Selamün Aleyküm ..! Ay çok mu sönük..? Anken Stein o zaman...
Ben, evet ben. Tekrar ben. Geri mi döndüm dersiniz..? Yoo, only mod matematik...
Marjinal, -4 derece esprilere sahip bendim hep. Özenti değildim ama yalan mı? Chokella bıçaklayan antipatik adam ya da çocuk derdiniz bana. En azından herkes gibi olucam diye kıçımı yırtmadım hiç bir zaman. Şimdi olduğu gibi övünmeyi amaç edinen bir insandım ben. Şunu söylemekle şuan mütevazi oldum biliyorum ama bu cümleyi yazınca mütevaziliğim kalmadı değil mi? (Parantez içinde yazılanı okursanız yeniden toparladığım mütevazilik yine kalmayacak) Okumayın sizde ya da okuyun ne bileyim artık beni birisinin okuyup okumaması süperligden aşşaaa kasımpaşa...
Marjinaldim dedik özenti olmaktan kaçınmaktı sadece. Mesela; twitter, formspring, facebook hesabımı kökten silmeyi başarı olarak gördüm hep. Onca hesap dondurup blowjob yapanlardan, facebook'tan vatan kurtaranlardan uzaklaşmak güzeldi mesela. Tabi bunda sevgilimin payı çok büyük. 8 aydır sizin sosyalleşme olarak gördüğünüz @sosyalleştiren hesaplarım yok benim. Bloglada pek ilgilenmiyorum. Bilirsiniz aşk fedakarlık ister...
You make me this,
Bring me up,
Bring me down,
Playing sweet,
Make me move like a freek,
Mr. Saxo Beat.
Doğma büyüme Paris çocuğu olmadık tabi. Zaz dinlemiyoruz en azından. İzlediğin dizileri say desen Cnbc-e dizilerini bilmem ama bilenler gibi doktorları da izlemem. Fakat bir dizi Kanal D yada Show Tv'de yayınlanıyorsa muhakkak 10 dakika göz atmış ol, asla seyretmiş olma fakat dizi hakkında sayfalarca eleştiri yapabil. Çok gideri var. Muhabbetin artar mesela. Yalnız kalmazsın. Konuşabilirsin insanlarla. Sonra başka ne önereyim ki sana? Ateist ol mesela. Çok kız düşermiş gökten hem yobazda demezler sana. Marjinal, orijinal bi tip olursun. Neyse...
Twitterda, facebook'ta floransa soylularına imrenmişimdir hep. Hani gittiği yerleri anında yazıp hava atma çabalarına giriyorlardı ya o çok hoşuma gidiyordu. Hala var mı bilmiyorum..? @çeşme... Eee..? Eeesi ne abi adam su içiyor işte. Sıçarken de yazmıyorlar mı sanki..? @Bodrum yazıncada bi elinde balta bi elinde odun sabah akşam bodrum katında hayal ederdim onları. Çoğu arkadaşım yapardı bunu. Birisinin sonu hazindi bu konuda. Peki noldu? Askerlik sebebiyle batman'a giden arkadaş facebook ve twitter'ını kapamıştı. @batman yazmak zor muydu o kadar? Daha düne kadar Supermandiniz oysa...
Bi ara da biscolata erkekleri vardı. Kızların yanıp tutuştuğu erkekler. Heh hadi lan ordan hepsi şakirtti aslında. Ee nasıl oluyor? Hani kızlar ateistlerden hoşlanırdı? Yok demek öyle bişey. Denklem şöyle vereyim; Şakirt > Bim > Şölen > Biscolata > Biscolata Erkeği. Zaten şölen değil schoolen olsaydı o reklamda çikolata yerken orgazm geçiren kadınlar olmayacak mıydı..?
İğreniyorum insanlardan. Sizlerden. Sistemden. Siz boka batmış bi dünya sisteminin parçalarısınız. Günü yaşayıp iki gün öncesini unutan insanlarsınız çünkü. Gerizekalı insanlar. Sizden nefret ediyorum. Çok mu ergenim. Yok ben ölmek istemem yinede. Ülkemden nefret ettirdiniz ama. Yaşamak istemiyorum bu ülkede demiycem. İktirip gidin lütfen. Binlerce beyni boş insanın mal gibi yaşamasını istemiyorum. Geberin.
Başkaları için yaşıyorsunuz? Nasıl hala farkında değilsiniz? Haa soracaksın şimi ya sen diye? Birileri için değil sadece biri için yaşıyorum bu dünyada. Sevgilim yani eşim için. Onun için, hanifem için... Bol bol su için...
Formspring etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Formspring etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ağustos 2011 Salı
Birileri Değil Biri İçin Yaşamak...
Ülkerketler:
Aşk,
Ateist,
Bim - Stay in Memory,
Biscolata,
Chokella,
Doktorlar,
Eagle Eye Cherry,
Facebook,
Formspring,
Kanal D,
Kişisel,
Nefret,
Save Tonight,
Saxobeat,
Show TV,
Şakirt,
Şölen,
Twitter
12 Nisan 2011 Salı
@sosyalleştiren Sosyal Ağlar
Hangimizin Facebook hesabı olmadı ki? Hangimiz ilkokul arkadaşını eklemedi? Ekledik te n'oldu? Hangimiz ilkokul arkadaşlarıyla eskisi gibi olabildi tekrardan?
İlk başta bi hevesle eski arkadaşlarımızla konuşmuşuzdur evet ama bu sohbet, mesajlaşma 2 günü geçmedi. "Hacı, canımmm nerdesin sen ya, bi ara görüşelim olur mu?" dediğimiz arkadaşlarımızı 2 gün tanımamazlıktan gelmedik mi? Sonra tekrar kanka olduğumuz arkadaşlarımıza yönelmedik mi sohbette bile? Dikkat edin; işenmeyen duvarlar genelde bugün okulda, işte gördüğümüz arkadaşlarımızın duvarları değil eski arkadaşlarımızdı. Sosyalleştiren internet ağları olarak bilinen bu siteler aslında günlük hayatta konuştuğumuz tiplerden ibaretti.
Artık bir şeyi kabullenmemiz gerekiyor. Facebook, twitter, formspring gibi sosyal ağlar insanları sosyalleştiren oluşumlar olarak bilinse de malesef asosyal toplum düzeninde artış etkisi yaratıyor. İnsanlar bazen kişiliklerini sansürsüz olarak karşı tarafa yansıtırken bazen ise tam tersi sahte kimlik profiline bürünüyor. En yakın arkadaşlarımız bile klavye başına geçince bize farklı görünüyordu.
Sanaldı aslında düşünceler. Hele şu ilişkisi var-ilişkisi yok olay altı yorumları yok muydu? tam bir komedi. Ya da bir çiftin altına yorum yapan kızlar; "cnm ya chok qüzeL çıkmışsınız, çok yakışıyosunuz" diyen tipler...
Örneğin; pembe boklu kız yeni bi sevgiliye başladığında beğenen tipler iki gün sonra ayrıldığında 'en iyisini yaptın canım' deyip iki hafta sonra çiftler tekrar birleştiklerinde ''size de bu yakışır'' diyerek tükürdüğünü yalaması...
Aslında çevremizde ne kadar amele var onu çıkardı facebook bizlere. İnternet ortamında kendisi olmayan tipler, sanal kılıfa bürünmüş arkadaşlar...
Peki ya kendi yorumunu beğenen tiplere ne demeli? Ya da kendi paylaştığını beğenene? Heh. Gülünçtü insanlar gerçekten.
İtiraf edin bildirim geldiğinde hangimiz heyecanlanmadı? Ya benim hakkımda kötü bişey yazan olduysa diye korkanlar bile vardı aramızda. Açarıdınız facebook'u bilmem kaç tane bildirim gelmiş. Heyecanlanıp bakarsınız yarısı oyun daveti. Hatta grup daveti yollayanlar bile vardı sevgilimiz varken...
"Allah ve Atatürk'ü beğenen 9999999999 kişi bulabilirim" sayfalarına üye olanlar...
Fotoğrafımı beğenir misin? diye soran kızlar...
Peki ya Youtube yorumlarına ne demeli? Çalan şarkının adı ne? klişeleşmiş soru cümlesi...
Hiç bir insan gerçekte gördüğüm gibi değildi internette. QWERTY Edebiyatı'nı öğrenen her genç Klavye Delikanlılığına adım atıyor, kendini bi bok sanıp aslında bastırılmış ergen duygularını sergiliyordu bizlere.
Mesela Formspring. Ergen sorularına maruz kalmak...
Bi nevi ego tatmini.
Hiçbir insan gerçek değildi oysa. Mütevazi değildi. Kırıcıydı. Kendini yüksek mertebede gören herşeye yorum yapan, hiçbir şeyi beğenmeyen, herşeye muhalif tiplerdi o insanlar. Saygısızlar...
"Dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diyenler. N'olmuş yani de'yi bitişik yazdıysa? Sen ßeßem yazarken iyiydi ama. Hayat mı kurtardın ikide bir de'yi ayrı yaz diyerek.
Son olarak Twitter; 140 karakterle insanları sınırlandıran, uzun uzun yazıları okunmaz hale getiren tembel işi felsefe yapma yeri. Saçmalık.
Bir sürü arkadaşımız oldu da n'oldu? Followlanmak ya da S.klenmemek...
Sosyalleştirmek mi yoksa Asosyalleştirmek mi?
Bence @sosyalleşmek...
İlk başta bi hevesle eski arkadaşlarımızla konuşmuşuzdur evet ama bu sohbet, mesajlaşma 2 günü geçmedi. "Hacı, canımmm nerdesin sen ya, bi ara görüşelim olur mu?" dediğimiz arkadaşlarımızı 2 gün tanımamazlıktan gelmedik mi? Sonra tekrar kanka olduğumuz arkadaşlarımıza yönelmedik mi sohbette bile? Dikkat edin; işenmeyen duvarlar genelde bugün okulda, işte gördüğümüz arkadaşlarımızın duvarları değil eski arkadaşlarımızdı. Sosyalleştiren internet ağları olarak bilinen bu siteler aslında günlük hayatta konuştuğumuz tiplerden ibaretti.
Artık bir şeyi kabullenmemiz gerekiyor. Facebook, twitter, formspring gibi sosyal ağlar insanları sosyalleştiren oluşumlar olarak bilinse de malesef asosyal toplum düzeninde artış etkisi yaratıyor. İnsanlar bazen kişiliklerini sansürsüz olarak karşı tarafa yansıtırken bazen ise tam tersi sahte kimlik profiline bürünüyor. En yakın arkadaşlarımız bile klavye başına geçince bize farklı görünüyordu.
Sanaldı aslında düşünceler. Hele şu ilişkisi var-ilişkisi yok olay altı yorumları yok muydu? tam bir komedi. Ya da bir çiftin altına yorum yapan kızlar; "cnm ya chok qüzeL çıkmışsınız, çok yakışıyosunuz" diyen tipler...
Örneğin; pembe boklu kız yeni bi sevgiliye başladığında beğenen tipler iki gün sonra ayrıldığında 'en iyisini yaptın canım' deyip iki hafta sonra çiftler tekrar birleştiklerinde ''size de bu yakışır'' diyerek tükürdüğünü yalaması...
Aslında çevremizde ne kadar amele var onu çıkardı facebook bizlere. İnternet ortamında kendisi olmayan tipler, sanal kılıfa bürünmüş arkadaşlar...
Peki ya kendi yorumunu beğenen tiplere ne demeli? Ya da kendi paylaştığını beğenene? Heh. Gülünçtü insanlar gerçekten.
İtiraf edin bildirim geldiğinde hangimiz heyecanlanmadı? Ya benim hakkımda kötü bişey yazan olduysa diye korkanlar bile vardı aramızda. Açarıdınız facebook'u bilmem kaç tane bildirim gelmiş. Heyecanlanıp bakarsınız yarısı oyun daveti. Hatta grup daveti yollayanlar bile vardı sevgilimiz varken...
"Allah ve Atatürk'ü beğenen 9999999999 kişi bulabilirim" sayfalarına üye olanlar...
Fotoğrafımı beğenir misin? diye soran kızlar...
Peki ya Youtube yorumlarına ne demeli? Çalan şarkının adı ne? klişeleşmiş soru cümlesi...
Hiç bir insan gerçekte gördüğüm gibi değildi internette. QWERTY Edebiyatı'nı öğrenen her genç Klavye Delikanlılığına adım atıyor, kendini bi bok sanıp aslında bastırılmış ergen duygularını sergiliyordu bizlere.
Mesela Formspring. Ergen sorularına maruz kalmak...
Bi nevi ego tatmini.
Hiçbir insan gerçek değildi oysa. Mütevazi değildi. Kırıcıydı. Kendini yüksek mertebede gören herşeye yorum yapan, hiçbir şeyi beğenmeyen, herşeye muhalif tiplerdi o insanlar. Saygısızlar...
"Dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diyenler. N'olmuş yani de'yi bitişik yazdıysa? Sen ßeßem yazarken iyiydi ama. Hayat mı kurtardın ikide bir de'yi ayrı yaz diyerek.
Son olarak Twitter; 140 karakterle insanları sınırlandıran, uzun uzun yazıları okunmaz hale getiren tembel işi felsefe yapma yeri. Saçmalık.
Bir sürü arkadaşımız oldu da n'oldu? Followlanmak ya da S.klenmemek...
Sosyalleştirmek mi yoksa Asosyalleştirmek mi?
Bence @sosyalleşmek...
Ülkerketler:
Asosyallik,
Facebook,
Formspring,
Sosyal Ağlar,
Twitter
22 Kasım 2010 Pazartesi
Formspring Mimi
Gönderen : Rory, Kolalı Jelibon
Teşekkürler...
Mimlenen yok dolayısıyla okumanıza da gerek yok sanırım.
Bugün çok yorgunum ve hastayım hiç bir şey de yazamadım (sanki çok meraklıyız sana diyenler sizleri duyuyorum), özürdilerim. Yarın görüşmek üzere.
1.En sevdiginiz kelime; tatlı.
2.Nefret ettiginiz kelime; aga.
3.Ne sizi heyecanlandirir; açıklanmayan sınav sonuçları.
4.Heyecaninizi ne öldürür; yorgunluk.
5.En sevdiginiz ses; sessizliğin sesi.
6.Nefret ettiginiz ses; matkap sesi.
7.Hangi meslegi yapmak istemezsiniz; sağlıçı olmak istemezdim.
8.Hangi doğal yetenege sahip olmak isterdiniz; resim çizebilmeyi.
9.Kendiniz olmasaydiniz kim olmak isterdiniz; soru saçma.
10.Nerede yasamak isterdiniz; İtalya.
11.En önemli kusurunuz; şıpsevdi.
12.Size en fazla keyif veren kötü huyunuz; aşırı sevgi.
13.Kahramaniniz kim; Red Kit.
14.En cok kullandiginiz kötü kelime; mal.
15.Su anki ruh haliniz; bıkkın.
16.Hayat felsefenizi hangi slogan özetler; ye, iç, yat.
17.Mutluluk rüyaniz; yazlığımda içkimi yudumlarken.
18.Sizce mutsuzlugun tanimi; yoksulluk.
19.Nasil ölmek isterdiniz; azrailin kafama vurduğu asasıyla.
20.Öldügünüz zaman Cennete giderseniz Allah'in size ne söylemesini istersiniz; bu da saçma abi.
Teşekkürler...
Mimlenen yok dolayısıyla okumanıza da gerek yok sanırım.
Bugün çok yorgunum ve hastayım hiç bir şey de yazamadım (sanki çok meraklıyız sana diyenler sizleri duyuyorum), özürdilerim. Yarın görüşmek üzere.
1.En sevdiginiz kelime; tatlı.
2.Nefret ettiginiz kelime; aga.
3.Ne sizi heyecanlandirir; açıklanmayan sınav sonuçları.
4.Heyecaninizi ne öldürür; yorgunluk.
5.En sevdiginiz ses; sessizliğin sesi.
6.Nefret ettiginiz ses; matkap sesi.
7.Hangi meslegi yapmak istemezsiniz; sağlıçı olmak istemezdim.
8.Hangi doğal yetenege sahip olmak isterdiniz; resim çizebilmeyi.
9.Kendiniz olmasaydiniz kim olmak isterdiniz; soru saçma.
10.Nerede yasamak isterdiniz; İtalya.
11.En önemli kusurunuz; şıpsevdi.
12.Size en fazla keyif veren kötü huyunuz; aşırı sevgi.
13.Kahramaniniz kim; Red Kit.
14.En cok kullandiginiz kötü kelime; mal.
15.Su anki ruh haliniz; bıkkın.
16.Hayat felsefenizi hangi slogan özetler; ye, iç, yat.
17.Mutluluk rüyaniz; yazlığımda içkimi yudumlarken.
18.Sizce mutsuzlugun tanimi; yoksulluk.
19.Nasil ölmek isterdiniz; azrailin kafama vurduğu asasıyla.
20.Öldügünüz zaman Cennete giderseniz Allah'in size ne söylemesini istersiniz; bu da saçma abi.
Ülkerketler:
Formspring,
Kişisel,
Mim
19 Kasım 2010 Cuma
Transexuallere Hak Vermek
Kadınsan;
Twitterda daha fazla izleyicin olur.
Formspringde soru soranın daha fazla olur.
Bankamatik sırasında önde olursun.
Hiçbir erkeğe seks için para ödemezsin.
''Ayy ben bundan istiyorum'' dediğinde onu alacak enayiniz vardır.
Kıvırtarak konuştuğunda istediğin şeye sahip olabilirsin.
Yüz kişi teklif eder birini seçersin.
Her zaman kontörün vardır yani seni arayan enayilerin vardır.
Satış danışmanları sana kibar davranır.
... ve bu yüzdendir ki taciz edilen de sen olursun.
Gözlemlendi %1oo Çalışıyor...
Coldrain - Die tomorrow
Dinle
Ülkerketler:
Coldrain - Die tomorrow,
Formspring,
Kadın,
Twitter
10 Kasım 2010 Çarşamba
''Nea Mutlu Turkhum Diene..!''
Bugün 1o Kasım.
BlackBerry telefonumun saatine göre 9'a 8 geçe dışardan gelen siren sesiyle uyanıldı.
PHILIPS monitörün power tuşuna basıldı.
Gmail'e bakıldı.
Facebookta zat-i şahsıma yapılan yorumlara karşılık verildi.
Twitter hesabım gereksiz bulunmaktan kapatıldı.
Formspring hesabıma bakıldı.
Msn Messenger açıldı.
Blogspot'a girildi.
Mutfağa gidip Bosch markalı buzdolabının kapısı açıldı.
BlackBerry telefonumun saatine göre 9'a 8 geçe dışardan gelen siren sesiyle uyanıldı.
PHILIPS monitörün power tuşuna basıldı.
Gmail'e bakıldı.
Facebookta zat-i şahsıma yapılan yorumlara karşılık verildi.
Twitter hesabım gereksiz bulunmaktan kapatıldı.
Formspring hesabıma bakıldı.
Msn Messenger açıldı.
Blogspot'a girildi.
Mutfağa gidip Bosch markalı buzdolabının kapısı açıldı.
Pizza Hut'a sipariş verildi.
Colgate diş fırçası ve macunuyla dişler fırçalandı.
Pantene ile saçlar yıkandı.
Adidas marka çoraplar giyildi
Lotto marka ayakkabılar giyildi.
Kipa'ya gidildi.
1.5 Litrelik PEPSI satın alındı.
SAMSUNG marka mp3 player'ın play tuşuna basıldı.
Çalan şarkı otomatikman Yolanda Be Cool & Dcup - We No Speak Americano (fizy) olarak belirlendi ve eve dönüldü...
''Nea Mutlu Turkhum Diene..!''
Mustapha Kemhal Athaturk ( 1881-193∞ )
Colgate diş fırçası ve macunuyla dişler fırçalandı.
Pantene ile saçlar yıkandı.
Adidas marka çoraplar giyildi
Lotto marka ayakkabılar giyildi.
Kipa'ya gidildi.
1.5 Litrelik PEPSI satın alındı.
SAMSUNG marka mp3 player'ın play tuşuna basıldı.
Çalan şarkı otomatikman Yolanda Be Cool & Dcup - We No Speak Americano (fizy) olarak belirlendi ve eve dönüldü...
''Nea Mutlu Turkhum Diene..!''
Mustapha Kemhal Athaturk ( 1881-193∞ )
Sen rahat uyu Atam.
Yaww, yat sen hiç rahatsız olma, biz bakıyoz hepsine.
Hatta bak sen rahat uyu diye yukarıdaki resmini Facebook'ta profil resmi yaptırdı arkadaşlar.
Beğenmediysen değiştireyim.
Neyse bak sayende erken kalktım bugün.
Uykum geldi yine ben uykuya devam.
Gözü açık uykuya...
Uykum geldi yine ben uykuya devam.
Gözü açık uykuya...
5 Kasım 2010 Cuma
Blogirlgiller
Her zaman söylerim yine söylüyorum; blogspot artık eskisi gibi değil afedersiniz kerhane salonuna döndü. Haftada bir mutlaka bi kadın onu bunu yapalım diye mail atıyor. Yapmayın bunu. Erkekler kimin karısı kimin kızı bilip bilmeden millete öyle böyle yorumlar sallıyor. Yaptıklarınız ayıp-günah ya da açıkca söyleyeyim cinayet sebebi. Canı bilmemne isteyen kızlar-erkekler hiç farketmez tekrar ediyorum yapmayın bunu. Önce Facebook'u sonra twitter'ı bu hale getirdiniz. Eksik olmasın formspring zaten öyle. Blogspot'a da bulaştı bu işler. Düşünemiyoum yani bi kızın sevgilisi varken gelip burada başka erkeklerin o yorumlarına mağruz kalması bi de hoşuna gidermiş gibi :P şu hareketleri yapması yok mu beni deli ediyor. Bu blogta kim kiminle ne bok yiyor hepsinden haberim var benim, siz meraklanmayın.
Bloglar kerhane salonuna dönmesin. Sanane milletten diyenler çıkacak biliyorum ama inanın benim sevgilime böyle şeyler yazılsa öldürürdüm o kişileri. Kızlara büyük iş düşüyor. Bunun yeri blogspot değil CAM4'tür. Gidin orda ne bok yiyorsanız yeyin. En azından para kazanırsınız.
Erkekler de milletin karısına, kızına laf atmayı da kessin. Başka sözüm de yok. Hayırlı haftasonları sizlere...
25 Ekim 2010 Pazartesi
Facebook'u İtalyanca Kullanma Sebebim
Facebook'ta bugün Città in cui ti trovi adesso'mu değiştirdim sonra düşündüm ben dinime ne kadar bağlıyım diye oldu olacak Orientamento religioso kısmını da Cristiano olarak değiştirdim. Mutlu muyum, evet mutluyum. Nedeni facebook'u ingilizce kullanıp sözlüklere, bloglara ayy biri beni taglamış diyen kişilerin beni anlayamamış olmasından. N'oldu kızmadınız değil mi ben böyle deyince sizlere. Hayır İngilizce kullan tamam lafım yok da böyle ağzını yamulta yamulta ben feys'te bugün bunu yaptım diyenlere gıcığım var öyle böyle değil ki zaten feys diyenlere de sinir oluyorum.
Gelelim şimdi 2. mevzuya. Dinle beni şimdi. Senin blogun var mı var. Nerde var..? Blogspot'ta değil mi..? Heh, peki sen neden gidip tumblr hesabı alıyosun, bi de orda yazmak istiyosun. Ben seni mi takip edicem bütün gün nerde üyelik aldı bu diye.
Özentilik işte abisi, twitter'da nutellakaşıklamakgibisiyok yazan tipler bunlar.
Sırf size inat italyanca kullanıyorum. 122'de amici'm var.
Şimdi size yine bir beyin jimnastiği...
facebook, twitter, blogspot, formspring, friendfeed, tumblr ve foursquare'nin tema renkleri neden mavi - beyaz..?
Ben nedenini biliyorum. Yine sizler sayesinde öğrendim.
Cevabı bekliyorum.
Google'dan bakmak yok ama...
Youtube'a girebilenler için bu da günün şarkısı ;
Gelelim şimdi 2. mevzuya. Dinle beni şimdi. Senin blogun var mı var. Nerde var..? Blogspot'ta değil mi..? Heh, peki sen neden gidip tumblr hesabı alıyosun, bi de orda yazmak istiyosun. Ben seni mi takip edicem bütün gün nerde üyelik aldı bu diye.
Özentilik işte abisi, twitter'da nutellakaşıklamakgibisiyok yazan tipler bunlar.
Sırf size inat italyanca kullanıyorum. 122'de amici'm var.
Şimdi size yine bir beyin jimnastiği...
facebook, twitter, blogspot, formspring, friendfeed, tumblr ve foursquare'nin tema renkleri neden mavi - beyaz..?
Ben nedenini biliyorum. Yine sizler sayesinde öğrendim.
Cevabı bekliyorum.
Google'dan bakmak yok ama...
Youtube'a girebilenler için bu da günün şarkısı ;
Ülkerketler:
Akon - Angel,
Blogspot,
Facebook,
Formspring,
Friendfeed,
Google,
İngilizce,
İtalyanca,
Tumblr,
Twitter,
Youtube
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





