6 Kasım 2010 Cumartesi

Marksizm Yanlısı Kızla Türban Çözümleme



İzleyemeyenler için yedek link

Ülke TV mikrofonu = Che Guevara t-shirt'ü

Spor ve sanat hakkındaki düşünceleri 44 saniye

Geğirme 1 saniye

Baskıyla kapanma sorunu 25 saniye

Saçmalama 4 dk 33 Saniye


5 dakika 43 Saniye konuşan ve Marmara Üniversitesi Müzik Öğretmenliği bölümünde okuyan muhtemelen Marksizm yanlısı kendine siyasi idol (simge) olarak Che Guevara' yı edinmiş arkadaş; neden..? Neden sen Che tişörtü ile okurken, diğerleri başörtüsü ile okuyamasın madem sana göre başörtüsü inanç değil simge Che de bir simge değil mi? Madem onlar bu kadar belli etmesin sen neden eşşek kadar Che tişörtü giyerek belli ediyorsun. Çözüm için ayna lazım ayna...

Kendimle Yüzleşiyorum IV


Geçen postta yazıdan-turadan bahsettim.

Bu saatten sonra değişemem dedim...

Bu böyle gidecek evet...

Bi erkek eşini nasıl istiyorsa kendisi de öyle olmalı...

Aradığım farklı istekler değildi benim...

Tek istediğim bir Cumartesi günü alışveriş sepetiyle drift yapmaktı...

Tabi yalnız değil...

Eşimle beraber...

O da bebek arabasıyla yapar...

Tabi karnında bir tane daha olursa bilemem...

Mutlu ve huzurlu tatiller dilerim...

Mutluluğu bilmiyorum ama huzuru bu şarkıda bulabilirsiniz...

Şarkıyı da grooveshark'a kendi ellerimle yükledim, yoktu çünkü başka yerde...


Kate Barclay - Everything!
Dinle

5 Kasım 2010 Cuma

Blogirlgiller

Her zaman söylerim yine söylüyorum; blogspot artık eskisi gibi değil afedersiniz kerhane salonuna döndü. Haftada bir mutlaka bi kadın onu bunu yapalım diye mail atıyor. Yapmayın bunu. Erkekler kimin karısı kimin kızı bilip bilmeden millete öyle böyle yorumlar sallıyor. Yaptıklarınız ayıp-günah ya da açıkca söyleyeyim cinayet sebebi.

Canı bilmemne isteyen kızlar-erkekler hiç farketmez tekrar ediyorum yapmayın bunu. Önce Facebook'u sonra twitter'ı bu hale getirdiniz. Eksik olmasın formspring zaten öyle. Blogspot'a da bulaştı bu işler. Düşünemiyoum yani bi kızın sevgilisi varken gelip burada başka erkeklerin o yorumlarına mağruz kalması bi de hoşuna gidermiş gibi :P şu hareketleri yapması yok mu beni deli ediyor. Bu blogta kim kiminle ne bok yiyor hepsinden haberim var benim, siz meraklanmayın.

Bloglar kerhane salonuna dönmesin. Sanane milletten diyenler çıkacak biliyorum ama inanın benim sevgilime böyle şeyler yazılsa öldürürdüm o kişileri. Kızlara büyük iş düşüyor. Bunun yeri blogspot değil CAM4'tür. Gidin orda ne bok yiyorsanız yeyin. En azından para kazanırsınız.

Erkekler de milletin karısına, kızına laf atmayı da kessin. Başka sözüm de yok. Hayırlı haftasonları sizlere...

4 Kasım 2010 Perşembe

Yeni Sevgiliye Mektup


Hep eski sevgiliye yazılır ya şiirler, romanlar ya da blogtaki postlar bu sefer yeni sevgiliye yazmak istedim.

Yeni sevgili, yeni sevgilim...

Sana bi özür borçluyum...

Biliyorum, ''o neden..?'' diyeceksin...

Belki de bunları söylediğim için benden soğuyacaksın...

Seni asla onu ilk sevdiğim kadar sevemiycem...

Belki seni öperken onu öptüğüm kadar heyecanlanmıycam....

Belki kalbim daha az çarpıcak...

Belki sen beni bu dünyada beni en çok seven kişi olucaksın...

Bende öyle olucam tabi evet biliyorum ama, ama...

Neyse demiş ya üstad; ''önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin ama yine seveceksin.'' diye. Seni sevicem sevgilim...

Hatta daha fazla sevicem...

Hep derler ya zamanla diye...

İşte aynen öyle...

Tek korkum zamana inanıp, beni terketmen olucak o zaman...

Özürdilerim...

Affet beni sevgilim...

Affet...

Cem Adrian-Sen Ağlarsan

Kütahya Porselen 4o. Yıl

2 sene Kütahya'da okudum sanırım en mutlu olduğum yer Kütahyaydı. Fazla para harcanıcak yer olmadığından gezme fırsatımda olurdu başka yerlere. Farklı bi yer tabi. Hayatımda ilk kez karı orda gördüm ben. Karı derken kar yani. Yoksa bizim burası sıcak memleket bilirsiniz. Üstsüzü altsızı vardır. Her neyse konumuzun hiç bununla alakası yok.

Beynimde sabahtan akşama kadar bi reklam müziği çalıyo, durduramıyorum. Reklam gerçi 1 senedir var ama çok hoş bir reklam. Ben kolay kolay bişey beğenmem bilirsiniz. Kitahyaya uğrayanlar genelde Güral yerine Kütahya Porselen'e uğrar. Halbuki ikisi de aynı fabrikadan çıkar. Arkadaşlarınıza hediye olsun diye Kütahya Hatırası diye bişey yapmışlar. Küçücük tabak tanesini 27 TL'ye satıyolardı o zaman. Keşke alsaydım diye düşünüyorum şimdi. İlk üniversitem oradaydı benim hayatı öğrendim. Ne kadar aptal olduğumu öğrendim. 1 kg bor ile bir otomobilin 19ooo km gidebileceğini öğrendim. Porselenin bordan daha pahalıya satıldığını öğrendim. Bir de bor fabrikasında fotoğraf çekmenin yasak olduğunu öğrendim. Nedeni ne diye sorduğumda devlet politikası olduğunu öğrendim. Her neyse ben öğrendiklerimi anlatırsam durmak bilmem. O beğendiğim reklama geçelim şimdi...

''Azrail'in Aşkı'' Sinemalarda

Bazen Azrail'i ararsın, telefonu açmaz. Bu onun aşırı yoğun olduğundan değildir. ''Tanrı'ya sorar Azrail, gideyim mi, beni çağırıyor.'' diye. Tanrı; işime mi karışıyorsun gibilerinden sinirlenir ve sopasını yarattığı evrene vurur. O an Mikail devreye girer ve evren sallanır ama dünya'nın bundan haberi olmaz. Azrail kendine verilen bütün görevleri yerine getirir, o Cebrailden, Mikailden ve İsrafilden daha fazla çalışır. İsrafil'in görevi Sur'u üflemektir ama kıyamet günü canlıların canını alacak melek yine Azraildir. Zordur onun işi. Görevi öldürmek değil, can almaktır. Belki bunu yaparken acı çekmez ama sorar kendisine neden ben diğer meleklerden daha fazla çalışıyorum diye...

Adaletin ne olduğunu bilmez ama adalet meleklerini (Tsadkiel & Azza) tanır. O hep şeytanın canını alacağı günü bekler. Canlılara sadece canlarını alırken görünür o. Can almaktan zevk alır ama bir gün o siyah pelerinini indirirken birine aşık olur. Azrail erkek zannedilir ama o ne erkek ne de dişidir. Pelerinini internetten müzik indirir gibi heyecanla indirir ama o da ne içinden Sylvester çıkar. Tweety; ''bil kedi göldüm sanki'' der. Sylvester, Saba Tümer'in kahkasını tüm evrende yankılatır ve işte bu kez Sylvester kazanır.

Kazanır mı be sahi..?

Allah aşkına bir kez olsun kötüler kazansın...

Neden bir filmde hep iyiler kazanır..?

Neden hep aşk sahnesi, öpüşme, bakışma dalgası olur ki..?

Filmdeki Azrailin aşkı candır, o bedenlere değil ruhlara aşık olur, diğer filmlerdeki gibi cinsellik içermez ve gerçekteki gibi kötüler kazanır...

Tabi Azrail de kötüyse...

Azrail'i görmedim belki ama az önce o yanımdaydı.

Onu ben çağırdım.

İncil ( Yuhanna ) ile bu kez küçücük bir sinek öldürdüm o da canını aldı.

Biz onunla bitirim ikiliyiz ...

Çağırmak isteyenlere; numarası 118 8ex-en8...

Edwin Starr - War

Dinle

Tavsiye Etmem

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...