Sorun yok çünkü her zamanki gibi olmadı. Alıştım artık bu duruma. Olmuyosa uğraşmycaksın. Zaten artık bu konularda emekli olmayı düşünüyorum. Bişey yapmadan nasıl emekli olunur bilmiyorum ama uğraşmıycam artık bi süre. Kimsenin arkadaşı olasım yok benim. Sevgili dediğinle de arkadaş olabilirsin. Mesela konuşabilirsin dertleşebilirsin, beraber ruffles yiyebilirsin, pes oynayabilirsin, alışverişe çıkabilirsin, yürü artık ya eve gidelim diyebilirsin, üzerine ketçap dökebilirsin, saçlarını çekebilirsin + yemek yaparken arkasına sarılabilirsin, gözlerine de bakabilirsin.
Bloglarda görüyorum; kimse benim için şiir yazmadı...
Msnde görüyorum; kimse benim için kendi adıyla benim adımın ortasına kalp koymadı...
Okulumda görüyorum; kimse benim için kantin köşesinde ağlamadı...
Facebookta görüyorum; kimse benim için ilişkisi var yazmadı...
İnternette görüyorum; kimse benim adımı googleda aratmadı...
Kendimden görüyorum; kimse benim için okulunu değiştirmedi...
Çok basit şeyler bunlar, gereksiz belki ama bunları hanginiz birileri için yapmadı..?
Bende sorun var...
Sorunluyum ben...
Pes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ekim 2010 Pazartesi
Kimse Benim İçin...
13 Ekim 2010 Çarşamba
İşletmecilerle Çıkılır, Mühendislerle Evlenilir..!
16 erkek 62 kızlı bi sınıftan,
daha okulun ikinci haftasında güzel ama kaşar bi kızın teklifini reddetmek ( ah şimdi olsa reddedermiyim hem de beyaz tenli ),
ardından bir hafta geçmeden gidip başka bi kıza teklif etmek ( sarışın ),
kıza benden önce teklif eden hıyarın karşı odadaki arkadaşımın çıkması,
bunu öğrendikten sonra aramızdaki nefret voltajının artması gerekirken her ne hikmetse kanka olmamız,
onlar mutlu mesut geçinip giderlerken,
benim bu işten soğuyup kızın yüzüne bakacak halim kalmaması,
derslere gitmeyip arkadaşlarıma kart okuttuğum halde yurtta kalıp ders çalışmam,
bölümümde derece yapmam,
her ne kadar inek sıfatına yakıştırılsam da popülarite oranımı %1o9 civarına çıkarmam,
bu güvenle götümü tekrar şişirip kaldırmam ve bölümümün normal öğretim dahil en güzel 2. kızına teklifte bulunmam ( esmerleri hiç sevmem ama o harikaydı ) ,
yüzüğe ve günün yarısını telefonla konuşmasını dikkat etmemem,
nişanlısı olduğunu öğrenmem,
aman hacı uzak duralım o zaman deyip muhabbeti kesmem,
annemden gelen telefonu yanıtlamak için girdiğim bi sınıfta bölümümden biriyle onu sınıfta basmam,
aşk-meşk işi bana göre değilmiş anlaşılan deyip kendimi rakı-balık'a vermem,
yüksek onur öğrenciliğin evde yaptığı etkiyle biraz daha piçleşmeye başlamam,
bir yaz gecesi Antalyalı bi kıza tutulmam,
yatay geçişle ilk fırsatta dokuz eylül'e gitmem,
Maliye okuyan arkadaşımla bütün gün Pes oynamam,
sınıfımdaki kızlara odaklanamam,
Pes oynarken bu sene Antalya'ya geçiş yap diyen kız arkadaşıma geç mesaj atmam,
bu yüzden yavaşça kendimi ondan soğutmam,
bi kız için bir de Antalya yollarına düşüp yeni bi okula başlamam,
sevgilimin yanında olmama rağmen onunla sadece okulda görüşebilmem (inan kantinde yiyişecek yer bile yok),
onun benden soğumasıyla başlayan benim derslerden soğumam,
ayrıldıktan sonra mal gibi ortada kalmam,
onun 2. dönemde okulu bırakması benimde vizelerde öğrenci kartımı unutmam,
sanki benden kaçıp bu sene Trabzon'da daha iyi bi bölüme başlaması ve benimde tek dersten bir sene daha okuyacak olmam,
''İşletmecilerle Çıkılır, Mühendislerle Evlenilir'' tezini kanıtlayan biri olmam nedeniyle kendimden nefret ediyorum. ( Bazen )
Ya bişey söylüycem o kadar lafın arasından dikkat edeceğiniz şey şu olsun ; Eğer ben size geç mesaj atıyorsam ya da kısa kısa cevaplar veriyorsam bilinki Pes'te biriyle kapışıyorumdur. Sorun bende değil yani. Genelde herkesi yendiğim için Pause'ye basmaya çekiniyorum.He bi de beni 2 üniversite bitiricek İşletmeci yerine Mühendis olarak sayabilirsiniz.
Ekşi Sözlük yazarıyım.
Az çok abazanlığım var.
Pes oynarım.
Çevremde kız yoktur.
Sadece bi kişiyle çıkmak nasip olmuştur.
Tek farkım BJK'li değilim, yani Rocker'da değilim.
Allah bana Mühendis bahtı vermiş, inşallah evlenirkende bu baht değişmez.
Bişey dikkatimi daha çekti, bana hiç sıfır model kız gelmedi ya. Genelde terkedilmiş cinsinden kızlar neden beni bulur ki..? Ne bahtsız adamım ben ya. İntikam tahtası olarak kullanılmak kötü be valla...
Şimdi herkes yazıdan çok yukarıdaki resimi merak ediyo aslında. Ara sıra üstsüz koyarım bilirsiniz bu ara da canım böyle istedi. Ne alakaysa işte. Hoşuma gitti resim. Açılım yapıyorum ya kendi çapımda. Türban açılımı...
daha okulun ikinci haftasında güzel ama kaşar bi kızın teklifini reddetmek ( ah şimdi olsa reddedermiyim hem de beyaz tenli ),
ardından bir hafta geçmeden gidip başka bi kıza teklif etmek ( sarışın ),
kıza benden önce teklif eden hıyarın karşı odadaki arkadaşımın çıkması,
bunu öğrendikten sonra aramızdaki nefret voltajının artması gerekirken her ne hikmetse kanka olmamız,
onlar mutlu mesut geçinip giderlerken,
benim bu işten soğuyup kızın yüzüne bakacak halim kalmaması,
derslere gitmeyip arkadaşlarıma kart okuttuğum halde yurtta kalıp ders çalışmam,
bölümümde derece yapmam,
her ne kadar inek sıfatına yakıştırılsam da popülarite oranımı %1o9 civarına çıkarmam,
bu güvenle götümü tekrar şişirip kaldırmam ve bölümümün normal öğretim dahil en güzel 2. kızına teklifte bulunmam ( esmerleri hiç sevmem ama o harikaydı ) ,
yüzüğe ve günün yarısını telefonla konuşmasını dikkat etmemem,
nişanlısı olduğunu öğrenmem,
aman hacı uzak duralım o zaman deyip muhabbeti kesmem,
annemden gelen telefonu yanıtlamak için girdiğim bi sınıfta bölümümden biriyle onu sınıfta basmam,
aşk-meşk işi bana göre değilmiş anlaşılan deyip kendimi rakı-balık'a vermem,
yüksek onur öğrenciliğin evde yaptığı etkiyle biraz daha piçleşmeye başlamam,
bir yaz gecesi Antalyalı bi kıza tutulmam,
yatay geçişle ilk fırsatta dokuz eylül'e gitmem,
Maliye okuyan arkadaşımla bütün gün Pes oynamam,
sınıfımdaki kızlara odaklanamam,
Pes oynarken bu sene Antalya'ya geçiş yap diyen kız arkadaşıma geç mesaj atmam,
bu yüzden yavaşça kendimi ondan soğutmam,
bi kız için bir de Antalya yollarına düşüp yeni bi okula başlamam,
sevgilimin yanında olmama rağmen onunla sadece okulda görüşebilmem (inan kantinde yiyişecek yer bile yok),
onun benden soğumasıyla başlayan benim derslerden soğumam,
ayrıldıktan sonra mal gibi ortada kalmam,
onun 2. dönemde okulu bırakması benimde vizelerde öğrenci kartımı unutmam,
sanki benden kaçıp bu sene Trabzon'da daha iyi bi bölüme başlaması ve benimde tek dersten bir sene daha okuyacak olmam,
''İşletmecilerle Çıkılır, Mühendislerle Evlenilir'' tezini kanıtlayan biri olmam nedeniyle kendimden nefret ediyorum. ( Bazen )
Ya bişey söylüycem o kadar lafın arasından dikkat edeceğiniz şey şu olsun ; Eğer ben size geç mesaj atıyorsam ya da kısa kısa cevaplar veriyorsam bilinki Pes'te biriyle kapışıyorumdur. Sorun bende değil yani. Genelde herkesi yendiğim için Pause'ye basmaya çekiniyorum.He bi de beni 2 üniversite bitiricek İşletmeci yerine Mühendis olarak sayabilirsiniz.
Ekşi Sözlük yazarıyım.
Az çok abazanlığım var.
Pes oynarım.
Çevremde kız yoktur.
Sadece bi kişiyle çıkmak nasip olmuştur.
Tek farkım BJK'li değilim, yani Rocker'da değilim.
Allah bana Mühendis bahtı vermiş, inşallah evlenirkende bu baht değişmez.
Bişey dikkatimi daha çekti, bana hiç sıfır model kız gelmedi ya. Genelde terkedilmiş cinsinden kızlar neden beni bulur ki..? Ne bahtsız adamım ben ya. İntikam tahtası olarak kullanılmak kötü be valla...
Şimdi herkes yazıdan çok yukarıdaki resimi merak ediyo aslında. Ara sıra üstsüz koyarım bilirsiniz bu ara da canım böyle istedi. Ne alakaysa işte. Hoşuma gitti resim. Açılım yapıyorum ya kendi çapımda. Türban açılımı...
Ülkerketler:
Antalya,
Aşk,
Buca,
DEU,
Eski Sevgili,
İzmir,
Kişisel,
Pes,
Sözlük,
Trabzon,
Türban Sorunu,
Üniversite
10 Ekim 2010 Pazar
Erastus'a İnanmak
Tarih 1o.1o.1o Saat 1o.1o AM sıralarında uyuyor olmam bi nevi Erastus'a kıç çevirmek gibi bişey olsada hani biraz da inanmıyor değilim adamcağıza. Üstad bugünden direkt şöyle bahsetmiş panpa; insan oğlunun yüz yüze konuşmak yerine neredeyse sadece sihirli iplerle konuşmaya başladığı dönem ve yanına da cabası olarak olur mu olur deyip tarihe geçmek için bu günü dünyanın son günü kabul etmiş kendi kafasında...
Altı çizili olan kısımları ele aldığımızda @adam haklı beyler cevabını vermemiz kaçınılmaz oluyor elbet ama yinede Erastus'a inanmanın ''seni leylekler getirdi yavrucum'' lafına inanmaktan farkı olduğunu düşünmek 2o1o Dünyasının Barbunya Adalarında yaşamak gibi bişey aslında.
İç sesin beyinde vocal mix halinde dalgalanarak; ''lan ya bugün dünyanın son günüyse..?'' sorusunu kendinize sorduğunuzda ''the son günde yapılacak en güzel şeyler sizce ne olurdu..?'' anketi hazırlansa eminim verilecek cevaplar aşağıdaki gibi olurdu.
* 1 doğru 4 yanlışı götürür hesabı tövbe edip saat 1o.1o AM'a kadar namaz kılardım...
* Youpornda izlemediğim video varsa izlemeye çalışırdım ...
* Ahirete gitmenin dayanılmaz hafifliğini yaşamak için mentollü Head&Shoulders ile kutsal yerlerimi yıkardım...
* Pes 2o11'i Uninstall ederdim...
Cennet'e giden yolda ahiret memurlarının Türk olma olasılığını düşünürsek benim gerçekten Erastus'a inanmam biraz lüks kaçar çünkü cebimde şuan 12.12 TL, 5252 her yöne sms ve tam olarak 59 dakika bedava konuşmam var ki bunun da cennet kapısını aralayacağını hiç sanmıyorum. Beynin bedava olduğu son günlerde benim için yapılıcak tek şey var o da malesef kpss'ye hazırlanmak.
Günün önemine gelirsek bugün bana yaşamadan yaşlanmayı öğretti açıkcası. Ne demektir yaşamadan yaşlanmak..? Efenim açıkcası 22 yaşındayken 23 yaşımda ne bok olucağımı düşünmeyi bir kenara bırakırsak;
hala üniversite okumak..
ve hala dostoyevski okuyamamak..
ve hala büyük adam olacağına inanmak..
ve hala bakir olmak..
acı ve gerçek olsa da insan Erastus'a da inanmak istiyor hani.
Neyse 1o numara bi günle ilgili size yazacaklarım bu kadar. 11.11 ve 12.12 artık Erastus değil de Erasmus mu olur bilinmez önümüzdeki yazılarda buluşmak üzere. Valla ne yalan söyleyeyim bilmiyorum ama Tanrı sırf hıristiyan arkadaşlarımı göt etmek için dünyayı bugünlerde koparmaz, yani kopacağı varsa da artık kopmaz.
Küçük bi not; küçükken bizimkiler hiç bana, ''seni leylekler getirdi yavrucum'' demedi. Bu yaşta leylek hikayesine bu yüzden inanmaya başladım. Ne zaman o can alıcı soruyu sorsam birbirlerinin yüzüne bakıp gülümseme moduna geçerlerdi. Bende öpüşerek oluyo kesin diyerek komşu kızıyla yoğuşmalı kombi'nin altında test yapıyodum. Ne hikmetse kızın ahını mı aldım bilinmez, o gün bugündür test sürüşüne bile çıkamadım. Halbuki motorlu taşıtlar vergimi aksattığım olmamıştır ya neyse ben şimdi Youporn'a giriyorum 1o.1o AM gibi yataktayım, beklerim...
Resimdeki Sanatçı : İzzet Altınmeşe
Altı çizili olan kısımları ele aldığımızda @adam haklı beyler cevabını vermemiz kaçınılmaz oluyor elbet ama yinede Erastus'a inanmanın ''seni leylekler getirdi yavrucum'' lafına inanmaktan farkı olduğunu düşünmek 2o1o Dünyasının Barbunya Adalarında yaşamak gibi bişey aslında.
İç sesin beyinde vocal mix halinde dalgalanarak; ''lan ya bugün dünyanın son günüyse..?'' sorusunu kendinize sorduğunuzda ''the son günde yapılacak en güzel şeyler sizce ne olurdu..?'' anketi hazırlansa eminim verilecek cevaplar aşağıdaki gibi olurdu.
* 1 doğru 4 yanlışı götürür hesabı tövbe edip saat 1o.1o AM'a kadar namaz kılardım...
* Youpornda izlemediğim video varsa izlemeye çalışırdım ...
* Ahirete gitmenin dayanılmaz hafifliğini yaşamak için mentollü Head&Shoulders ile kutsal yerlerimi yıkardım...
* Pes 2o11'i Uninstall ederdim...
Cennet'e giden yolda ahiret memurlarının Türk olma olasılığını düşünürsek benim gerçekten Erastus'a inanmam biraz lüks kaçar çünkü cebimde şuan 12.12 TL, 5252 her yöne sms ve tam olarak 59 dakika bedava konuşmam var ki bunun da cennet kapısını aralayacağını hiç sanmıyorum. Beynin bedava olduğu son günlerde benim için yapılıcak tek şey var o da malesef kpss'ye hazırlanmak.
Günün önemine gelirsek bugün bana yaşamadan yaşlanmayı öğretti açıkcası. Ne demektir yaşamadan yaşlanmak..? Efenim açıkcası 22 yaşındayken 23 yaşımda ne bok olucağımı düşünmeyi bir kenara bırakırsak;
hala üniversite okumak..
ve hala dostoyevski okuyamamak..
ve hala büyük adam olacağına inanmak..
ve hala bakir olmak..
acı ve gerçek olsa da insan Erastus'a da inanmak istiyor hani.
Neyse 1o numara bi günle ilgili size yazacaklarım bu kadar. 11.11 ve 12.12 artık Erastus değil de Erasmus mu olur bilinmez önümüzdeki yazılarda buluşmak üzere. Valla ne yalan söyleyeyim bilmiyorum ama Tanrı sırf hıristiyan arkadaşlarımı göt etmek için dünyayı bugünlerde koparmaz, yani kopacağı varsa da artık kopmaz.
Küçük bi not; küçükken bizimkiler hiç bana, ''seni leylekler getirdi yavrucum'' demedi. Bu yaşta leylek hikayesine bu yüzden inanmaya başladım. Ne zaman o can alıcı soruyu sorsam birbirlerinin yüzüne bakıp gülümseme moduna geçerlerdi. Bende öpüşerek oluyo kesin diyerek komşu kızıyla yoğuşmalı kombi'nin altında test yapıyodum. Ne hikmetse kızın ahını mı aldım bilinmez, o gün bugündür test sürüşüne bile çıkamadım. Halbuki motorlu taşıtlar vergimi aksattığım olmamıştır ya neyse ben şimdi Youporn'a giriyorum 1o.1o AM gibi yataktayım, beklerim...
Resimdeki Sanatçı : İzzet Altınmeşe
Ülkerketler:
Ahiret,
Cennet,
Günün Önemi,
Headandshoulders,
Kıyamet,
Kpss,
Pes,
Tarih,
Thomas Erastus,
Youporn
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


