; babaannemin kucağında kuluçkaya yatan ,
Bundan 19 sene önce; sütümü çaktırmadan pencereden aşağıya döken,
Bundan 18 sene önce; okuma yazmayı evde öğrenen,
Bundan 17 sene önce; komşu kızıyla kırıştıran,
Bundan 16 sene önce ; otomobilin altına girmekten son anda kurtulan,
Bundan 15 sene önce ; Mario'nun tüm serilerini oynayan,
Bundan 14 sene önce; sapanla marketin camını kıran,
Bundan 13 sene önce; peşimden gelen kızı öğretmenlere şikayet eden,
Bundan 12 sene önce; Altınkum sahillerinde Ice Tea yudumlayan,
Bundan 11 sene önce; bisikletimi beğenmediğim için babamdan en kral dayağı yiyen,
Bundan 10 sene önce; Truva satranç turnuvası'nı kazanıp iki-üç kitapla uğurlanan,
Bundan 9 sene önce; Marmariste doberman cinsi köpeğin saldırısına uğrayan,
Bundan 8 sene önce; karşı apartmandaki sevgilileri kayda alan,
Bundan 7 sene önce; hünkar beğendi yapmayı öğrenen,
Bundan 6 sene önce; boğulma tehlikesi yaşayan,
Bundan 5 sene önce; büyük adam olucağını zanneden,
Bundan 4 sene önce; üniversiteye başlayan ama hala bitiremeyen,
Bundan 3 sene önce; kendi yarattığı aşkı hiç bitmiycek sanan,
Bundan 2 sene önce; Metin 2 oynayan,
Bundan 1 sene önce; hayattan umudu kalmayan,
biriydim ben.
Peki ya siz..?
Söz sende Mia..!
Bundan 21 sene önce; balkondan çamaşırları aşağı atan,
Bundan 2o sene önce; babaannemin kucağında kuluçkaya yatan ,
Bundan 19 sene önce; sütümü çaktırmadan pencereden aşağıya döken,
Bundan 18 sene önce; okuma yazmayı evde öğrenen,
Bundan 17 sene önce; komşu kızıyla kırıştıran,
Bundan 16 sene önce ; otomobilin altına girmekten son anda kurtulan,
Bundan 15 sene önce ; Mario'nun tüm serilerini oynayan,
Bundan 14 sene önce; sapanla marketin camını kıran,
Bundan 13 sene önce; peşimden gelen kızı öğretmenlere şikayet eden,
Bundan 12 sene önce; Altınkum sahillerinde Ice Tea yudumlayan,
Bundan 11 sene önce; bisikletimi beğenmediğim için babamdan en kral dayağı yiyen,
Bundan 10 sene önce; Truva satranç turnuvası'nı kazanıp iki-üç kitapla uğurlanan,
Bundan 9 sene önce; Marmariste doberman cinsi köpeğin saldırısına uğrayan,
Bundan 8 sene önce; karşı apartmandaki sevgilileri kayda alan,
Bundan 7 sene önce; hünkar beğendi yapmayı öğrenen,
Bundan 6 sene önce; boğulma tehlikesi yaşayan,
Bundan 5 sene önce; büyük adam olucağını zanneden,
Bundan 4 sene önce; üniversiteye başlayan ama hala bitiremeyen,
Bundan 3 sene önce; kendi yarattığı aşkı hiç bitmiycek sanan,
Bundan 2 sene önce; Metin 2 oynayan,
Bundan 1 sene önce; hayattan umudu kalmayan,
biriydim ben.
Peki ya siz..?
Söz sende Mia..!
11 Ekim 2010 Pazartesi
2 Kişiyi Mimledim
Serüvenci mimlemiş beni. Hemen yapayım onu darılma gücenme olmasın. Dikkat ediyorum bu ara bu işe. 1-2 hafta kaçırdığım olmuştu hesap soranlar oldu çünkü. Altıntı yaparak olayı söylüyorum sizlere; yaşadığımız tüm sıkıntıları geride bırakıp, sevmediğimiz insanlardan, yapmaktan daral gelen işlerden uzağa bir tatile gidiyoruz. Bizi yolcu etmeye gelmiş üstelik gıcık olduğumuz herkes. Alayına çalımlı bir bakış fırlatıp arabamıza bindikten sonra, geride kalanları çatlatırcasına müziğin sesini sonuna kadar açıp, tozu dumana katarak oradan uzaklaşıyoruz. Şimdi sizden istediğim, mimlediğim herkes bindiği arabanın resmini ve son ses açtığı şarkının adını, sözlerinden bir bölümü ve söyleyen solistin resmini yayınlayacak.
Hanımcıkları mimlemedim bu defa. Mimlenenler;
cemo ve Andy Dufresne... Geçmiş olsun...
Çok hastayım yatıcam. Yarın görüşürüz...
Ford 2o11 Focus Coupe
Unaesta - La vida es una lenteja
Aaah,
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja
O la tomas o la dejas...
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja
O la tomas o la dejas...
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja
O la tomas o la dejas...
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja
O la tomas o la dejas...
Hanımcıkları mimlemedim bu defa. Mimlenenler;
cemo ve Andy Dufresne... Geçmiş olsun...
Çok hastayım yatıcam. Yarın görüşürüz...
Ülkerketler:
Ford Focus,
Gta Vice City,
Mim,
Müzik,
Unaesta
8 Ekim 2010 Cuma
Mimlenirsem Mimlerim
Bloglarda mim artık bir yaşam tarzı. ''Ayy ben mim kabul etmiyorum, kusura bakma'' yerine ''teşekkürler, en kısa zamanda yazıcam'' demek inanın bana daha da kibar. Tabi bazen ''şu mimlerden gına geldi'' diyebiliyor iç sesimiz. Resim çok anlamsız ama bulamadım başka bişey.Tek postta üç mim birden...
İşte bunu söylemek benim için çok zordu. Yarısı sayfanın en üst sağ kısmındaki kırmızı kutucuk yani kapat'a tıkladığı için size anlatıcam malesef. Sizde beni dinlemiş gibi yapın işte. Genelde büyüklerimiz konuştuğunda içimizden öffleyip - püffleriz ya öyle bişey olduğunu şimdiden anlayabiliyorum...
Öncelikle 'DOZ BÜYÜCÜSÜ'nün göndermiş olduğu 2 mim'i sizlere sunuyorum.
Konu: Senin hayatında "Yedi önemli, ya da yedi ilginç şey"
"Mim" Benim için "Yedi önemli, ya da ilginç şey"
1. 28 Eylül
28 Eylül 92 doğumlu bir kardeşim var benim. O zaman 7 yaşındayım. Annem ikinci kardeşime hamile. Anneme bir şey söylüyorum; Anne biliyo musun yeni doğacak kardeşim de 28 Eylül'de doğucak inanıyorum. Gün gelip çatar. 28 Eylül 95 günü ikinci kardeşim dünyaya gelir. Aralarında 3 yaş olmasına rağmen şimdi onlar beraber pasta keserler ben ise yerim ...
2. Doğuştan Gelen Bilgi
Aristotales ve Farabi'nin iddiasını kanıtladığıma inanıyorum. ''İnsan aklı doğuştan bazı bilgileri beraberinde getirir,aslında pasiftir.'' tezini bir kez daha öne sürüp aynı zamanda reenkarnasyon'a inanan biriyim. Tam olarak olmasa da boşverin işte be inanıyorum. Neden mi..?
3 ya da 4 yaşındayım. Aklım tam olarak karmaşa içinde ama ben sayıları biliyorum. 1'den 10'a kadar hepsini söylüyorum. Harfleri biliyorum. Örneğin Tutti Furitti'nin T harfini falanı filanı derken ailem bana okumayı, saymayı öğretmeden bi tek bayraklar hariç okula başlatmıştı. İlk 5 sene boyunca bu yüzden sınıfın en ön sırasında oturdum. Hem de gittikçe tembelleştiğim halde. Demekki neymiş bilgi o kadarla sınır değilmiş. Ders oldu bana ama alan olmadı yine o dersi...
3. Fatiha
Kuran'-ı Kerim'in ilk suresi olan Fatiha Suresi'ni bi gece o ak sakallı dediğimiz adamın rüyama girmesiyle öğrendim. Sonra düşündüm lan bu adam bana başka bişeyi öğretmiş olmasın diye açtım kitabı baktım ki sahiden Fatiha Suresini biliyorum...
4. G
Çok hastayım. Ateşler içinde yatıyorum. Evde kimseler yok. Sürekli kabuslar görüyorum. Bi abla vardı, akrabamız olur kendisi. Bizde kalıyordu o zaman. Annemlerle dışarıya çıktılar. G harfiyle başlıyordu ismi tıpkı abisi gibi. Annemlerle beraber yolda yürürken son anda kazanın eşiğinden dönmüş kendisi. Neredeyse kamyon'un altına giriyormuş. Tabi bunlar olurken benim kabus görüntülerim son sürat devam ediyor evde. Uyanamıyorum o derece. Biri bana sesleniyo. Gözümde sadece G harfini görüyorum ve bana biri bi isim söylüyo. Bu kişi bugün ölecek. Sürekli aynı isim. Olan oluyo. Akşamına bi telefon geliyo. O abla dediğim kişinin abisi trafik kazasında vefat ediyo. Onunda ismi G harfiyle başlıyo ve bütün bu olanlar aynı dakikalar içinde oluyo. Bunu bizimkilere anlattığımda ki anlatamıyorum kötü oluyorum inanmadılar tabi.
5. Halı
Yine kötü ama ilginç bi olay daha anlatıcam sizlere. Bi gün dedem bize gelir, kullanmadığımız bi halı vardı onu alıp omuzlarına koyar ve evine gider. Aklıma anneannemin batıl inançlarından bi şey gelir. Halı omuzda taşınmazmış. Eğer taşınırsa çok yakında cenaze taşırmıssınız. Öyle derdi anneannem. Ardından bir gün sonra dedem kardeşini trafik kazasında kaybeder ve onun tabutunu taşır omuzlarında fakat hala inanmam batıl inançlara.
6. Cinolar
Bunlar zamanında bayağı uğraşmıştır benimle. Gördüklerim de olmuştur tabi. Fakat korkmam hala daha. Eski evimizde ki orası sahiden perili bi yerdi. Yeni evimizde böyle olaylara rastlamıyorum artık çok şükür. İnanabiliyor musunuz ben evde yokken beni gören tanıdıklarım var. En başta kardeşlerim benim kılığıma girmiş cinleri görürler. Konuşmamış ama garip garip hareketler yapmışlar. Sonra dayım ben uyurken salonda oturduğumu görmüş falan filan. Neyse ki kurtulduk o evden. Böyle şeyler var sahiden her gördüğünüz sakallıyı dedeniz sanmayın. Benden tavsiye...
7. ÖSS
Öss'ye kalmış 1 hafta anam yırtınıyo çalış diye. Ya anne git diyorum, zaten yapamıycam 1 haftada mı öğrenicem her şeyi filan. Beni deli ediyo ve ben patlıyorum. Kapının camına vuruyorum. ortada ne cam ne kapı kalıyo tabi. Sadece bileğimde oluşan 3 sayısını mı desem işaretini mi bilemedim bunu ilginç bulmuşumdur hep...
Gelelim diğer mim'e ;
Konu: 1 gün içinde sevdikleriniz için yaptığınız şeyler nelerdir..?
O kadar kolay ki bu soru benim için yanıtlamak hiç bir zamanımı almıycak. Sevdiklerimi düşünüyorum. Kim..? Annem, babam filan da sevsem bişey yapardım değil mi..? Sanırım artık yapmak lazım. onlar için sahiden bişey yaptığım yok. Ye - Yat teknolojisiyle gerçekten onlar için ürettiğim şeyler sıfır. Tükettiklerim pozitif...
... ve geldik Baş Harfi Ğ'nin mimine.
Konu : "Soğuk kış günlerinizdeki bebeklik hatıralarınızı -bebeklik fotoğraflarınızla (isteğe bağlı)- anlatınız."
Anlatiim anlatmasına da neyi anlatiim bilemedim. Hayatımda bir kez memleketime kar yağdı o da tam 6 yaşına falan gelmişti herhalde. Yani düşünün 94'ten bu yana kar yağmamış buraya. Tam da o güne özel fotoğrafım var ama bebeklik değil koskocaman adam olmuşuz 6 yaş ne demek. Diğer türlü zaten soğuk olmuyo buraları. Tek bişey biliyorum bi keresinde soğuk diye kağıt yakmaya çalıştım ama halı yandı. Sonra annem beni öldürdü. O gün bugün bişey yakmam ben ve evde halıya karşıyım. 196o model inançlar işte.
ve Tahtalıköy Belediyesinin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak sizleri mimliyorum;
™ мγdяєaм,
Rosamond,
SmG,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












