Facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2011 Salı

Birileri Değil Biri İçin Yaşamak...

Selamün Aleyküm ..! Ay çok mu sönük..? Anken Stein o zaman...

Ben, evet ben. Tekrar ben. Geri mi döndüm dersiniz..? Yoo, only mod matematik...

Marjinal, -4 derece esprilere sahip bendim hep. Özenti değildim ama yalan mı? Chokella bıçaklayan antipatik adam ya da çocuk derdiniz bana. En azından herkes gibi olucam diye kıçımı yırtmadım hiç bir zaman. Şimdi olduğu gibi övünmeyi amaç edinen bir insandım ben. Şunu söylemekle şuan mütevazi oldum biliyorum ama bu cümleyi yazınca mütevaziliğim kalmadı değil mi? (Parantez içinde yazılanı okursanız yeniden toparladığım mütevazilik yine kalmayacak) Okumayın sizde ya da okuyun ne bileyim artık beni birisinin okuyup okumaması süperligden aşşaaa kasımpaşa...

Marjinaldim dedik özenti olmaktan kaçınmaktı sadece. Mesela; twitter, formspring, facebook hesabımı kökten silmeyi başarı olarak gördüm hep. Onca hesap dondurup blowjob yapanlardan, facebook'tan vatan kurtaranlardan uzaklaşmak güzeldi mesela. Tabi bunda sevgilimin payı çok büyük. 8 aydır sizin sosyalleşme olarak gördüğünüz @sosyalleştiren hesaplarım yok benim. Bloglada pek ilgilenmiyorum. Bilirsiniz aşk fedakarlık ister...

You make me this,
Bring me up,
Bring me down,
Playing sweet,
Make me move like a freek,
Mr. Saxo Beat.

Doğma büyüme Paris çocuğu olmadık tabi. Zaz dinlemiyoruz en azından. İzlediğin dizileri say desen Cnbc-e dizilerini bilmem ama bilenler gibi doktorları da izlemem. Fakat bir dizi Kanal D yada Show Tv'de yayınlanıyorsa muhakkak 10 dakika göz atmış ol, asla seyretmiş olma fakat dizi hakkında sayfalarca eleştiri yapabil. Çok gideri var. Muhabbetin artar mesela. Yalnız kalmazsın. Konuşabilirsin insanlarla. Sonra başka ne önereyim ki sana? Ateist ol mesela. Çok kız düşermiş gökten hem yobazda demezler sana. Marjinal, orijinal bi tip olursun. Neyse...

Twitterda, facebook'ta floransa soylularına imrenmişimdir hep. Hani gittiği yerleri anında yazıp hava atma çabalarına giriyorlardı ya o çok hoşuma gidiyordu. Hala var mı bilmiyorum..? @çeşme... Eee..? Eeesi ne abi adam su içiyor işte. Sıçarken de yazmıyorlar mı sanki..? @Bodrum yazıncada bi elinde balta bi elinde odun sabah akşam bodrum katında hayal ederdim onları. Çoğu arkadaşım yapardı bunu. Birisinin sonu hazindi bu konuda. Peki noldu? Askerlik sebebiyle batman'a giden arkadaş facebook ve twitter'ını kapamıştı. @batman yazmak zor muydu o kadar? Daha düne kadar Supermandiniz oysa...

Bi ara da biscolata erkekleri vardı. Kızların yanıp tutuştuğu erkekler. Heh hadi lan ordan hepsi şakirtti aslında. Ee nasıl oluyor? Hani kızlar ateistlerden hoşlanırdı? Yok demek öyle bişey. Denklem şöyle vereyim; Şakirt > Bim > Şölen > Biscolata > Biscolata Erkeği. Zaten şölen değil schoolen olsaydı o reklamda çikolata yerken orgazm geçiren kadınlar olmayacak mıydı..?

İğreniyorum insanlardan. Sizlerden. Sistemden. Siz boka batmış bi dünya sisteminin parçalarısınız. Günü yaşayıp iki gün öncesini unutan insanlarsınız çünkü. Gerizekalı insanlar. Sizden nefret ediyorum. Çok mu ergenim. Yok ben ölmek istemem yinede. Ülkemden nefret ettirdiniz ama. Yaşamak istemiyorum bu ülkede demiycem. İktirip gidin lütfen. Binlerce beyni boş insanın mal gibi yaşamasını istemiyorum. Geberin.

Başkaları için yaşıyorsunuz? Nasıl hala farkında değilsiniz? Haa soracaksın şimi ya sen diye? Birileri için değil sadece biri için yaşıyorum bu dünyada. Sevgilim yani eşim için. Onun için, hanifem için... Bol bol su için...

12 Nisan 2011 Salı

@sosyalleştiren Sosyal Ağlar

Hangimizin Facebook hesabı olmadı ki? Hangimiz ilkokul arkadaşını eklemedi? Ekledik te n'oldu? Hangimiz ilkokul arkadaşlarıyla eskisi gibi olabildi tekrardan?

İlk başta bi hevesle eski arkadaşlarımızla konuşmuşuzdur evet ama bu sohbet, mesajlaşma 2 günü geçmedi. "Hacı, canımmm nerdesin sen ya, bi ara görüşelim olur mu?" dediğimiz arkadaşlarımızı 2 gün tanımamazlıktan gelmedik mi? Sonra tekrar kanka olduğumuz arkadaşlarımıza yönelmedik mi sohbette bile? Dikkat edin; işenmeyen duvarlar genelde bugün okulda, işte gördüğümüz arkadaşlarımızın duvarları değil eski arkadaşlarımızdı. Sosyalleştiren internet ağları olarak bilinen bu siteler aslında günlük hayatta konuştuğumuz tiplerden ibaretti.

Artık bir şeyi kabullenmemiz gerekiyor. Facebook, twitter, formspring gibi sosyal ağlar insanları sosyalleştiren oluşumlar olarak bilinse de malesef asosyal toplum düzeninde artış etkisi yaratıyor. İnsanlar bazen kişiliklerini sansürsüz olarak karşı tarafa yansıtırken bazen ise tam tersi sahte kimlik profiline bürünüyor. En yakın arkadaşlarımız bile klavye başına geçince bize farklı görünüyordu.

Sanaldı aslında düşünceler. Hele şu ilişkisi var-ilişkisi yok olay altı yorumları yok muydu? tam bir komedi. Ya da bir çiftin altına yorum yapan kızlar; "cnm ya chok qüzeL çıkmışsınız, çok yakışıyosunuz" diyen tipler...
Örneğin; pembe boklu kız yeni bi sevgiliye başladığında beğenen tipler iki gün sonra ayrıldığında 'en iyisini yaptın canım' deyip iki hafta sonra çiftler tekrar birleştiklerinde ''size de bu yakışır'' diyerek tükürdüğünü yalaması...

Aslında çevremizde ne kadar amele var onu çıkardı facebook bizlere. İnternet ortamında kendisi olmayan tipler, sanal kılıfa bürünmüş arkadaşlar...

Peki ya kendi yorumunu beğenen tiplere ne demeli? Ya da kendi paylaştığını beğenene? Heh. Gülünçtü insanlar gerçekten.

İtiraf edin bildirim geldiğinde hangimiz heyecanlanmadı? Ya benim hakkımda kötü bişey yazan olduysa diye korkanlar bile vardı aramızda. Açarıdınız facebook'u bilmem kaç tane bildirim gelmiş. Heyecanlanıp bakarsınız yarısı oyun daveti. Hatta grup daveti yollayanlar bile vardı sevgilimiz varken...
"Allah ve Atatürk'ü beğenen 9999999999 kişi bulabilirim" sayfalarına üye olanlar...

Fotoğrafımı beğenir misin? diye soran kızlar...

Peki ya Youtube yorumlarına ne demeli? Çalan şarkının adı ne? klişeleşmiş soru cümlesi...


Hiç bir insan gerçekte gördüğüm gibi değildi internette. QWERTY Edebiyatı'nı öğrenen her genç Klavye Delikanlılığına adım atıyor, kendini bi bok sanıp aslında bastırılmış ergen duygularını sergiliyordu bizlere.

Mesela Formspring. Ergen sorularına maruz kalmak...
Bi nevi ego tatmini.

Hiçbir insan gerçek değildi oysa. Mütevazi değildi. Kırıcıydı. Kendini yüksek mertebede gören herşeye yorum yapan, hiçbir şeyi beğenmeyen, herşeye muhalif tiplerdi o insanlar. Saygısızlar...

"Dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diyenler. N'olmuş yani de'yi bitişik yazdıysa? Sen ßeßem yazarken iyiydi ama. Hayat mı kurtardın ikide bir de'yi ayrı yaz diyerek.

Son olarak Twitter; 140 karakterle insanları sınırlandıran, uzun uzun yazıları okunmaz hale getiren tembel işi felsefe yapma yeri. Saçmalık.

Bir sürü arkadaşımız oldu da n'oldu? Followlanmak ya da S.klenmemek...

Sosyalleştirmek mi yoksa Asosyalleştirmek mi?

Bence @sosyalleşmek...

9 Şubat 2011 Çarşamba

13 Ocak 2011 Perşembe

Kanuni Yüzyıl (Medeni Kanun)


Bundan 8 sene önce Gülben Ergen'in başrolünü oynadığı Hürrem Sultan dizisini bilirsiniz.

Soruyorum şimdikinden ne farkı var..?

Tek fark; Gülben Ergen Kanuni'nin karşısında göbek-msn-ibo show gibi şovları yapmıyordu.

Yani Muhteşem Yüzyıl dizisi günümüzün cinsellik modasına uygun olarak çekiliyor.

Eee iyi güzel hoş bu beni ilgilendirir mi..?

Zaten bütün diziler öyle değil mi..?

7o milyonun 1o milyonu bu diziye karşı mı..?

Karşı...

7o milyonun 1o milyonu bu diziyi izlemeden Facebook'ta beğendi mi..?

Beğendi...

O zaman sorun ne beyler..?

Sorun ne bayanlar..?

Ne bekliyordunuz Sultan Süleyman Muhteşem olunca evliya mı zannediyordunuz..?

Harem kurup her gece başka kadınla yatağa giren padişahlar değil mi bunlar..?

Evet haklısınız dizi saçma.

Çünkü dizide Sultan Süleyman tüm gününü karı-kızla geçiriyor.

Ne iş var ne güç var değil mi..?

Ama adamlar haklı. Türklerin en çok sevdiği şeydir aşk meşk ki o yüzden reytingler tavan.

Belki de Kanuniden sonra Osmanlının neden duraklama devrine girdiğini gösteriyordur dizi olamaz mı..?

Sonuçta padişahlık babadan oğula geçiyordu öyle değil mi..?

Çocukta babadan ne görüyorsa onu yaparmış.

Sakın itiraz etmeyin.

Ben çocuklarıma bu diziyi izletmem deyip isyan etmeyin.

Madem izletmeyeceksin o zaman kendinde izlemeyeceksin.

Dedik ya babadan oğula diye...

Kanuni şöyleydi böyleydi diyerek saçma sapan konular açmayın.

Biz değil miyiz 11 aylık kardeşini öldürtüp İstanbullu oldu diye Fatih ünvanı veren,

Biz değil miyiz 217 bakire bozup sadrazama genç hünkar diyen,

Biz değil miyiz Kanuni sefer sonrası diğer 3 karısının yanına ilişmeyip Aleksandra ile yattı diye ona sultan ünvanı verdiren...

Gerçi adamın nikahlı karısı.

Ondan önceki Türk kadınları bi imam nihakına verirmiş.

Sağolsun yabancı gelinimiz pardon akllı gelinimiz Hürrem (Haseki) Sultan ilk nikah kıydırtan sultanmış.

Umarım Türk kadınlarına bu dizi bu yüzyılda ders olur.

Hoşuna gitmeyenlere de hayırlı olur...

22 Aralık 2010 Çarşamba

Türk Milletinin Görmeden Beğenme Merakı


Bilmemne Bilmemneoğlu ''Kurtlar Vadisi Filistin, 28 Ocak 2o11'' 'i beğendi.

Bilmemne Bilmemnekızı ''Muhteşem Yüzyıl, 5 Ocak'' 'ı beğendi.

Ebesinin Amcası ''Spiderman IV, 8 Mart 2o11'' 'i beğendi.

Kimim Ben ''Terminatör 5, 14 Nisan 2o11'' 'i beğendi.

...

İbrahim Tatlıseks ''Heri Potır 37, 3o Şubat 2o56'' yı beğendi.

İsimsiz Kahraman 2o16'da Şampiyonlar Liginde Fener'e gol atacak olan oyuncuyu şimdiden beğendi.

Yılların Eskitemediği Forvet ''Recep İvedik 16'nın hiç yayınlanmayan kareleri''ni beğendi.

Formspringteki Anonim ''Cimbom'un Sezon Sonu Alacağı Forvet''i beğendi.

She Guevara  Habibe Teyze'nin Kurabiyesini beğenmesede beğendi.

...

Kendi Yorumunu Beğenen Adam Kemal Tahsildaroğlu'nun vaadetmediği peynirleri beğendi.

Nihat Doğan'ın Beyin Hücreleri Recep Tayyip Erdoğan görünümlü şahini beğendi.

...

30 Kasım 2010 Salı

Fakebook Hesabımı Eklemeyin..!


Blogtaki arkadaşlara duyurulur. Sizi benim fake hesabım eklerse kabul etmeyin. Blogtan tanıdığım 2 arkadaşı ekleyip sarkıntılık yaptığını öğrendim. Benim gerçek hesabım; facebook.com/8exen8 linkine bağlantılıdır. Diğerini şimdi göremiyorum, engellemiş sanırım beni ama herhangi bir isimle kayıtlı değil profil numarası vardı ona eminim. Açanın kim olduğunu biliyorum ağzına da sıçacam tabi. He bu arada beni engellemeden önce gördüğüm kadarıyla yukarıdaki fotoğrafımı kullanıyordu. Linke bakmadan benim olduğuma inanan arkadaşlara soruyorum beni hiç mi tanımıyorsunuz sanki.

Kimim ben..?

Endülüsün başkentinde doğup hiç göremediği o toprakların hayaliyle yaşayan, sıcak denize aşık, adam gibi sevip erkek gibi sevemeyen, MJ'in hala yaşadığı zanneden, şuan dünyanın en yetenekli futbolcunun Diego Perotti olduğunu düşünen, Nutella ve Coca-Cola'ya inat Chokella ve Pepsi manyağı olan, sevinçten ilk kez Arsenal'in son şampiyonluklarında ağlayan, müziksiz bir hayatı düşünemeyen, çan, mızıka ve kilise orgunun sesine hasta olan, gündüz uyuyup geceleri bilgisayar başında vakit geçiren, bazen cinlerle dalga geçip onlarla kavga eden, UFoların insan olduğuna inanıp bizim geleceğimizden geldiklerini zanneden, tenise başlasa hala dünya şampiyonu olabileceğine inanan, saman alevi, hırçın, asi bir ruha sahip olan, kontörünü aldığı gün bitiren, kekikli Ruffles'ın tadını unutamayan, opel vectra ve yazlık hayalleri kuran, facebook'ta yazılarının sonuna daima smiley koyan biriyim ben.

24 Kasım 2010 Çarşamba

El - Fatiha


Öğretmen masasının önünde oturan gözlüklü-bıyıklı kız gibi o kadar güzel bi yazı yazmıştım ki blogumun oyununa gelip kaydetmeden çıkış verdim. Hatta o kadar güzeldi ki öğretmenler gününün anlamını bilmeden karı - koca öğretmenlik yapıp ''çift maaş bize yetmiyo yeaa, asgari ücretin 16 katı maaş istiyoruz biz'' diyenler bile vardı. O yüzden tekrar onlara bulaşmadan konuyu kapatalım. Başöğretmen Mustafa Kemal'e burdan selam edelim ama selamımız facebook'ta profil resmi değişikliği ve duvarlara işemek olmasın. Ben bu dünyada 2 kişi için Fatiha okumazdım. Biri Michael Jackson diğeri Mustafa Kemal. Hep derlerdi ki; ''o ölmedi kalbimizde yaşıyor'', o yüzden 1o Kasım'da kimse ona Fatiha okumadan çelenk bırakıp çıkıyor. Meğer o çoktan ölmüş ama bi Fatiha okuyanı bile yok. Başöğretmen için El - Fatiha...

20 Kasım 2010 Cumartesi

Arkadaşa Hitap Şekilleri

Kanka : Ruhsar adlı dizide türemiştir. Kelime; liselilerin azğında genelde online oyun oynayan tiplerde kullanılır. Örn; Metin 2, Silkroad

Facebook profil resimleri : Sinema afişleri ve oyunlardaki karakterleri olabilir.

Söylenme Şekli : Kaçıyoz kanka geliyon mu..?

Aga : Üniversiteli olmanın ayrıcalığını kullanmak için türetilmiştir. Playstation meraklılarında sıkça kullanılan hitap şeklidir. Beleşçidirler. Genelde kızlardan ders notlarını alarak sınavlara hazırlanırlar.

Facebook profil resimleri : Elde Efes Pilsen olabilir, resmin daha büyük yaşlarda görülmesi kişinin ergenliği atlatamadığını gösterir.

Söylenme şekli :  hLL ( helal ) aga kaptın manitayı, Aga aldın mı kızdan notları..?

Hacı :
Eğer bu terimi bi kız kullanıyorsa bilin ki erkeklere fazla yaklaşmak istediğindendir. Kısacası kanka ayağına yatan kız bu terimi kullanır ve futbol meraklısı da olabilir. İddaa ve Pes oynayabilirler.

Facebook profil resimleri : Boydan çekilmiş bir fotoğrafları ve yahut aynı şekilde anonim bir genç kız resmi olabilir.

Söylenme şekli : Hacı naber..? Gel bi Pes atak.

Hafız : Tam olarak satanist olmasalarda genelde rocker gençlik tarafından kullanıldığı görülür. Efes Pilsen yerine Tuborg bardaklarını tercih ederler. Resimlerine ulaşabilirseniz içlerinde süt bile olabilir. Votka tercihleridir. Genelde yancı tiplerdir. Uyuşukturlar. Hava - civa modundadırlar. Palavra yetenekleri de oldukça gelişmiştir.

Facebook profil resimleri : Klasik müzik dinleme özellikleri de vardır. Mozart onların baş tacıdır. Tuborg bardağı ve ellerindeki gitarlı fotoğraflarını profil resmi yaptıkları fazla sık rastlanmaz.

Söylenme şekli : Hafız sizin ev boş mu be..? (Yalvarma tonuyla) Benim kız gelecek de...

Dostum : Her ortamda söylenmez. Süleymancıların kumaş pantalon giyenleri arasında sıkça rastlanır. Kot pantalon giyenleri varsa genelde kanka kelimesini kullanabilirler. Rihanna, Shakira onların vazgeçilmez isimleridir.

Facebook profil resimleri : Ağızda sigara, peder malı fiat otomobil ve türbanlı bi manita.

Söylenme şekli : Dostum akşam geliyo musun bugün Perşembe.

Kanki : Kanka'dan farkı genelde emo kızlarda kullanılmasıdır. Kanki'den sonra size hitap etme şekilleri biraz daha yakınlaşır. Örn; Bebem. Tamamiyle özentidirler. Eski tikyy bozmalarıdır. Dini inançları Teisttir. Facebook'a göre 36'ya yakın kardeşleri olabilir. Amy Winehouse, Muse, Evanescence her zaman şarkı listelerinde olan sanatçılardır. Eğer ergense The Young and the Hopeless dinyelebilirler.

Facebook profil resimleri : Emovari, gotik ve dinledikleri grupların albüm fotoğrafları ve cep telefonlarıyla aynadan yansıyan fotoğrafları olabilir.

Söylenme şekli : Yaa kanki hadi işte gidelim.

Panpa :
kanka > qanqa > panpa inci sözlük türemesi olup günümüzde liselilere özenen üniversitelilerin kullandığı hitap şeklidir. Gruplara takılmayı sever. ''Çarşı alayına karşı'' onların yaşam felsefesidir. Panpi ve panpiş olarak kullanımları mecvuttur. 2oo7 yılında emoların ağzında olan hitap şekli ilk başlarda tutmamıştır ama inci sözlük yaygınlaşmasında büyük rol oynamıştır.

Facebook profil resimleri : Siyah - Beyaz olmak şartıyla Mustafa Kemal, Kazım Koyuncu bile olabilir.

Söylenme şekli : Nasılsınız panpişler (cicişler)..?

Kardeşim :
İlk olarak 9o'lı yılların Amerikan filmlerine özenen rap - hiphop müziğine ilgi duyan gençlerde moruk kelimesinin kullanılmasıyla başlamıştır. Ancak Sagopa Kajmer'in bu hitap şeklini beğenmemesi onun yerine kardeşimi tercih etmesi yerine çoğu lise gençliğinde kullanılan hitap şeklidir. Genelde fotoğraf yarışmalarına katılan tiplerdir.

Facebook profil resimleri : Sırt çantalı ve şapkalı olmak üzere kendilerinin fotoğraflarını koyarlar.

Söylenme şekli : Ohww kardeşim nassın..?

Abi : Kendini bişey zanneden erkek özentisi çeşitli kelimeler , hal ve harekelerle tamamen bir erkek özentisi olan kız arkadaşlarımızın ağzına yapışmıştır. Harbi kız olucam diye götünü yırtan bu tiplerin sevgilileri olmadığından bu tavra girebilirler. Erkek kullanıyorsa küçüğe - büyüğe sevgi ve saygı kaynaklıdır. Her zaman DJ modundadırlar.

Facebook profil resimleri : Her zaman 3 erkeğin içinde abileyen 1 kızın resmini görmek mümkündür.

Söylenme şekli : Abi nasıl yapmışlar onu yeaa, sen de gördün mü..?

Arkadaşım :
Hiç bir zaman arkadaşa - dosta hitap edilecek bir söylem değildir. Genelde tartışma ve kavga sırasında tanınmayan kişiye söylenir. Herhangi bir kişiye ait olmamasından dolayı Facebook'taki herhangi bir kişi de olabilir.

Söylenme şekli : Arkadaşım sen kendini ne sanıyosun..?

Başka bir analizde görüşmek üzere...

10 Kasım 2010 Çarşamba

''Nea Mutlu Turkhum Diene..!''

Bugün 1o Kasım.
BlackBerry telefonumun saatine göre 9'a 8 geçe dışardan gelen siren sesiyle uyanıldı.
PHILIPS monitörün power tuşuna basıldı.
Gmail'e bakıldı.
Facebookta zat-i şahsıma yapılan yorumlara karşılık verildi.
Twitter hesabım gereksiz bulunmaktan kapatıldı.
Formspring hesabıma bakıldı.
Msn Messenger açıldı.
Blogspot'a girildi.
Mutfağa gidip Bosch markalı buzdolabının kapısı açıldı.
Pizza Hut'a sipariş verildi.
Colgate diş fırçası ve macunuyla dişler fırçalandı.
Pantene ile saçlar yıkandı.
Adidas marka çoraplar giyildi
Lotto marka ayakkabılar giyildi.
Kipa'ya gidildi.
1.5 Litrelik PEPSI satın alındı.
SAMSUNG marka mp3 player'ın play tuşuna basıldı.
Çalan şarkı otomatikman Yolanda Be Cool & Dcup - We No Speak Americano (fizy) olarak belirlendi ve eve dönüldü...


''Nea Mutlu Turkhum Diene..!''
Mustapha Kemhal Athaturk ( 1881-193∞ )

Sen rahat uyu Atam.
Yaww, yat sen hiç rahatsız olma, biz bakıyoz hepsine.
Hatta bak sen rahat uyu diye yukarıdaki resmini Facebook'ta profil resmi yaptırdı arkadaşlar.
Beğenmediysen değiştireyim.
Neyse bak sayende erken kalktım bugün.
Uykum geldi yine ben uykuya devam.
Gözü açık uykuya...

7 Kasım 2010 Pazar

Nthelyia Bağlantımı Beğenince Mutluluktan Orgazm Oldum

Geldim, yorgunum. Ellerim mandalin-a kokuyor. Ben bu postu yazıyorum. Canım sıkılıyor. 1 saatlik uykuyla duruyorum. Yüzüm bembeyaz. Vampire dönüşme : kalan dakika 36 dakika 12 saniye. Karşı komşum villasında pirzola yapıyor. Uyumak istiyorum derken 5 dakika önce Facebook'a giriyorum, dün paylaşmış olduğum videonun 8 kişi tarafından beğenildiğini görüyorum. Sadece bir kişi dikkatimi çekiyor. Dikkatimi çeken Polonyalı kız arkadaşımın Avustralyalı gencin müslüman olma hikayesini beğenmiş olması...

Olayı açarsak;

''Nthelyia falan filan ki senin bağlantını beğendi.'' deyince kendimi birden abazan gibi hissettim. Neymiş o bağlantı dedim, üzerine tıklamadım, heyecana gelip duvarımda olan seksi kliplere baktım aradığımı bulamadım. Meğer bizim Nthelyia ahanda bu videoyu beğenmiş.

5 Kasım 2010 Cuma

Blogirlgiller

Her zaman söylerim yine söylüyorum; blogspot artık eskisi gibi değil afedersiniz kerhane salonuna döndü. Haftada bir mutlaka bi kadın onu bunu yapalım diye mail atıyor. Yapmayın bunu. Erkekler kimin karısı kimin kızı bilip bilmeden millete öyle böyle yorumlar sallıyor. Yaptıklarınız ayıp-günah ya da açıkca söyleyeyim cinayet sebebi.

Canı bilmemne isteyen kızlar-erkekler hiç farketmez tekrar ediyorum yapmayın bunu. Önce Facebook'u sonra twitter'ı bu hale getirdiniz. Eksik olmasın formspring zaten öyle. Blogspot'a da bulaştı bu işler. Düşünemiyoum yani bi kızın sevgilisi varken gelip burada başka erkeklerin o yorumlarına mağruz kalması bi de hoşuna gidermiş gibi :P şu hareketleri yapması yok mu beni deli ediyor. Bu blogta kim kiminle ne bok yiyor hepsinden haberim var benim, siz meraklanmayın.

Bloglar kerhane salonuna dönmesin. Sanane milletten diyenler çıkacak biliyorum ama inanın benim sevgilime böyle şeyler yazılsa öldürürdüm o kişileri. Kızlara büyük iş düşüyor. Bunun yeri blogspot değil CAM4'tür. Gidin orda ne bok yiyorsanız yeyin. En azından para kazanırsınız.

Erkekler de milletin karısına, kızına laf atmayı da kessin. Başka sözüm de yok. Hayırlı haftasonları sizlere...

25 Ekim 2010 Pazartesi

Facebook'u İtalyanca Kullanma Sebebim

Facebook'ta bugün Città in cui ti trovi adesso'mu değiştirdim sonra düşündüm ben dinime ne kadar bağlıyım diye oldu olacak Orientamento religioso kısmını da Cristiano olarak değiştirdim. Mutlu muyum, evet mutluyum. Nedeni facebook'u ingilizce kullanıp sözlüklere, bloglara ayy biri beni taglamış diyen kişilerin beni anlayamamış olmasından. N'oldu kızmadınız değil mi ben böyle deyince sizlere. Hayır İngilizce kullan tamam lafım yok da böyle ağzını yamulta yamulta ben feys'te bugün bunu yaptım diyenlere gıcığım var öyle böyle değil ki zaten feys diyenlere de sinir oluyorum.

Gelelim şimdi 2. mevzuya. Dinle beni şimdi. Senin blogun var mı var. Nerde var..? Blogspot'ta değil mi..? Heh, peki sen neden gidip tumblr hesabı alıyosun, bi de orda yazmak istiyosun. Ben seni mi takip edicem bütün gün nerde üyelik aldı bu diye.

Özentilik işte abisi, twitter'da nutellakaşıklamakgibisiyok yazan tipler bunlar.

Sırf size inat italyanca kullanıyorum. 122'de amici'm var.

Şimdi size yine bir beyin jimnastiği...

facebook, twitter, blogspot, formspring, friendfeed, tumblr ve foursquare'nin tema renkleri neden mavi - beyaz..?

Ben nedenini biliyorum. Yine sizler sayesinde öğrendim.

Cevabı bekliyorum.

Google'dan bakmak yok ama...

Youtube'a girebilenler için bu da günün şarkısı ;

24 Ekim 2010 Pazar

Fotoğraf Korkum ve Hocamın Metallica Aşkı

Bir hafta önce babaannemin Merlin aşkından bahsediyordum ki bu hafta lisede müdürümüz olan hocamın Facebook'ta Metallica'nın konserler görüntülerini paylaştığını gördüm. Hocam aynı zamanda dedemin ilk okuldan sıra arkadaşı olur. Siz düşünün artık kaç yaşında olduğunu. Şuan kendisinin özel okulu war. Demek insan özel okula sahip olunca Metallica bile dinleyebiliyor. Ben sewmem Metallica, bu postu okurken de bunu dinlemenizi istiyorum ;  Philip Glass - Metamorphosis Ağır kaçabilir sonuçta gece yazılmış bi yazı bu.

Bugün eski resimlerime baktım, en son doğru düzgün fotoğrafımı 2 sene önce çekilmişim. Facebook'ta soruyolardı meraklı insanlar, fotoğraf albümünü ne zaman açıcaksın, görmek istiyoruz derlerdi. Halbuki size ne. Anlayamıyorum aslında, yani ben kimseninkine bakmam, girerim, beğendiğim video olursa paylaşır çıkarım. Kimse de beni dürtmez. Belki de sizden daha fazladır ordayım ben 4 sene oldu, 4 senede 1 kişi dürtmüştür. Eziklik gibi hissettim bunu söyleyince ama diğer türlüsü zaten bana komik geliyor. Twitter'da söylemiştim bunu bi ara; Face'de dürterler, Msnde titretirler, yanlarında olsam ellerler mi diye..? İnsanlar gerçekte yapamadıklarını sanal da yapmaya çalışıyor herhalde. Neden resim çekilmiyorum bunu merak ediyordunuz sizde değil mi..? 2 sene önce fotoğraf makinemi ona verdim hediye olsun diye, onu bilmiyorum ama ben yalnız başıma pek fotoğraf çekilmezdim, sevmem de. Onunla çekilirdik işte. O gün bugündür çekilmiyorum. 2o sene sonra çocuklarım bana sorucak; baba neden senin resmin az..? Ben söyleyemiycem tabi bunu. Aptal saptal 2-3 fotoğrafım var işte. 4 sene önce bi korku filmi çekmiştik kardeşimle. Yüzümüzü boyamıştık. Gerçekten çok çirkindim o gün ben bile kendimden korkmuştum. O resmi paylaşmak istedim sizlere...


Aslında size bir şey söyleyeyim mi artık resim çekilirken korkuyorum. Aynaya bakıyorum kendimi beğeniyorum, gidip makineyi elime alıp resmi çekiyorum ama onu kaydetmeden siliyorum. Aynalar bana yalan söylüyor.

19 Ekim 2010 Salı

Facebook Yorum Meraklıları

Dün gece uyuyamama rekoru kırdım adeta. Saat 1'de yatağa girip 6'da uyumak kötü bişey demiycem çok çabuk geçti ve nedense 3 saatlik uyku yetti. Ayrıca mutlu kalktım yatağımdan. Çayımı hazırladım internetin başına geçtim, facebook'u açar açmaz şok oldum. Dün ben blogtan tanıdığım arkadaşlarım duvarına bi yazı yazdım işte siz birbirinizi tanıyorsunuz ama burda bilmiyorsunuz gibilerinden. Kardeşim dediğim bi hayvan ise bu arkadaşlara liseli ergen bana ise gerizekalı olarak hitap etmiş. Aramızda liseli yoktu ama kimin liseli olduğunu sanırım duvar yazısına yaptığı yorumla belli etti. Sen kimsin ki şerefsiz herif tanıyo musun ki o insanları da gelip yorum yazıyosun. Şimdi onun yüzünden küçük duruma düştüm moralim bozuldu. Kendisini edebiyen tarih sayfalarına gömsem de canımı sıktı it. Bunu bi insan neden yapar. Pardon insan dedim bi hayvan neden yapar. Bi de şöyle yazmış; siz buna bakmayın kızlar kendisinin deli raporu falan filan var gibi aptal saptal laflar. Halbuki aramızda blogtan tanıdığım bi abimiz de vardı. Amacı ne olabilir..? Dikkat çekmek mi..? Kendisine mesaj atıcam şimdi. Eğer böyle yorumlar yapmak istiyosa Youtube'a girsin. Şu karikatürdeki yorumlar ona yakışıyo sahiden.

Sizi uyarıyorum arkadaşlar Facebook'ta 3 çeşit yorum meraklısı insan var ve bunların hepsi kıskanç insanlar. Birbirlerini çekemeyen kişiler.

Mesela fotoğrafınız varsa facebookta ki benim resmim azdır ama başkalarından biliyorum. Yorum meraklısı arkadaşları birer örnekle açıkliim sizlere.

Helal kankama be..!, Yakışır adamıma..! gibi yorum yapanlar mutlaka sizden aynı yorumları bekler. Bu yorumu yapan adamın fotoğraflarını en azından beğenmeniz lazım yoksa sizin peşinizi bırakmaz.


Ayy birbirinize çok yakışıyosunuz..! gibi yorum yapan kızlar var mı aramızda bilmiyorum ama yapmayın. Çok sahte, banel konuşuyosunuz çünkü. Yakışmadıklarını onlarda biliyor. 2 gün sonra fotoğraf değişiyo başkasının elini tutarken çekilmiş bi resmin altına yine aynı yorumu yapmak komik duruma düşürüyo sizleri.

Son yorum meraklısı arkadaşlara örnek ise bugün yazıma yorum yapan şahsiyetsiz insan tiplerini verebiliriz. Bencildirler, kıskanırlar, kendilerini ön plana çıkarmayı isterler. Sizi arkadaşlarınız önünde küçük düşürebilirler. Yavşaktırlar vs...

Mutluluğumu bozdu it. Neyse bugün bi parça rastladım. Alors On Danse'ı biliyorsunuzdur. Bu da onun canlı senfonik versionu. Bence güzel olmuş...

18 Ekim 2010 Pazartesi

Kimse Benim İçin...

Sorun yok çünkü her zamanki gibi olmadı. Alıştım artık bu duruma. Olmuyosa uğraşmycaksın. Zaten artık bu konularda emekli olmayı düşünüyorum. Bişey yapmadan nasıl emekli olunur bilmiyorum ama uğraşmıycam artık bi süre. Kimsenin arkadaşı olasım yok benim. Sevgili dediğinle de arkadaş olabilirsin. Mesela konuşabilirsin dertleşebilirsin, beraber ruffles yiyebilirsin, pes oynayabilirsin, alışverişe çıkabilirsin, yürü artık ya eve gidelim diyebilirsin, üzerine ketçap dökebilirsin, saçlarını çekebilirsin + yemek yaparken arkasına sarılabilirsin, gözlerine de bakabilirsin.

Bloglarda görüyorum; kimse benim için şiir yazmadı...

Msnde görüyorum; kimse benim için kendi adıyla benim adımın ortasına kalp koymadı...

Okulumda görüyorum; kimse benim için kantin köşesinde ağlamadı...

Facebookta görüyorum; kimse benim için ilişkisi var yazmadı...

İnternette görüyorum; kimse benim adımı googleda aratmadı...

Kendimden görüyorum; kimse benim için okulunu değiştirmedi...

Çok basit şeyler bunlar, gereksiz belki ama bunları hanginiz birileri için yapmadı..?

Bende sorun var...

Sorunluyum ben...

16 Ekim 2010 Cumartesi

Sprite ve Babannemin Merlin Aşkı

Bende sizin gibi normal bi insan olduğum için ara ara ev gezmelerine gitmek zorunda kalıyorum. Ev gezmesi derken babaannemlere gittik bugün. Zaten anneannem ve babaannemden başka kimsemiz yokta lafın gelişi işte. Şimdi babaanne deyince mutlaka sizin babaanneniz gibi bi babaanne canlanıyor kafanızda ama malesef öyle değil. Tabi farklı bi büyükanne olması benim canımın sıkılmayacağı, kös kös oturmuycağım anlamına gelmez. Çünkü muhabbetimizin olması imkansız.. Sadece o benim cebime para atıcağı zaman konuşuruz. Bi de halam vardır onunla yaşayan. Cimrinin önde gidenidir tabi. Onu da söylemezsem rahat edemezdim açıkcası.

İşin özüne dönersek bir tek babaannemle değil annem, babam ve kardeşlerimle de muhabbetim olmaz. Nedeni şu;

Babaannem

İzlediği Dizi(ler); Merlin

Annem


İzlediği Dizi(ler); Merlin, Vampir Diaries

Babam

İzlediği Dizi(ler); Merlin, Vampir Diaries, Kurtlar Vadisi Pusu

Halam

İzlediği Dizi(ler); Hanımın Çiftliği

Kardeşim

İzlediği Dizi(ler); Öyle Bir Geçer Zamanki, Geniş Aile

Şimdi soruyorum sizlere bende mi bi sorun var yoksa seçilmiş bi insan mıydım..? İnsanın babaannesi Merlin izler mi..? Tamam izliyosun arada srada ne bileyim Lale Devri bak Deli Saraylı bak ama Allah aşkına Merlin'i konuştular ailecek ve ben şaşkın gözlerle baktım kaldım. Hadi onu da geçtim. İnsanın 15 yaşındaki erkek kardeşi Öyle Bir Geçer Zamanki izler mi..? Anlayamıyorum ve bir tek ailem değil kimseyle sohbet edemiyorum. Zaten yalnızım bi hoşlandığım kız var o da benden hoşlanıyo biliyorum, seviyorum çok iyi ve çok güzel kız ama gel gelelim bana yüz vermiyo. Tamam çok aceleciyim ama o beni benim onu tanıdığımdan daha çok tanıyo. Aradığım, ilerde mutlu olucağım, hayallerimdeki kadın inanın o. Allah'ıma dua ediyorum günler çabuk geçsin diye ve artık onun sayesinde tekrar kendime hedef koydum. İnşallah herşey istediğim gibi olur. Ah bi de mesaj atsa şimdi. Konuşsa benimle yeniden...

Her neyse eve dönüyordum tek başıma, karşımda 4 kız üzerime doğru geliyor, tabi gözlerimi çeviririm öyle kimselere de bakmam. Yüzlerini cinslerini görmedim ama ağızlarından çıkan sözler, bağırışlar midemi bulandırdı açıkcası. Sebebi; küfür.

Küfür : sigara gibi kızların ağzına yakışmayan uygunsuz cümlelerdir.

Erkeklere çok mu yakışır..?

Hayır tabiki de ama erkeklerin en azından söylediklerini gerçekleştirme ihtimali vardır ama kızların alt yapılarının duruma müsait olmaması kısacası tesis yetersizliğinden dolayı kızlar için gerçekten gereksiz cümlelerdir.

Atalarımızın bi sözü var ki tam bu konuya cukka gibi oturur; yiyemeyeceğin muzu ağzına alma..!

Messenger listemde bir sürü kişi var ve online olduğumda neden yazmıyorsun diye soruyorlar. Kimseye yazmıyorum deyince de ben herkes miyim diye alınmıyorlar mı..? Offf gerçekten offf. Şimdi birinden hoşlandıgımı da duydunuz ya bütün günümü ona harcadıgımı düşünürsünüz. Neyse siz böyle düşünün. İtiraf ediyorum ben birini bulunca tüm arkadaşlarını satan biriyim ama bundan pişman değilim. Pişmanlığı sadece ayrılınca yaşarım. İnşallah bir kez daha yaşamam. Çünkü artık gerçekten kaldıramam. Tabi daha ortada fol yok yumurta yok ben kendi kendime gelin güvey oluyormuş gibiyim ama olucak ben eminim. Seviyorum lan..! Seviyosam benimsin. Ben kolay kolay sevmem. Ben kolay kolay istemem kimseyi.

''Öyle herkesi sevmeyeceksin.. 'Seviyorum' demeyeceksin ! 'Seni seviyorum' diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin.''

[Facebook Şairi Can Yücel]

Sabredicem...

Not: Tam kaydı yayınla derken Winamp'ın içine tüm müziklerimi attım. Listemde 13.902 mp3 içinden yanlışlıkla bir tanesini sildim. Silinen parça BeeGees'ın hiç bilmediğim daha önce hiç dinlemediğim bi şarkısıydı ama ben o silinen şarkı yüzünden dolayı müzik listemi silip bir daha oluşturdum. Sorunlu muyum..? Evet öyleyim. Ne derler; pire için yorgan yakmak...

2. Not: Şuan bana bitanem dedi...!

Çok mutluyum lan, kaçtım ben :P

3. Not: Sprite

Bunun ne olduğunu şuan kızlar bilmiyor ama erkekler anlar. Facebook şuan Cola, Fanta, Sprite'la dolu.
Cevabı bu postta saklı ama...

14 Ekim 2010 Perşembe

Aklıma Takılanlar ve Söylemek İstediklerim

Fas'ın eski krallarından Muley İsmail'in 548'i erkek 34o'ı kız olmak üzere tam tamına 888 çocuğu varmış. Şimdi neden 889 değil de 888 onu hiç sorgulamadan kafa yapısının benimkine uygun olduğunu düşünebilirsiniz. Krallık kurmak böyle bişey olsa gerek. Boşuna dememişler demekki bu lafı. Bizde de vardır böyle 217 bakire bozupta tarihe geçen sadrazamlarımız. Neyse onu boşverin şu adama takıldım. Siz gece gece mutlu mesut yatağınızda uyurken ben burda kendimce garip tezler ortaya attım.

Bi insanın 888 çocuğu varsa bu demek olur ki;

888 Farklı Kadın  ≥  888

888 Aynı Kadın  =  888

Bu iki ihtimalin de gerçekşme olasılığı  % Sıfır tabi. Mutlaka ama mutlaka bi kadından ikiz-üçüz ve yahut dokuz çıkmıştır.

Neyse sonuç itibariyle bu adamın sperm bankası gibi olduğunu düşünebiliriz.

Adamın sapık olduğu belli de rüyasında gördüğü ya da hayal ettiği çocuğu mu yapmak istemiştir acaba...

Bi insan hayatı boyunca kaç kez o işi yapar..? Bu da merak konusu.

Konuyla hiç bir alakası yok ama Facebook'taki 3688 arkadaşı olan fakegirl hesabımdan kendimce bi araştırma yaptım.

Sadi Sirazi'nin dediği gibi ''aşka uçma kanatların yanar'' sözünü duvarıma işedim, 8 beğenen oldu.

Mevlana'nın ''aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar?'' sözünü yazdığımda 9 kişi beğendi ve 6'sı aynı kişiydi.

Yunus Emre'nin ''aşka vardıktan sonra kanadı kim arar?'' sözünü bir ertesi gün yazdığımda 8 kişi beğendi ve 4'ü aynı kişiydi.

Demet Akalın'ın şarkısından; ''aşkın açamadığı kapı, kanatlanıp uçamadığı yer mi var?'' sözünü duvarıma yapıştırdığımda 3 kişinin beğendigini ve 3 kişinin daha önceki sözleri beğenenlerin olduğunu gördüm.

Sizce durum biraz garip değil mi..? Sonuçta hepsi konusu aynı ama görüşleri farklı olan şeylerden bahsediyor. Harbiden facebook'un amele kaynıyor görüşünde hem fikiriz artık. Bence bu işi sizde deneyin. %1oo facebook onaylı, çalışıyor..!

8 Yüz 8ex-en8 deyince bak aklım yine oraya kaydı. Bunu hep düşünmüşümdür. Dünya da bi terslik var. Bence kadınların erkeklere göre sexapallik oranı daha fazla olması gerekir. Normal şartlara göre konuşuyorum. Erkekler zaten neyin ne olduğunu biliyor. Kızların, kız oldukları için öyle bi şansı yok.Yani kızların bu işi daha fazla istemesi gerekir. Erkeklerin daha fazla o işi istemesi biraz garip değil mi sizce de..? Bilmem anlatabildim mi..? Daha fazla konuşmak istemiyorum çünkü konu kırmızı noktaya kayıyo. Bunlar aklıma kazınmış sorulardır. Geç saatte anca bunlar çıkıyo kafamdan gibi sözlerin arkasına sığınmıyorum. Merak işte. Zaten bu konuyla ilgili pek yorum alıcağımı sanmıyorum.

Bu arada blogumun bugün itibariyle ilk haftası ve 7o kişiyiz burda. Kardeşçe geçinip gidiyoruz ki zaten siz benim kim olduğumu bilen insanlarsınız. Size açıklama yapmadan blogumu kapamak zorunda kalmıştım. Gerçek hayattan beni tanıyan insanların blogunu bilmesini istemiyordum. O yüzden ordan açıklama yapamazdım. Sonuçta sorarlardı bana.

Her zaman söylerim yine söylüyorum. Ben sizin nette tanıdığımız gibi benim. Beni gerçek hayatta tanıyan insanlar aslında ''gerçek ben''le tanışmamıştır. ''İstedikleri ben''le vakit geçiriyorlar sadece. Neden böyle bilmiyorum ama netten tanıştığım insanlara o kadar içtenim ki ben bile şaşırıyorum. Bütün sırlarımı, tüm duygularımı siz benim gerçek hayattaki arkadaşlarımdan daha iyi biliyorsunuz. Burdan tanışıp gerçek hayatta görüştüğümüzde asla değişeceğim sanılmasın. Ben size şuan burda neysem artık karşımda da olsanız yine aynı olurum. Şüpheniz olmasın. Cinsel içerikli yazının ardından bu cümleleri duymak belki sizi ürkütmüş olabilir. Hemen korkmayın be, yemem, en fazla ısırırım...

12 Ekim 2010 Salı

Facebook'taki Arkadaş Sayısından Karakter Tahlili

Çok kötüyüm millet. Öksürüğümle desibel rekorları kırıyorum adeta. Boğulmaktan, Azrail'i her an görebilme ihtimalinden korkuyorum. Hiç bişey yazıcak halim de yok. Hoşuma bişey kaçtı. Facebook'u olanlar mutlaka okusun derim. Baştan söyleyeyim ortayi gectim kanka 'dan alıntıdır. Sonra aramız bozulmasın sözlükte. Gerçi söylemem kim oldugumu da neyse işte...
başlığın orijinali şöyle; "facebook'taki arkadaş sayısına göre karakter tahlili yapmak"

diğer karakter tahlili çeşitlerine göre daha tercih edilesi bir yöntem.

şimdik şöyle oluyor;

arkadaş sayısı 1-100 arası:
erkek; asosyal bi insan. akrabadan da, taallukattan da pek haz etmiyor. profil fotoğrafı ünlü fotoğrafı ise, [futbolcu, basketbolcu] 15 yaş altı bi çocuk da olabilir, bu noktada arkadaş listesindeki insanlar devreye giriyor.
kadın: afedersiniz bi kadın götüme bile benzese, facebook'ta 100'den fazla arkadaşı olur. muhtemelen insan değildir bu kadın. ayrıca yukarıdaki ihtimal bu insan için de geçerli, ortaokul çocuğu olabilir, profil fotoğrafına ve arkadaş listesindeki tiplere dikkat, tahlili filan boşverin, kaçın...

arkadaş sayısı 100- 200 arası:
erkek; minnetsiz itin biri. ekleyen olursa kabul eder, kimseyi eklemez. öyle facebook sosyali filan da değildir, muhtemelen sevgilisi vardır, futbol ve araba düşkünü olma ihtimali yüksek. son paylaştığı video artis ne arar la bazarda, siz düşünün gerisini. bildiğiniz düz adam lan işte...
kadın;profil fotoğrafları görülebiliyor, hımm ilginç. gizlilik ayarı filan hak getire. işinde gücünde bir hatun, çalışkan ayrıca. hani moda olmuş zamanında açmış bi hesap. bekarsa ailesiyle yaşıyor, değilse evlenme meraklısı. siz bilirsiniz gençler...

arkadaş sayısı 200- 300 arası:
erkek; bu insan efendi görünümlü efendi. iş güç sahibi, duygusal bi insan, "olm"lu, "hacı"lı yorumlar yapıyor. ezik biraz da. arkadaşları tarafından seviliyor, sayılıyor, heyecan arayan kadınlara göre değil, ilk aşık olduğu kadınla evlenme ihtimali yüksek.
kadın; kadından çok erkek arkadaşı olan bir hanım. çirkin değil, güzel hiç değil. meslek lisesi mezunu olma ihtimali kuvvetli. muhtemelen erkek kankalarından birine aşık, yüz bulamıyor. yıldız tilbe dinliyor olabilir.

arkadaş sayısı 300- 400 arası:
erkek; efendi görünümlü piç. üç kardeşin en küçüğü olabilir. bir "giden gider; gittiği gün biter, ben gideni değil, giden beni kaybeder" insanı. tam bir sosyal, facebook videosu beğenicisi aynı zamanda. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyor bence, bi zararını da görmemiş bugüne kadar, siktir edin puştu...
kadın: güzel bir okulun güzel bir bölümünde okuyor ya da yeni mezun. candan böyle cıvıl cıvıl bi hatun. çabuk kaynaşıyor ama o kadar da çabuk uzaklaşıyor. bunun erkek ve kadın arkadaş sayısı hemen hemen denk. yeni terk edilmiş ya da uzunca bir süre aşk acısı çekip "koy götüne rahvan gitsin" demiş. tavlanması zor, rakip çok; dikkat...

arkadaş sayısı 400- 500 arası:
erkek; işte geldik piç görünümlü piçe, hem de ne piç... iki kadını aynı anda idare etmekle övünen bir tip. eli yüzü düzgünse çapkın, değilse palavracı, birbiriyle çelişen videolar paylaşıyor sürekli, okumuş etmiş ama adam olamamış.
kadın; piçlerin hedef kitlesi, pek bir şikayeti yok. alan razı veren razı geyiği yani. ortalama bir okuldan ve bölümden mezun. çalışıyor "iş çıkışı arkadaşlarla iki bira içeceğiz insanı" facebook sosyali olduğu kadar dışarıda da sosyal. kolay kolay evlenmez, öğrenciliği zamanında bir barın kapısında ağladığı görülmüş, valla bilemem...

arkadaş sayısı 500- 600 arası:
erkek; sanatla uğraşmak gibi bi isteği var, büyük ihtimal görsel bi şeyler. sinema, fotoğraf vs. büyük şehir çocuğu, çevresi geniş, çenebaz bi şeye benziyor. piç desek ayıp etmiş olur muyuz bilmem ama biraz öyle gibi. kızlar, koşun...
kadın; en az 200 fotoğrafı vardır profilinde. aşk maşk hak getire, günü gününe yaşıyor gibi bence. valla hayata bi kere geldiğinin farkında evlenmez bu, saygı duyuyoruz... ha çok kişi tanımak zorunda kalan bir mesleğe de sahip olabilir, misal lisede öğretmendir, öğrencilerinden birini ekleyince hurra hepsi sarmışdır kadına...

arkadaş sayısı 600- 700 arası:
erkek; abazan.
kadın; fake.

Bu arada yukarıdaki klişeleşmiş fotodan aklıma geldi youtube'a girip bunu buldum. Slow motion olayı hoşuma gitti. Arkadaki perdeyi ve duvardaki teşekkür belgelerini saymazsak 1o üzerinden 7 verebilirim...

8 Ekim 2010 Cuma

Hayret Verici

Haydi Çocuklar Uykuya..! temalı filmler akşam saat 10 itibariyle yayına sokulacak biliyorsunuz. Hıncal Uluç'un bahsettiği başbakan'ın çılgın projesi kesinlike bu olmalı. Çocukları erken yatağa gönderip karı-koca daha fazla zaman ayırsınlar da 3 çocuk ve fazlasını yaparlar umuduyla gerçekleştirilecek bi proje bu. Çılgın olan görüntüleri size HD kalitesiyle açıklamak isterdim ama hiç gerek yok ki zaten bunu Fatmagül bacımız ve diğerleri sağlıyo.

Sen saat 8'de Kurtlar Vadisiyle çocuklara şiddeti aşıla, Fatmagülle tecavüz'ü zihinlere kazı sonrada saat 10 olunca de ki çocuklara haydi çocuklar uykuya..! Ne görücek çocuk rüyasında..? Sahiden de çocuklar duymuycak artık bazı şeyleri ve işin en ilginç olayı da Çocuklar Duymasın dizisinin saat 11'de bitiyor olması. Artık bazı şeylerin önüne geçmek zor gibi. Gerçi asıl amacın çocuklara daha sağlıklı bir yaşam sürdürülmesi ama televizyonlarda bunlar varken pek sağlıklı olucağını sanmıyorum. Hadi televizyonu engelledin ya internet n'olucak. Ben çocuk olsam internetten izlerdim bazı şeyleri. Ebeveyn zaten çocuğu uyudu bilip serbest bırakıyor. Yani iş senin benim dememle olmuyo malesef. RTÜK'ün yaptıkları işler sahiden hayret verici.

Star'da Hayrettin diye bi program başladı. Talk-Show tadında akıllı tv videolarını sunuyorlar bizlere. Genelde Facebook'ta popüler olan videolarla geçiyo program ama gerçekten böyle bişeye ihtiyaç vardı. Ekşi sözlük yazarı olduğum halde bunu diyebiliyorsam ne mutlu. En azından nelere güldüğümüzü güldürecek bi program var artık televizyonda. İlk hafta olmasından kaynaklanan biraz fon eksikliği vardı sunumda. Sunucu da isminden bildiğiniz gibi Jim Carrey'nin Türk modeli Hayrettin Karaoğuz. Ben programın formatını beğendim açıkcası. Bunları facebook'ta paylaşıp gülen insanlar şimdi neden televizyonda görünce iğrenir anlamam. Artis amcayı çıkararak gönlümde şimdiden taht kurdu onuda belirtmeden geçemiycem...

Aynen Öyle

Düşündünüz mü hiç msn'de kaç kez engellendiğinizi..? Dün geceden bu yana aklımda. Hadi herkes söylesin biz bizeyiz burada. Kaç kez birini engellediniz ötün bakalım. Şuan benim msn listemde engelli sayısı bayağı fazla. Yarısı benim engellediğimi farkedip beni tamamen silmiş durumda. Onlar hiçte umurumda değil yani ama ya beni engelleyen de varsa..? Düşüncesi bile kötü...

Bugün diğer günlere göre biraz daha erken uyandım. Başımı yastıktan kaldırıncaya kadar beynimin içinde bi ara müzik listelerini alt üst eden bi şarkı çalıyodu.

Kaldıramazsan kaldırırlar gülüüüüüüüüüüüüm,
Benim yarim mis gibiiii kokuyor, dımp dımp...


Şarkıdan kurtulmanın tek çaresi vardı o da telefondan müzik açmaktı  Telefonuma da bi mesaj gelmiş görünce mutlu oldum ama cevap veremedim kontörüm yok. Dışarı çıkıp almaya üşeniyorum desem yalan olur dışarı çıkmak istemiyorum. Gerçekten moralim bozuluyo. Top oynayan çocukların topuna karışamadığım için belki de. Zamanımızda topu alıp kendi şovuna çeviren, maçımızı berbat eden o abilerin yediği küfürleri yemek istiyorum belki de ama yok ondan değil eminim. Sevişmenin fastfood'u olan tabiri caizse ayaküstü yiyişenleri görünce sinirlenmek mi desem kıskanmak mı tam emin değilim ama biz de sevgiliydik en fazla parklarda doyumluk değil de tadımlık kıvamında olurdu bunlar. Memleketiminde yiyişenler için bi özel organizsyonu var. Bir sürü boş park var. Parklar yerine duvarlar daha çok rağbet görüyo ama. Eğer yiyişme hareketleri duvara karşı yapılıyosa bilinki duvarda PİÇ KSK yazıyodur. Buna dikkat etmişimdir genelde.

Duyduğuma göre artık Türkiye'den Facebook'a girmek engellenecekmiş. Yani yeni DNS ayarları bizleri bekliyor olmalı. Atatürk'e hakaret ve çocuk pornosu ki hiç bilmem nasıl bi porno merak etsem çoktan izlerdim gerçi ya neyse beni geçelim iç ciddi bu kez. Dua edilmesi gereken onlarca konum varken kapatılsın diye dua etsem mi etmesem mi diye düşünüyorum. ''Benim facebook'um yok beni ilgilendirmez'' demek ortaçağ düşüncesine hakim olmak demektir. Kapanırsa o kadar amele nereye yönelecek. DNS ayarıyla devam ederler mi..? Hepsi kafamda soru işareti.

Hayatımda merak ettiğim onca soru varken kafama bişey daha takıldı az önce. Neden güzel kızların isimleri Tanzimat döneminden olmaz. Yani elbette vardır ama genelde güzel kızların isimleri bir Rahşan bir Kezban gibi olacak kadar acımasız değil. Belki de Tanzimat zamanından kalan isimlere sahip kızların ailelerine bakmak gerekir. Sonuçta isimleri kızlarına koyan onlar. Ekonomik geliri bi nevi yaşam stillerini de etkilediği için kızların güzel demiyelim de bakımlı olması zor olduğundan olabilir. Demekki neymiş; güzel kız yokmuş bakımlı kız varmış.

Resimde alakasız gibi görünücek ama bişeyi merak ediyorum. Acaba eski sevgilime aldığım ayıcık n'oldu..? Kesin bi bebeğe vermiştir onu. Forumlardan türeme bi söz vardır ya hani; ''Bütün hayatı boyunca oyuncak ayıya sarılıp uyuyan bir kızı, büyüdüğünde sevgili seçiminde eleştirmemek lazım'' diye, işte aynen öyle...

Tavsiye Etmem

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...