31 Ekim 2010 Pazar

Cadılar İçin Piçlik Yapıp Özet Geçtim


Nasıl olsa saatler geri alındı diyerekten 1 saat daha geç yatmak 1 saat daha uykusuz kalmak...

Kalk kız bugün Cadılar Bayramı..! Soğan hazırla dedim sana...

Katolikler kutlamaz Cadılar Bayramı anneee...

Bu arada erkeğim ben...

Halloween temalı pornolar bi boka benzemiyo, izlemeyin wtf çekersiniz...

Youtube yasağının kaldırılması tüm yurtta coşkuyla karşılandı...

Hawaii'den özel havai fişekler getirtildi...

Taksimde patlatıldı...

Avrupa Birliği 2010 ilerleme raporu ne zaman yayınlanacak..?

5 kasım 2010'da...

6 Kasım 6-0, unutma-unutturma, izle-izlet ama Youtube tekrar kapanır...

Leck mich am arsch (sahibine) ...

Bi çocuğun doğum günü için annem tarafından oyuncak bebek almaya gönderilmek...

Günün 4 saatini mis kokan kokuluğu bebeğe sarılarak geçirmek...

31 Ekim'in Bjkli Guti'nin doğum günü olduğunu öğrenmek...

Komşu çocuğuna kokulu bebeği vermeyi istememek...

Sıcak bi sütlü kahveyle aşağıdaki harika parçayı dinlemek...

Silco, Vicenzo & Javi Always ft. Vanessa Klein - Pray 

MimCe'Mia

Askerler İsa'yı alıp götürdüler. İsa çarmıhını kendisi taşıyıp Kafatası denilen yere çıktı.

O'nu orada çarmıha gerdiler. O'nunla birlikte iki kişiyi daha, İsa ortada, onlar da iki yanında olmak üzere çarmıha gerdiler.

Pilatus bir de yafta yazıp çarmıhın üzerine astırdı. Yaftada şöyle yazılıydı:

`NASIRALI İSA - YAHUDİLERİN KRALI.'
Mim Konusu:
Kitaplığınızın karşına geçin. Gözlerinizi kapatın. Derin bir nefes alın. Elinizi kitapların üzerinde gezdirin ve birini seçin. Şimdi gözlerinizi açın. Bir kitap seçmiş durumdasınız. O kitabı satın aldığınız yada hediye gelmişte olabilir anı hatırlamaya çalışın. İlk kez okuduğunuzda neler düşünmüştünüz, hatırlayın. Şimdi sayfaları şöyle hızlıca bir dolanın ki, kitabın kokusu burnunuza gelsin. Evet, ne güzel bir koku bu! 55. sayfayı bulun. Sayfayı tekrar okuyun. Sayfadan bir paragraf seçin ve mim konusu olarak bunu blogunuza yazın. Daha sonra siz de arkadaşlarınızdan üç tanesine cevaplaması için gönderin.

Mim Kuralları:
- Mimlenenler mimi cevaplamak zorundadırlar, mim bozulamaz.
- Mimin bozulması teklif dahi edilemez.
- Mim yalnızca 3 kişiye gönderilebilir.
- Karşılıklı mimlemeler yasaktır.
- Mim, her bir blog için sadece bir kez cevaplanabilir.
- Mim kurallarının ilk 6 maddesi değiştirilemez.

Yazdığım paragraf malesef  55. sayfadan değil 88. sayfadan. Elime aldığım kitabın 55. sayfası boştu bende 88'den paylaşmak istedim. Kitabı tahmin etmişsinizdir; Hıristiyanlar tarafından Yaşam Veren Işık diye tabir edilen YUHANNA...

Kitaplığım hiç olmadı kitaplarım orda burda atılıdır zaten ki fazla da okumam kitap. Genelde dergilerle büyümüşümdür. Hemen masanın üzerinde duran Yuhanna'nın 88. sayfasındaki paragrafı sizlerle paylaşmak istedim ama siz inanmayın orda yazılanlara. İsa çarmıha gerilmedi. Peki o kitap benim masada ne arıyor. Dün onunla bir kelebek öldürdüm. Kendisini 6 kez uyardım ama olmadı. Yapabilecek başka bişeyim yoktu. Hatta bunu yaparken blogtan tanıdıgım bi kız arkadaşta şahit oldu. Kelebeğin ailesine baş sağlığı gönderiyorum. Allahtan rahmet bana da merhamet diliyorum. Keşke videoya alıp internete verseydim. Geçenlerde yapılan kedi cinayetinden bi farkı var mı sormak için tabi. Unutmayın o kediyi öldüren kişi arkadaşınız olabilir belki benim arkadaşımdır bilemezsiniz.

Beni mimleyen arkadaşlar;  LoveMeorLeaveMe, eLmyra, Kabakulak'a teşekkürler. Kabakulak arkadaşımız blog alemini bırakıyormuş. Yapma-etme desemde sanırım kararlı. Burdan yetkililere söylüyorum mim kurallarında bir değişiklik yapmak istiyorum. Özellikle 6. madde üzerinde yoğunlaşalım. Mesela herkes yapmak zorunda değil. Yapabilen var yapamayan var. Maddi durumu elverişli olmayan insanlarımız var. Neyse saçmaladım iyice biliyorum ama mim kuralları güldürdü açıkcası beni.

Mimlenen arkadaşlarımız ise; Öncelikle beni hiç bir zaman kırmayan kurtarıcı meleğim, mimim Mia, Paint'teki çizimiyle beni etkileyen Murshill ve özellikle ortak beğenimiz olan Piyanist filmiyle gözüme takılan arkadaşımız Vişnє çüяüğü'ne gönderiyorum. Bir sonraki mimde görüşmek üzere. Esenle kalın...

Not : Esen ne demek gerçekten bilmiyorum, ekşiye bakıcam şimdi.

Kendimle Yüzleşiyorum I


Yazması kolay okutulması zor kısa bi post serisi ama malesef bunlar gerçek...

Hayatıma bir sürü kadın girip çıkıyor. Bazen isimlerini bile unutuyorum. Hepsi daha benimle tanışıp ilk haftadan ''s.k beni cem'' diyen kadınlar. Aslında sorun bende. Bunu demeyen kızlara da bunu dedirtmek için zorluyorum. Sonra da diyorum neden böyleleri beni buluyor diye...

Sürekli hayal kurmaktan sıkıldım.

Hayal kurmadan birşeyleri gerçekleştiremezsiniz belki ama ben bu sorunu halletmeden hayal kurmasam iyi olucak belki de.

Denge lazım aslında.

Piç miyim yoksa..?

Piçim, piçim de sadece bi tek kişinin piçi olmak isteyen bi piç...

Marasco - I Cant Take

Dinle

30 Ekim 2010 Cumartesi

Ay İnanmıyorum Sansürü Kaldırmış Pezevenkler..!

Sizinde bildiğiniz gibi youtube yasağı bugün kaldırıldı. Artk video paylaştığım zaman ''yea ben izleyemiyorum'' diyen olursa valla kafasını kesip fotosunu da çeker bloguma eklerim.

Peki neden kapatılmıştı youtube..?

Atatürk'e hakaret içeren videolar yüzünden dimi...

Peki siz Kemalist geçinen insanlarım neden buna sansür diyorsunuz.


İkinci konu ise youtube'un bütün ülkelere vergi verip Türkiye Cumhuriyeti'ne vergi ödememesi...

''Vergi Kutsaldır'' dimi şöbiyet güzeli insanlarım.
 

Bunun adı sansür değil bunun adı Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği karardır. 

Adalettir. 

Mülkün temelidir.
 

Soruyorum sizlere hanginiz giremiyor youtube'a..? 

Girmek mi istiyorsunuz, v...ereyim sizlere DNS. 

Kazandırın vergi vermeyen piçlere.

Gerek kalmadı gerçi yasak kalktı.

Biz Türkler o kadar aptalız ki suçu hep kendimizde ararız.

Abdullah Gül ''internette sansür yok'' derken hiç düşündünüz mü acaba..?

Şimdi ben de böyle dedim ya ohoo Ak Partili olmuşumdur gözünüzde.

Heh...

Artık polat_1453'lerin, dark-boy-1907'lerin ve  ^666_black_turk^ 'lerin yolu açık olsun. Sansürünüz kalkmıştır.

Güçsüzlük


Telefonumdaki 1428 mesajı silmeye,

Kaybolan Mp3 Playerımı aramaya,

Telefonumun müziklerini yenilemeye,

Traş olmaya,

Çalan telefonumu açmaya,

Msnde yazan kişilere cevap vermeye,

Üşeniyorum.

Keşke bunları düşünce gücüyle yapabilseydik.

Belki ilerde o da olur.

İnsanoğlu düşündüğünü ne zaman gerçekleştiremedi ki.

Örneğin karanlıkta bile görebilirsiniz.

Hatta Tanrı'yıda...


Thomas Newman - Plastic Bag Theme

Hayallerimizi Satmadık Ya..?



Gitmek cesaret ister ufaklık 
Gidecegin yer neresi olursa olsun
Sevdiklerinle arana mesefe girince
Varış yerinin hiç bir anlamı kalmaz.
Vedalaşmakta zor iştir biliyo musun ?
Oturursun geminin kıçına.
Bakarsın sevdiklerine gittikçe ufalırlar ufalırlar kaybolurlar
O zaman anlarsın işte
Vedalaşmak asıl kalana değil gidene koyar.
100 defa söyledim sana hüzünlü değilim, mizacım böyle.
Bak şarabımla beraberim.
Çocukluğumdan beri hayaller kuruyorum
Şarabımdan ayrılmadan hemde.
Ben şarabımdan ayrılmıyorum.
O da bana bunca gidene rağmen hala hayal kurdurtmaya devam ediyor.
Ne olmuş yani büyük adam olamadıksa?
Hayallerimizi satmadık ya ?
 
X-Ray Dog - Here Comes The King 

Mantık Hataları

Eğer bir şey anlaşılmıyorsa ''mantık dışı'' olarak tabir edilir.

Eğer o şey saçma geliyorsa da mutlaka ''mantık hatası'' vardır.


Düşünün hepiniz merak edip hayatınızda bir ya da iki kez porno izlediniz. Belki istemeyerek de olsa sonuçta izlediniz. Porno videoların 18 yaş altındakiler tarafından izlenilmesi halinde psikolojik olarak ilerde sorun yaratabileceği bilinir. Size göre biraz geç kalmış olabilirim ama sahiden 18 yaşından sonra ilk kez bir porno filmi doya doya izleyebildim. Nedeni izlemek istememem değildi. Ergenlikteki her erkek gibi izlemek istemişimdir bende. İzleyemememin tek sebebi fırsatım olmadığıdır. Fırsat deyince asla ama asla erkek - aldatma meselesine bağlamayın, söyleyeceklerimin bununla hiç bir alakası yok.

Bir erkek düşünün 18 yaşında ilk porno filmini izlemiş olsun,

Bir erkek düşünün 18 yaşında ...


İnanın yazacaklarımın bununla da alakası yok.

Şimdi bir porno film hayal edin.

Sol alt köşede +18 işaretini de düşünün.


Peki hiç düşündünüz mü, izlediğiniz filmlerdeki kızların yaşı ne kadardır diye..?

+12+13+14+15+16+17+18....



Sizce bu bir mantık hatası değil mi..?

Dün 29 Ekimdi değil mi..?

Bu sizin hayatınızda bir şey değiştirdi mi peki..?

Değişmedi.

Dikkat ettiniz mi, izdivaç programları yayındaydı...

İnsanlar bu kadar azgın mı..?

Ne yani 29 Ekim olunca insanlar izdivaç programına gelmemeli mi diyenleriniz vardır içinizde biliyorum.

Önümüzde bir dini bayram var.

Bayramın belki ilk günü değil de ikinci ve üçüncü günü sizce izdivaç programı yayında olucak mı..?

Bence olucak...

Peki bundaki mantık hatası ne..?

Bilmem, bence hata.
 

Çünkü bana saçma geliyor.


İzleyen olduktan sonra porno olmaları, izdivaç olmaları, insanların kaç yaşında olmaları önemli değildir.

İkisi de ayrı konu ama ikisininde hataları benim için mantık hatası...

28 Ekim 2010 Perşembe

Ödüllü Sosyal Mesaj

Bugün çok saçma bi gün. Rüyamda Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu beni çağırdı. Aynen şu kelimeleri sarfetti; ''Ak Partide artık istenmiyorsun. Eşyalarını topla ve burdan git.'' Sonra devreye Başbakan girdi. Yanımıza geldi. Bütün Ak Parti aleyhine yaptığım yorumları ikiside biliyordu. Fakat nedense Tayyip amcanız ''aslında o öyle demek istemedi'' deyip korudu beni. Sonra odasına çağırdı. Oda da 2 kişi vardı. Michael Jackson'un 8o'lerdeki hali ve Tony Montana karşımdaydı. Michael Jackson o siyahi ama tatlı haliyle sürekli gülümsüyordu ama konuşmuyordu. Tayyip bana sarıldı yaklaşık 30 saniye sürdü. Tayyibin gözleri parlıyordu. Bazen yeşil bazen ise maviydi. Kendimi İçlerindeki İrlandalı gibi hissettim ama hiç sesimi çıkarmadım. Aklıma ödenecek kredi borcum geldi ama nedense ne bana iş bul dedim ne de para ver diyebildim. Tony Montana ile odadan ayrıldık. Kendisi bana sigara uzattı, normalde sigara karşıtıyım ama sırf rezil olmamak için aldım. Dumanıyla haç işareti yapıyordum. Bana oha çekti, gülümsedim. Arka fonda ise aynı bu şekilde Sou Maria çalıyordu. İlginçti. Rüya bittiğinde hemen uyandım. O yüzden aklımda kaldı.

Saçmalıktan kurtulmak için televizyonu açtım. NTV Spor'un ekrana çıkardğı yeni manken adaylarını süzdüm. Sonra NTV'ye geçtim. Gerçekten artık sıkıldım bu iki kanalın saçmalığından da. Sürekli aynı konular ve konu gündem değiştirmekte profösyonelleşmişler. Dün daha Kürt sorununu konuşurken bugün Türban'ı konuşmaları, sıktınız artık gerçekten deyip NTV'yi uzun bi süre açmama kararı aldım. Nasıl 1 senedir Beyaz Show izlemiyorsam NTV'yi de 1 sene izlemeyebilirim.

Kanalı değiştirdim. Şimdi hatırlamıyorum neresi olduğunu ama apaçi dansı yapmaya çalışıp beceremediklerini de görünce kapadım televizyonu. Bıktım artık sahiden. Kolbastı, apaçi dansı derken sıradaki neyse gelsin artık dayanamıycam çünkü. Bilmemnenin suçu ne..? gibi yorumlarda sıktı. Her lafın sonuna bunu koyup da espri yaptıgını sanan insanlar var malesef.

Burdan da bazı kişilere sosyal mesaj vermek istiyorum. İçki içmekle hava attığını düşünenler salaklar var. Yani içiyosan iç arkadaş tamam banane, yok ben dün gece şu kadar bundan içtim bir de üstüne şundan içtim gibi muhabbetler sıkıyor kusura bakmayın. Bloglarda da çok görüyorum. Ya ben dün gece kola içtiğimi söylüyor muyum mesela. Evimde inanın dünyanın içkisi var, tenezzül edipte gidip bakmam bile. Ne var ki yani nasıl ben kola içebiliyorsam alkollü içecegi de normal olarak içebilirm her an. Anlayamıyorum sizleri. Bu zaten normal bişey değil mi..? Abarta abarta dün gece ben bundan içtim demeye ne gerek var. Sanki bi tek sen alkollü içecek kullanıyosun dünyada.

Neyse işte günün mesajı da şu olsun. Yazıyla hiç alakası yok ama daha önce çok kullanılmış bir sözdür;

29 Ekim'i "balo salonlarında" değil; tarlalarda, sokaklarda, kahvehanelerde kutlayalım!!!

Az kalsın unutuyordum
™ мγdяєaм, Nikita Roxie, duyguseli,  tinker schrödinger'in kedisi, Hazel ve dedimdi, eLmyra, neslinnce  MKumsal LoveMeorLeaveMe bana blog ödülü yollamış. Kendilerine sonsuz teşekkürlerimi sunar deyip kapatırım. Normalde 15 kişiye gönderilmesi gerekiyor. Fakat takip ettiğim kadarıyla herkese gönderilmiş. Bende tüm izleyicilerime gönderiyorum. Böyle diyerekten göndermekten kurtulmuş oluyorum. Bu seferlik affedin artık. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sebebiyle yarın bir mim yazıcam. Ne alakası warsa artık bilemiyorum. Acil çıkmam gerekiyor. Görüşmek üzere...

26 Ekim 2010 Salı

Sanalika

 Gençler sevdiğiniz varsa size 5 uyarı;

Onun seninle telefonda konuşurken başkasına elletmediğini,

Onun seninle mesajlaşırken msn'de başkasına show yapmadığını,

Onun seninle msnde yazışırken chatroulette'e girmediğini,

Onun seninle telde sanal sex yaparken başkasıyla sevişmediğini,

Onun seninle hayal kurarken başkasıyla olmadığını,

Bilemezsin...

Sanal dünyada yaşamayın...

Bu da eskilerden...


25 Ekim 2010 Pazartesi

El Empleo ( İstihdam )

Daha önce izlemiş olabilirsiniz; Annecy 2oo9 Uluslararası Animasyon Film Festivali'nde Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu Ödülünü alan kısa film '' El Empleo '' ( İstihdam ) 2oo8 yapımı. Kapitalist sistemin bireyin algısında insanları nasıl nesneler haline getirdiğini ve bu aşağı durumun günlük yaşamın bir parçası olarak nasıl benimsendiğini anlatırken, kişinin başkasını kullanırken aynı zamanda kendisinin de nasıl olağan bir halde kullanıldığını da gösteren sarsıcı bir film...

Santiago Grasso - El Empleo ( İstihdam )

 

İnsanların yaşamını sürdürebilmesi için, modern kölelik düzeni olan kapitalizm bireyi hiçleştirerek duygu ve düşüncesi olmayan, kullanılmaya hazır halde  bir  eşyaya çeviriyor.  Tekleştirip yalnızlaştırarak her birini bir kapıya paspas, bir masaya sandalye, bir asansöre ağırlığa çeviriyor.

Videoyu izleyemeyenler için yedek link

Facebook'u İtalyanca Kullanma Sebebim

Facebook'ta bugün Città in cui ti trovi adesso'mu değiştirdim sonra düşündüm ben dinime ne kadar bağlıyım diye oldu olacak Orientamento religioso kısmını da Cristiano olarak değiştirdim. Mutlu muyum, evet mutluyum. Nedeni facebook'u ingilizce kullanıp sözlüklere, bloglara ayy biri beni taglamış diyen kişilerin beni anlayamamış olmasından. N'oldu kızmadınız değil mi ben böyle deyince sizlere. Hayır İngilizce kullan tamam lafım yok da böyle ağzını yamulta yamulta ben feys'te bugün bunu yaptım diyenlere gıcığım var öyle böyle değil ki zaten feys diyenlere de sinir oluyorum.

Gelelim şimdi 2. mevzuya. Dinle beni şimdi. Senin blogun var mı var. Nerde var..? Blogspot'ta değil mi..? Heh, peki sen neden gidip tumblr hesabı alıyosun, bi de orda yazmak istiyosun. Ben seni mi takip edicem bütün gün nerde üyelik aldı bu diye.

Özentilik işte abisi, twitter'da nutellakaşıklamakgibisiyok yazan tipler bunlar.

Sırf size inat italyanca kullanıyorum. 122'de amici'm var.

Şimdi size yine bir beyin jimnastiği...

facebook, twitter, blogspot, formspring, friendfeed, tumblr ve foursquare'nin tema renkleri neden mavi - beyaz..?

Ben nedenini biliyorum. Yine sizler sayesinde öğrendim.

Cevabı bekliyorum.

Google'dan bakmak yok ama...

Youtube'a girebilenler için bu da günün şarkısı ;

Kadınlarımıza Zarf

Kullanılmayan misafir odası...


Kullandırılmayan süslü bardaklar...


Her sabah yapılan temizlik...

Eve insan gelmez, misafir odası vardır. En güzel odadır, en güzel koltuklar ordadır. Ben evde dolaşarak yemek yerim, en güzel koltuğa yaslanarak içkimi içerim. Yayarım, sıçarım. Ben başkası için bişey yapmak istemem.

En güzel bardakta yudumlarım içeçeğimi. Senede bir misafir gelecekte diktörtgen masanın etrafında toplanıcaksın da en güzel tabaklarında onlara yemek yedireceksin. Süslü bardaklardan içireceksin. Onlar insan da ben hayvan mıyım..?

Zaten yılda bir kez misafir geliyor bu temizlik neyin nesi..? Tamam yap, hatta yapalım ama haftada 1 olsun bari. Her gün de açılmaz ki elektirik süpürgesi. Kafam şişiyo. Kapı kapalı hadi diyelim çocuk da yok. Temizlik yapıcağına gel çocuk yapalım. Onlar kirletsin biz temizliyelim, onlar yaysın ortalığı biz düzeltelim.

Erkek milleti bu eve gelir, götünü devirir, yatar hesabı eskide kaldı merak etme. Eşine yardım edeceksin erkeksen...

Benim kadınım bunları yapmıycak...

Not : özet geç piç hesabıyla yazılmıştır....

Ayrıca burdan dünyadaki tüm kızlara mesaj göndermek istiyorum.

msn'de;

hmm yazma..!

shift + iki nokta üst üste + D = : D yazma onun yerine shift + iki nokta üst üste + ) = : ) bunu yaz...

24 Ekim 2010 Pazar

Pazar Jimnastiği

Uzun zamandır yukarıda gördüğünüz IQ sıralamasını sizlere sorasım vardı. Bugün bi arkadaşımızın şu güzel yazısını okuduktan sonra biraz düşündüm. Neden Almanya ve Hollanda sıralamada birinci acaba merak ettim. Şimdi biz diyoruz ya Beyin Göçü falan filan, buralarda da bayağı bi gurbetçi arkadaşlarımız var. Kimse alınmasın ama biz gurbetçilerle dalga geçen insanlarız. Yaşam tarzları kültür çatışması'nda yozlaşmış insanlar geliyor aklımıza gurbeçti denilince. Türkleri ve Türkiye'yi rezil ettiğini düşünüyorum bu insanların kendi kanaatimce. Otomatikman da bu insanlarda IQ aramıyorum. Yani gurbetçileri saymazsak bu tablo değişmez gibi duruyor bence. Ya sizce..?

Bugün bi yerde çinli bi amcamızın erkeklere 5 öğüdünü gördüm ve çok hoşuma gitti. Kadınlar da okusun ki bunları bilmeyen kadın da erkekte yoktur ama neden hala kadınlar...

1- Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardım edecek olan, aynı zamanda da iyi bir işi olan kadın bulman... önemlidir.

2- Esprili, nüktedan ve seni güldürmesini bilen bir kadın bulman önemlidir.

3- Kendisine güvenebileceğin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir kadın bulman önemlidir.

4- Seninle aşk yapmayı seven bir kadın bulman önemlidir.

5- Bu dört kadının birbirlerini tanımamaları çok daha önemlidir.

Fotoğraf Korkum ve Hocamın Metallica Aşkı

Bir hafta önce babaannemin Merlin aşkından bahsediyordum ki bu hafta lisede müdürümüz olan hocamın Facebook'ta Metallica'nın konserler görüntülerini paylaştığını gördüm. Hocam aynı zamanda dedemin ilk okuldan sıra arkadaşı olur. Siz düşünün artık kaç yaşında olduğunu. Şuan kendisinin özel okulu war. Demek insan özel okula sahip olunca Metallica bile dinleyebiliyor. Ben sewmem Metallica, bu postu okurken de bunu dinlemenizi istiyorum ;  Philip Glass - Metamorphosis Ağır kaçabilir sonuçta gece yazılmış bi yazı bu.

Bugün eski resimlerime baktım, en son doğru düzgün fotoğrafımı 2 sene önce çekilmişim. Facebook'ta soruyolardı meraklı insanlar, fotoğraf albümünü ne zaman açıcaksın, görmek istiyoruz derlerdi. Halbuki size ne. Anlayamıyorum aslında, yani ben kimseninkine bakmam, girerim, beğendiğim video olursa paylaşır çıkarım. Kimse de beni dürtmez. Belki de sizden daha fazladır ordayım ben 4 sene oldu, 4 senede 1 kişi dürtmüştür. Eziklik gibi hissettim bunu söyleyince ama diğer türlüsü zaten bana komik geliyor. Twitter'da söylemiştim bunu bi ara; Face'de dürterler, Msnde titretirler, yanlarında olsam ellerler mi diye..? İnsanlar gerçekte yapamadıklarını sanal da yapmaya çalışıyor herhalde. Neden resim çekilmiyorum bunu merak ediyordunuz sizde değil mi..? 2 sene önce fotoğraf makinemi ona verdim hediye olsun diye, onu bilmiyorum ama ben yalnız başıma pek fotoğraf çekilmezdim, sevmem de. Onunla çekilirdik işte. O gün bugündür çekilmiyorum. 2o sene sonra çocuklarım bana sorucak; baba neden senin resmin az..? Ben söyleyemiycem tabi bunu. Aptal saptal 2-3 fotoğrafım var işte. 4 sene önce bi korku filmi çekmiştik kardeşimle. Yüzümüzü boyamıştık. Gerçekten çok çirkindim o gün ben bile kendimden korkmuştum. O resmi paylaşmak istedim sizlere...


Aslında size bir şey söyleyeyim mi artık resim çekilirken korkuyorum. Aynaya bakıyorum kendimi beğeniyorum, gidip makineyi elime alıp resmi çekiyorum ama onu kaydetmeden siliyorum. Aynalar bana yalan söylüyor.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Bunlarla Orgazm Oluyorum

Al sana mim hesabıyla her hangi bi yerimdem uydururak sizlere sunduğum bu mim'in konusu; Beğendiğiniz  5 hazır gıdayı resimleriyle beraber paylaşmak. Bakalım aynı tadlara sahip arkadaşlarla karşılaşacakmıyım...


1. Toblerone

Sizi gidi bitter hayranı kızlar sizi. Acılık oranı ne kadar artarsa kadınların haz alma hissi daha da artıyor. Biliyor musunuz bir çikolatanın öpüşmekten 28 kat daha fazla haz verdiğini, kadınlar için tabi. Bitter sewmem, sütlü sewerim ama normal süt değil. İsviçre inek sütlüsü olucak. Bi tek Toblerone değil başka markaları da örnek werebiliriz ama bazıları tadlarını zaman zaman değiştiriyorlar.. Bu da bilindik marka olduğu için her zaman denerim.

2. Kucheinmeister Kruvasan



Croissant derler hatta. Bayılırım, çikolatalı olur genelde ama bulabiliyorsanız mutlaka kayısı reçellisini deneyin.

Ağızda erimesi 1o saniye,

Midede erimesi 1o dakika,

Kalçalarda erimesi 1o yıl...

3. Eti Hoşbeş


Eti'nin daha önce buna benzer bi ürünü vardı, sanırım hala war hindistan cevizlisi ama bu ayrı bi tat. Harika bişey. Ağızda erirken insan kendinden geçiyor resmen. Ben vanilyalısını tercih ederim genelde. Mutlaka deneyin kaloriden geberin. Coco - star'ıda severim ben gerçi ama yani ismini bilmediğim başka bi marka var hindistan cevizi deyince aklıma geldi. Beyaz severim de ben. Beyaz kadını da ayrıca.Bununla ilgili benim için önemli biriyle hayallerim war. Onu da unutmadan söliim dedim...

4. Kent Jelibon Topik

Bi ara bizimkilere söylemiştim bana Antalya'da kent standı kiralayalım diye.

Onu satabileceğime inanmadılar.

İnanın 1o paket olsa acımadan ve size bir tane bile wermeden gözünüzün önünde yerim.

Topik'in en önemli özelliği mide bulandırmaması.


5. Peyman Dor Leo Kaju

Kaju'nun ne şartlarda üretildiğini biliyor musunuz..? Afrikalı kadınların gerçi hala kölelikten farkı yok köle diyebiliriz; günde tam 14 saat çalışarak ortalama 5o kilo kajuyu kabuklarından ayıkladıklarını biliyor muydunuz..? Ayrıca ayda aldıkları para 2 Euro kadar bişey yapıyor ve çalışırken eğer bir işçi bir parça ağzına atarken yakalanırsa Euro hesabıyla 54 Euro para cezasına çarptırılıyor ve işten kovuluyor. Bize de ne fiyatlarla satılıyor yani bunları da bilmek lazım.

Bunları yazarken canım Steakhouse ve İtalyan salatalı aynı zamanda sosisli kumpir canım çekti.

Mimlenenler ; LieLLa , Rory , kafasi karisik hatun , Baş Harfi Ğ Hazel tinker AgReSsiF PoLLyaNNa ve AD ...

Yazıyı bi sözle kapatmak isterdim ama bi video dikkatimi çekti onu da yayınlıycam öncelikle söze kulak werin;


İlaç göndermeye karar vermiştik Afrika'ya.. Ancak hepsinin üzerinde "tok karnına" yazıyordu!. 

~Charles Bukowski
 
Bu da Cumartesi günü klibimiz. Bu adamın klipleri aşırı cinsellik içerir, baştan söliim. Fakat beğendim sanki. Farklı bişey anlatmak istemiş. Hangi gözle baktığınız önemli tabi...
 
Dan Balan - Justify Sex

Erkeklik

Hani ben diyorum ya sizlere birini sevdim zamanında diye evet sevdim doğru ama hayatımda hiç aşık olmadım ben. Çünkü beni 7ler, yazıyla sevenler olmadı. Hayatımda tanıdığım kızlar arasından bazılarını seçtim. Saftı onlar. Çabuk kandıralabilir, kullanılabilir cinstendi hepsi. Korumak istedim onları. Aşık olduğumu söyledim hep, yalandı. Belki de bunu anlayıp terketti bazıları beni bilemiyorum ama aralarında öyleleri vardı ki yüzlerindeki masumiyetine kanmıştım.

Erkeksin ve bi kızın seni istediğini kulaklarına fısıldığında o kadar zorlanırsın ki tabi seviyorsan. Seviyorsundur yapamazsın. Hiç bişey yapamazsın elin ayağın kitlenir adeta. Çünkü seviyosundur onu. Dokunamazsın ona. İnsan sevdiğine asla dokunamaz. (Aldatma Sebebi) Bi erkek sevdiğine dokunursa bütün hayatı boyunca paronayak düşüncelerle yaşar ve o sevdiğinden kopmak istemez.

Bazıları vardır ki değerini anlamaz seni terkeder, bazıları vardır ki ''aa sen yoksa erkek değil misin..?'' deyip seni terkeder. Sonra bu kızlar aradıkları heyecanı birinde bulur. Ömür boyu mutlu olucağını düşünür. Kullanılır, terkedilir ve gelir blog açar. Ondan sonra da ''sende erkeksin, sen de hayvansın'' demezler mi..? İşte bu insana çok koyar...

Hani ben erkek değildim..?

Yeni Blog Teması ve Twitter Hesabım

O kadar güzel bişey yazmıştım ki Allah belanı versin blog, otomatik sildin yazımı. Temayı değiştirdim. Karanlık yaptım. Nedeni fazla izleyici gelmesin. Siz bana yetersiniz. Yorum yapmak biraz daha güç oldu artık sizin için. Alta kaydı çünkü. Yorumlarda, okuyanda azalır. Azalsın böylesi daha iyi. Siz bana yetersiniz. Siz dediklerimi görücez tabi. Herneyse yazımın içinee eden bloga tekrar küfretmeden twitter'ımı veriyorum sizlere; http://twitter.com/8exen8

Dünyanın en saçma insanları kim diye sorsanız şuan bana öncelikle Justin Bieber hayranlarını sonrasında twitter meraklılarını gösterebilirim sizlere. Bu benim 2. twitter hesabım. 5o.ooo takipçide gözüm yok ama sahi ne anlıyorsunuz ben anlamıyorum. Amerika'nın oyunları bunlar, kapitalizm yancıları sizleri derler ya aha bu lafı burda kullanmak istiyorum. Önce sms'le başladı kısıtlama 16o karakter dediler sonra da twitter 14o meraklıları... Bi Allah'ın kulu çıkıp şunu Türk usulü yapalım 15o'ye bağlayalım dese üye olurum. Biz neden yapamıyoruz böyle şeyler. Yani Allah aşkına ne war ki bu twitter işinde gerçekten saçma. He ben neden açtım..? Sanal, gizli saklı sorularınız için. Formsprigimde var ama her zaman soramazsınız da neden mail adresini vermiyorsun derlerse herkese veremem onu özel insanlara davetli. Yani tanımadan vermek istemiyorum artık mail adresimi bilmem anlatabildim mi..?

22 Ekim 2010 Cuma

Sizleri İzlemiyorum

Dün gece deli gibiydik. Sabahlara kadar durmadan, acımasızca bir şeyler denedik. Ellerim onun şeyinde, onun şeyi benim cebimdeydi. Ceplerim delikti. Çünkü o deldi. Ben onunkini elledim o benimkini kolladı. Yetmedi. Tom geldi. Tom benim köpeğim. O da istedi, bir de onunla denedim. Gürültüden rahatsız olan ev sahibi kapıyı çaldı. Onunda canı isteyince o da denedi. Sabah ne olduğunu anlayamadan kayboldu hepsi. Sadece Tom beni bırakmadı, onu seviyorum.

Gerçekten mide bulandırıcısınız. Belki biraz abartı oldu ama yazdığınız postların emin olun bundan farkı yok benim için. Tiksiniyorum sizlerden. Aslında bu sizin suçunuzda değil asıl suç sizi bi bok yerine koyup izlemeye alan takipçilerinizde. 8oo - 9oo izleyicilerin içinde şu güzel arkadaşlarımı görmek çok üzücü. Amaçları farklı olabilir, beni ilgilendirmez. Sonuçta herkesin yaşam tarzı farklıdır. Kendinizi sexy zannetmeyin. Seksilik gizlendikçe artan birşeydir. Yorum yapanları ve onların hayatlarına özenen kızları görünce üzülüyorum. Yapmayın. Çok komik oluyorsunuz.

21 Ekim 2010 Perşembe

Guylian ( II. Kipa Vakası )

Guylian extra sea shells gift box 25o gr

Fiyatı : 24.9o TL

Kipa'daki bugünkü fiyatı 8.9o TL

Biz : Bunlar ezilmiş galiba o yüzden ucuz.

Deneyelim mi..?

Tarihi geçmiş olmasın..?

Bakayım...

13.o9.2o11 sorun yok, al o zaman.

İyi de neden ucuz ki...

Alan yok da o yüzden...

Yarısını arkadaşıma veririm.

Ben yerim ve tad alamam.

Arkadaşım da yer tad alamaz.

Olum adi çikolataya benziyo tadı.

Arkadaşım çikolataya bakar ve tükürür.

Noldu lan derim..?

Kuuuuuuuurt vardı üzerinde.

Ya git saçma saçma konuşma.

Yemin ederim.

Olum belki özelliği odur lan...

20 Ekim 2010 Çarşamba

Sıfırdan İlişkiye Başlamak

Sıfırdan ilişkiye başlamak o kadar zorki artık benim için. Sizin içinde öyle biliyorum.

Aynı şeyleri bir daha yapmak...

Tanışmak...

Sonra aşk oyunları...

Pffffff...

Ne istiyorum biliyo musunuz..? 

Hemen öpmek...

Ondan sonra da çok acelecisin diye damga yiyorum...

Yine dön dolaş başa seriyorum...

Bloga girip o beni  istemiyo diyorum...

Ya sabır...

Teklif ediyosam o gün benim olmalı...

Eskidendi o bi süre kaynaşıcaksın da çakkıdı çakkıdı oynuycaksın...

Artık şarkılarda bi başka;  Öp..!

Yorum Sansürü Koymayın

Yorum Sansürü Koymayın;

* İsteyen ne isterse yazsın. İsterse küfür yazsın. Kötü söz sahibine aittir.

* ''Bunu yayınlamazsan sevinirimli'' teklif mesajlarından korunursunuz.

Eğer cinsel içerikli ve ateşli yorumlar almak istiyorsanız yorum engeli koyabilirsiniz. O yorumlar egonuzu tatmin ediyorsa onaylamazsınız yine size gelir.

Daha önce denedim %1oo çalışıyor. Aramızda yatma teklifi eden kızlar var. Kadın olmak zor diye bilirdik ama erkek olmakta zor gibi artık. Erkeğin hoşuna gider diye birşey yok. Kadın- erkek farketmez namus - şeref kavramı yoksa kişinin hoşuna gidebilir.

Benden size uyarı; bırakın yorum onayını , isteyen istediğini yazsın. Bloglar eskisi gibi değil. Artık amelelerin bile blogu var.

Günün Şarkısı; Madcon - "Freaky Like Me"


19 Ekim 2010 Salı

Facebook Yorum Meraklıları

Dün gece uyuyamama rekoru kırdım adeta. Saat 1'de yatağa girip 6'da uyumak kötü bişey demiycem çok çabuk geçti ve nedense 3 saatlik uyku yetti. Ayrıca mutlu kalktım yatağımdan. Çayımı hazırladım internetin başına geçtim, facebook'u açar açmaz şok oldum. Dün ben blogtan tanıdığım arkadaşlarım duvarına bi yazı yazdım işte siz birbirinizi tanıyorsunuz ama burda bilmiyorsunuz gibilerinden. Kardeşim dediğim bi hayvan ise bu arkadaşlara liseli ergen bana ise gerizekalı olarak hitap etmiş. Aramızda liseli yoktu ama kimin liseli olduğunu sanırım duvar yazısına yaptığı yorumla belli etti. Sen kimsin ki şerefsiz herif tanıyo musun ki o insanları da gelip yorum yazıyosun. Şimdi onun yüzünden küçük duruma düştüm moralim bozuldu. Kendisini edebiyen tarih sayfalarına gömsem de canımı sıktı it. Bunu bi insan neden yapar. Pardon insan dedim bi hayvan neden yapar. Bi de şöyle yazmış; siz buna bakmayın kızlar kendisinin deli raporu falan filan var gibi aptal saptal laflar. Halbuki aramızda blogtan tanıdığım bi abimiz de vardı. Amacı ne olabilir..? Dikkat çekmek mi..? Kendisine mesaj atıcam şimdi. Eğer böyle yorumlar yapmak istiyosa Youtube'a girsin. Şu karikatürdeki yorumlar ona yakışıyo sahiden.

Sizi uyarıyorum arkadaşlar Facebook'ta 3 çeşit yorum meraklısı insan var ve bunların hepsi kıskanç insanlar. Birbirlerini çekemeyen kişiler.

Mesela fotoğrafınız varsa facebookta ki benim resmim azdır ama başkalarından biliyorum. Yorum meraklısı arkadaşları birer örnekle açıkliim sizlere.

Helal kankama be..!, Yakışır adamıma..! gibi yorum yapanlar mutlaka sizden aynı yorumları bekler. Bu yorumu yapan adamın fotoğraflarını en azından beğenmeniz lazım yoksa sizin peşinizi bırakmaz.


Ayy birbirinize çok yakışıyosunuz..! gibi yorum yapan kızlar var mı aramızda bilmiyorum ama yapmayın. Çok sahte, banel konuşuyosunuz çünkü. Yakışmadıklarını onlarda biliyor. 2 gün sonra fotoğraf değişiyo başkasının elini tutarken çekilmiş bi resmin altına yine aynı yorumu yapmak komik duruma düşürüyo sizleri.

Son yorum meraklısı arkadaşlara örnek ise bugün yazıma yorum yapan şahsiyetsiz insan tiplerini verebiliriz. Bencildirler, kıskanırlar, kendilerini ön plana çıkarmayı isterler. Sizi arkadaşlarınız önünde küçük düşürebilirler. Yavşaktırlar vs...

Mutluluğumu bozdu it. Neyse bugün bi parça rastladım. Alors On Danse'ı biliyorsunuzdur. Bu da onun canlı senfonik versionu. Bence güzel olmuş...

18 Ekim 2010 Pazartesi

Kimse Benim İçin...

Sorun yok çünkü her zamanki gibi olmadı. Alıştım artık bu duruma. Olmuyosa uğraşmycaksın. Zaten artık bu konularda emekli olmayı düşünüyorum. Bişey yapmadan nasıl emekli olunur bilmiyorum ama uğraşmıycam artık bi süre. Kimsenin arkadaşı olasım yok benim. Sevgili dediğinle de arkadaş olabilirsin. Mesela konuşabilirsin dertleşebilirsin, beraber ruffles yiyebilirsin, pes oynayabilirsin, alışverişe çıkabilirsin, yürü artık ya eve gidelim diyebilirsin, üzerine ketçap dökebilirsin, saçlarını çekebilirsin + yemek yaparken arkasına sarılabilirsin, gözlerine de bakabilirsin.

Bloglarda görüyorum; kimse benim için şiir yazmadı...

Msnde görüyorum; kimse benim için kendi adıyla benim adımın ortasına kalp koymadı...

Okulumda görüyorum; kimse benim için kantin köşesinde ağlamadı...

Facebookta görüyorum; kimse benim için ilişkisi var yazmadı...

İnternette görüyorum; kimse benim adımı googleda aratmadı...

Kendimden görüyorum; kimse benim için okulunu değiştirmedi...

Çok basit şeyler bunlar, gereksiz belki ama bunları hanginiz birileri için yapmadı..?

Bende sorun var...

Sorunluyum ben...

1+1 = 2 Mim

Önce Hazel'in mimini...

Düşünün, hayatta istediğiniz herşeyi elde etmişsiniz. Maddi olarak durumunuz iyi. Etrafınız, sizden övgüyle bahseden insanlarla dolu. Akşam yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızı rahatsız eden birşey yok.
Fakaat, bu kadar bolluğun içinde sanki birşey eksik.

Hayatınızı anlamlandıracağınız, uğruna savaşacağınız hiçbirşey kalmamış, zaten elde edebildiğiniz herşeyi elde etmişsiniz. Ama manevi olarak ruhunuzda büyüyen koca bir delik var ve bu sizi huzursuz ediyor.

Herşeyi bırakıp, eksik olan şeyi aramak için yollara düşer miydiniz?
Bir otobüse atlayıp uzaklaşır mıydınız içinde bulunduğunuz hayatın?
Belki de eksik olan şey yakınınızda, fakat siz onu bir türlü bulamıyorsunuz.

Evet Mim konusu; Siz n'apardınız ya da ben ne yapardım..?

İyice düşündüm bunu. Hayatta istediğim herşeye sahip olduktan sonra insan kendine neye verir..? Hayvanlara, insanlara yardım etmeyi mi..? Sagopa Kajmer gibi konuşmak istiyorum. Ben müslümanım eğer öyle bişey olsa o yaşta hacca giderdim. Namaz kılardım. Bir de mangal yakardım. Şuan nasıl David Guetta dinleyebiliyorsam, nasıl açıp Youporn'da lezbiyenleri izleyebiliyorsam o zaman da onu yapardım. Bu kadar işte başka bişey değil. Size bişey söyleyeyim mi eğer ben insanım diyorsanız bu sizin göreviniz. Yani aslında her zaman yapmak zorundasınız. Yaş 7o iş bitmiş olayı değil. İstediklerim bu kadar. Hac'dan sonra dünya turu değil de 2-3 gitmek istediğim yerlere giderdim. He şimdi  ;

Sen neden cumaya gelmiyorsun.? diye sorarsan eğer ben pazara gidiyorum 

cevabını alırsın benden... Sorgulamayın bunları. Siz direttikçe gerçekten insanın içinden gelmiyor.

Şimdi ise Baş Harfi Ğ'nin mimini yapıcam.
Konu: Sizi mimleyen kişiyi blogdan tanıdığınız kadar anlatınız. İsterseniz o kişinin hayalinizdeki profilini,isterseniz sosyal hayattaki kişiliğini anlatın.

Kendisini blogtan tanıdığım kadarıyla gerçekten pozitif bi insan. Sürekli sevecen, mutlu olmasını bilen biri. He sevmediğim bi yönü var çok fazla iyimser. Onu size bir şarkıyla açıklamak istiyorum aslında. İnsanları şarkılara göre ayırt edebilirim. Ben de çok seviyorum bu şarkıyı. Dinlemenizi tavsiye ederim. Unutmadan bu 2 mim'i de yine kurtarıcımız Mia'ya gönderiyorum. Kolay gelsin Mia...

16 Ekim 2010 Cumartesi

Arabesk Damarı - Bi Melek Sevdim

Bi ''Melek'' sevdim Youtube gibi erişimi zor olan,

Bi ''Melek'' sevdim McDonalds gibi onun gibisi olmayan,

Bi ''Melek'' sevdim sms gibi anlatılması 16o karaktere sığmayan,

Bi ''Melek'' sevdim Rammstein gibi sert ama beni heyecanlandıran,

Bi ''Melek'' sevdim Vodafone gibi bana anı yaşatan,

Bi ''Melek'' sevdim Avea gibi beni sabahları uyandıran,

Bi ''Melek'' sevdim Turkcell gibi beni hayata tekrar bağlayan,

Bi ''Melek'' sevdim Lost gibi gizemli,

Bi ''Melek'' sevdim Melekler Korusun kadar sevecen,

Bi ''Melek'' sevdim Atari gibi ismiyle kendi özdeşlemiş biri,

Bi ''Melek'' sevdim sabri'nin şutu gibi dağlara taşlara yazılır cinsten,

Ben bi  ''Melek'' sevdim sağ omuzumdaki melekten bile bana daha yakın...

Sprite ve Babannemin Merlin Aşkı

Bende sizin gibi normal bi insan olduğum için ara ara ev gezmelerine gitmek zorunda kalıyorum. Ev gezmesi derken babaannemlere gittik bugün. Zaten anneannem ve babaannemden başka kimsemiz yokta lafın gelişi işte. Şimdi babaanne deyince mutlaka sizin babaanneniz gibi bi babaanne canlanıyor kafanızda ama malesef öyle değil. Tabi farklı bi büyükanne olması benim canımın sıkılmayacağı, kös kös oturmuycağım anlamına gelmez. Çünkü muhabbetimizin olması imkansız.. Sadece o benim cebime para atıcağı zaman konuşuruz. Bi de halam vardır onunla yaşayan. Cimrinin önde gidenidir tabi. Onu da söylemezsem rahat edemezdim açıkcası.

İşin özüne dönersek bir tek babaannemle değil annem, babam ve kardeşlerimle de muhabbetim olmaz. Nedeni şu;

Babaannem

İzlediği Dizi(ler); Merlin

Annem


İzlediği Dizi(ler); Merlin, Vampir Diaries

Babam

İzlediği Dizi(ler); Merlin, Vampir Diaries, Kurtlar Vadisi Pusu

Halam

İzlediği Dizi(ler); Hanımın Çiftliği

Kardeşim

İzlediği Dizi(ler); Öyle Bir Geçer Zamanki, Geniş Aile

Şimdi soruyorum sizlere bende mi bi sorun var yoksa seçilmiş bi insan mıydım..? İnsanın babaannesi Merlin izler mi..? Tamam izliyosun arada srada ne bileyim Lale Devri bak Deli Saraylı bak ama Allah aşkına Merlin'i konuştular ailecek ve ben şaşkın gözlerle baktım kaldım. Hadi onu da geçtim. İnsanın 15 yaşındaki erkek kardeşi Öyle Bir Geçer Zamanki izler mi..? Anlayamıyorum ve bir tek ailem değil kimseyle sohbet edemiyorum. Zaten yalnızım bi hoşlandığım kız var o da benden hoşlanıyo biliyorum, seviyorum çok iyi ve çok güzel kız ama gel gelelim bana yüz vermiyo. Tamam çok aceleciyim ama o beni benim onu tanıdığımdan daha çok tanıyo. Aradığım, ilerde mutlu olucağım, hayallerimdeki kadın inanın o. Allah'ıma dua ediyorum günler çabuk geçsin diye ve artık onun sayesinde tekrar kendime hedef koydum. İnşallah herşey istediğim gibi olur. Ah bi de mesaj atsa şimdi. Konuşsa benimle yeniden...

Her neyse eve dönüyordum tek başıma, karşımda 4 kız üzerime doğru geliyor, tabi gözlerimi çeviririm öyle kimselere de bakmam. Yüzlerini cinslerini görmedim ama ağızlarından çıkan sözler, bağırışlar midemi bulandırdı açıkcası. Sebebi; küfür.

Küfür : sigara gibi kızların ağzına yakışmayan uygunsuz cümlelerdir.

Erkeklere çok mu yakışır..?

Hayır tabiki de ama erkeklerin en azından söylediklerini gerçekleştirme ihtimali vardır ama kızların alt yapılarının duruma müsait olmaması kısacası tesis yetersizliğinden dolayı kızlar için gerçekten gereksiz cümlelerdir.

Atalarımızın bi sözü var ki tam bu konuya cukka gibi oturur; yiyemeyeceğin muzu ağzına alma..!

Messenger listemde bir sürü kişi var ve online olduğumda neden yazmıyorsun diye soruyorlar. Kimseye yazmıyorum deyince de ben herkes miyim diye alınmıyorlar mı..? Offf gerçekten offf. Şimdi birinden hoşlandıgımı da duydunuz ya bütün günümü ona harcadıgımı düşünürsünüz. Neyse siz böyle düşünün. İtiraf ediyorum ben birini bulunca tüm arkadaşlarını satan biriyim ama bundan pişman değilim. Pişmanlığı sadece ayrılınca yaşarım. İnşallah bir kez daha yaşamam. Çünkü artık gerçekten kaldıramam. Tabi daha ortada fol yok yumurta yok ben kendi kendime gelin güvey oluyormuş gibiyim ama olucak ben eminim. Seviyorum lan..! Seviyosam benimsin. Ben kolay kolay sevmem. Ben kolay kolay istemem kimseyi.

''Öyle herkesi sevmeyeceksin.. 'Seviyorum' demeyeceksin ! 'Seni seviyorum' diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin.''

[Facebook Şairi Can Yücel]

Sabredicem...

Not: Tam kaydı yayınla derken Winamp'ın içine tüm müziklerimi attım. Listemde 13.902 mp3 içinden yanlışlıkla bir tanesini sildim. Silinen parça BeeGees'ın hiç bilmediğim daha önce hiç dinlemediğim bi şarkısıydı ama ben o silinen şarkı yüzünden dolayı müzik listemi silip bir daha oluşturdum. Sorunlu muyum..? Evet öyleyim. Ne derler; pire için yorgan yakmak...

2. Not: Şuan bana bitanem dedi...!

Çok mutluyum lan, kaçtım ben :P

3. Not: Sprite

Bunun ne olduğunu şuan kızlar bilmiyor ama erkekler anlar. Facebook şuan Cola, Fanta, Sprite'la dolu.
Cevabı bu postta saklı ama...

15 Ekim 2010 Cuma

Bilmem - Kaç Sene Önce ...

Bundan 22 sene önce; Şeytan Rıdvan'dan korkup golliiiii diyerek ağlayan,

Bundan 21 sene önce; balkondan çamaşırları aşağı atan,

Bundan 2o sene önce; babaannemin kucağında kuluçkaya yatan ,

Bundan 19 sene önce; sütümü çaktırmadan pencereden aşağıya döken,

Bundan 18 sene önce; okuma yazmayı evde öğrenen,

Bundan 17 sene önce; komşu kızıyla kırıştıran,

Bundan 16 sene önce ; otomobilin altına girmekten son anda kurtulan,

Bundan 15 sene önce ; Mario'nun tüm serilerini oynayan,

Bundan 14 sene önce; sapanla marketin camını kıran,

Bundan 13 sene önce; peşimden gelen kızı öğretmenlere şikayet eden,

Bundan 12 sene önce; Altınkum sahillerinde Ice Tea yudumlayan,

Bundan 11 sene önce; bisikletimi beğenmediğim için babamdan en kral dayağı yiyen,

Bundan 10 sene önce; Truva satranç turnuvası'nı kazanıp iki-üç kitapla uğurlanan,

Bundan 9 sene önce; Marmariste doberman cinsi köpeğin saldırısına uğrayan,

Bundan 8 sene önce; karşı apartmandaki sevgilileri kayda alan,

Bundan 7 sene önce; hünkar beğendi yapmayı öğrenen,

Bundan 6 sene önce; boğulma tehlikesi yaşayan,

Bundan 5 sene önce; büyük adam olucağını zanneden,

Bundan 4 sene önce; üniversiteye başlayan ama hala bitiremeyen,

Bundan 3 sene önce; kendi yarattığı aşkı hiç bitmiycek sanan,

Bundan 2 sene önce; Metin 2 oynayan,

Bundan 1 sene önce; hayattan umudu kalmayan,

biriydim ben.

Peki ya siz..?

Söz sende Mia..!

14 Ekim 2010 Perşembe

Aklıma Takılanlar ve Söylemek İstediklerim

Fas'ın eski krallarından Muley İsmail'in 548'i erkek 34o'ı kız olmak üzere tam tamına 888 çocuğu varmış. Şimdi neden 889 değil de 888 onu hiç sorgulamadan kafa yapısının benimkine uygun olduğunu düşünebilirsiniz. Krallık kurmak böyle bişey olsa gerek. Boşuna dememişler demekki bu lafı. Bizde de vardır böyle 217 bakire bozupta tarihe geçen sadrazamlarımız. Neyse onu boşverin şu adama takıldım. Siz gece gece mutlu mesut yatağınızda uyurken ben burda kendimce garip tezler ortaya attım.

Bi insanın 888 çocuğu varsa bu demek olur ki;

888 Farklı Kadın  ≥  888

888 Aynı Kadın  =  888

Bu iki ihtimalin de gerçekşme olasılığı  % Sıfır tabi. Mutlaka ama mutlaka bi kadından ikiz-üçüz ve yahut dokuz çıkmıştır.

Neyse sonuç itibariyle bu adamın sperm bankası gibi olduğunu düşünebiliriz.

Adamın sapık olduğu belli de rüyasında gördüğü ya da hayal ettiği çocuğu mu yapmak istemiştir acaba...

Bi insan hayatı boyunca kaç kez o işi yapar..? Bu da merak konusu.

Konuyla hiç bir alakası yok ama Facebook'taki 3688 arkadaşı olan fakegirl hesabımdan kendimce bi araştırma yaptım.

Sadi Sirazi'nin dediği gibi ''aşka uçma kanatların yanar'' sözünü duvarıma işedim, 8 beğenen oldu.

Mevlana'nın ''aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar?'' sözünü yazdığımda 9 kişi beğendi ve 6'sı aynı kişiydi.

Yunus Emre'nin ''aşka vardıktan sonra kanadı kim arar?'' sözünü bir ertesi gün yazdığımda 8 kişi beğendi ve 4'ü aynı kişiydi.

Demet Akalın'ın şarkısından; ''aşkın açamadığı kapı, kanatlanıp uçamadığı yer mi var?'' sözünü duvarıma yapıştırdığımda 3 kişinin beğendigini ve 3 kişinin daha önceki sözleri beğenenlerin olduğunu gördüm.

Sizce durum biraz garip değil mi..? Sonuçta hepsi konusu aynı ama görüşleri farklı olan şeylerden bahsediyor. Harbiden facebook'un amele kaynıyor görüşünde hem fikiriz artık. Bence bu işi sizde deneyin. %1oo facebook onaylı, çalışıyor..!

8 Yüz 8ex-en8 deyince bak aklım yine oraya kaydı. Bunu hep düşünmüşümdür. Dünya da bi terslik var. Bence kadınların erkeklere göre sexapallik oranı daha fazla olması gerekir. Normal şartlara göre konuşuyorum. Erkekler zaten neyin ne olduğunu biliyor. Kızların, kız oldukları için öyle bi şansı yok.Yani kızların bu işi daha fazla istemesi gerekir. Erkeklerin daha fazla o işi istemesi biraz garip değil mi sizce de..? Bilmem anlatabildim mi..? Daha fazla konuşmak istemiyorum çünkü konu kırmızı noktaya kayıyo. Bunlar aklıma kazınmış sorulardır. Geç saatte anca bunlar çıkıyo kafamdan gibi sözlerin arkasına sığınmıyorum. Merak işte. Zaten bu konuyla ilgili pek yorum alıcağımı sanmıyorum.

Bu arada blogumun bugün itibariyle ilk haftası ve 7o kişiyiz burda. Kardeşçe geçinip gidiyoruz ki zaten siz benim kim olduğumu bilen insanlarsınız. Size açıklama yapmadan blogumu kapamak zorunda kalmıştım. Gerçek hayattan beni tanıyan insanların blogunu bilmesini istemiyordum. O yüzden ordan açıklama yapamazdım. Sonuçta sorarlardı bana.

Her zaman söylerim yine söylüyorum. Ben sizin nette tanıdığımız gibi benim. Beni gerçek hayatta tanıyan insanlar aslında ''gerçek ben''le tanışmamıştır. ''İstedikleri ben''le vakit geçiriyorlar sadece. Neden böyle bilmiyorum ama netten tanıştığım insanlara o kadar içtenim ki ben bile şaşırıyorum. Bütün sırlarımı, tüm duygularımı siz benim gerçek hayattaki arkadaşlarımdan daha iyi biliyorsunuz. Burdan tanışıp gerçek hayatta görüştüğümüzde asla değişeceğim sanılmasın. Ben size şuan burda neysem artık karşımda da olsanız yine aynı olurum. Şüpheniz olmasın. Cinsel içerikli yazının ardından bu cümleleri duymak belki sizi ürkütmüş olabilir. Hemen korkmayın be, yemem, en fazla ısırırım...

13 Ekim 2010 Çarşamba

İşletmecilerle Çıkılır, Mühendislerle Evlenilir..!

16 erkek 62 kızlı bi sınıftan,
daha okulun ikinci haftasında güzel ama kaşar bi kızın teklifini reddetmek ( ah şimdi olsa reddedermiyim hem de beyaz tenli  ),

ardından bir hafta geçmeden gidip başka bi kıza teklif etmek ( sarışın ),

kıza benden önce teklif eden hıyarın karşı odadaki arkadaşımın çıkması,

bunu öğrendikten sonra aramızdaki nefret voltajının artması gerekirken her ne hikmetse kanka olmamız,

onlar mutlu mesut geçinip giderlerken,

benim bu işten soğuyup kızın yüzüne bakacak halim kalmaması,

derslere gitmeyip arkadaşlarıma kart okuttuğum halde yurtta kalıp ders çalışmam,

bölümümde derece yapmam,

her ne kadar inek sıfatına yakıştırılsam da popülarite oranımı %1o9 civarına çıkarmam,

bu güvenle götümü tekrar şişirip kaldırmam ve bölümümün normal öğretim dahil en güzel 2. kızına teklifte bulunmam ( esmerleri hiç sevmem ama o harikaydı ) ,

yüzüğe ve günün yarısını telefonla konuşmasını dikkat etmemem,

nişanlısı olduğunu öğrenmem,

aman hacı uzak duralım o zaman deyip muhabbeti kesmem,

annemden gelen telefonu yanıtlamak için girdiğim bi sınıfta bölümümden biriyle onu sınıfta basmam,

aşk-meşk işi bana göre değilmiş anlaşılan deyip kendimi rakı-balık'a vermem,

yüksek onur öğrenciliğin evde yaptığı etkiyle biraz daha piçleşmeye başlamam,

bir yaz gecesi Antalyalı bi kıza tutulmam,

yatay geçişle ilk fırsatta dokuz eylül'e gitmem,

Maliye okuyan arkadaşımla bütün gün Pes oynamam,

sınıfımdaki kızlara odaklanamam,

Pes oynarken bu sene Antalya'ya geçiş yap diyen kız arkadaşıma geç mesaj atmam,

bu yüzden yavaşça kendimi ondan soğutmam,

bi kız için bir de Antalya yollarına düşüp yeni bi okula başlamam,

sevgilimin yanında olmama rağmen onunla sadece okulda görüşebilmem (inan kantinde yiyişecek yer bile yok),

onun benden soğumasıyla başlayan benim derslerden soğumam,

ayrıldıktan sonra mal gibi ortada kalmam,

onun 2. dönemde okulu bırakması benimde vizelerde öğrenci kartımı unutmam,

sanki benden kaçıp bu sene Trabzon'da daha iyi bi bölüme başlaması ve benimde tek dersten bir sene daha okuyacak olmam,

''İşletmecilerle Çıkılır, Mühendislerle Evlenilir'' tezini kanıtlayan biri olmam nedeniyle kendimden nefret ediyorum. ( Bazen )

Ya bişey söylüycem o kadar lafın arasından dikkat edeceğiniz şey şu olsun ; Eğer ben size geç mesaj atıyorsam ya da kısa kısa cevaplar veriyorsam bilinki Pes'te biriyle kapışıyorumdur. Sorun bende değil yani. Genelde herkesi yendiğim için Pause'ye basmaya çekiniyorum.He bi de beni 2 üniversite bitiricek İşletmeci yerine Mühendis olarak sayabilirsiniz.

Ekşi Sözlük yazarıyım.

Az çok abazanlığım var.

Pes oynarım.

Çevremde kız yoktur.

Sadece bi kişiyle çıkmak nasip olmuştur.

Tek farkım BJK'li değilim, yani Rocker'da değilim.

Allah bana Mühendis bahtı vermiş, inşallah evlenirkende bu baht değişmez.

Bişey dikkatimi daha çekti, bana hiç sıfır model kız gelmedi ya. Genelde terkedilmiş cinsinden kızlar neden beni bulur ki..? Ne bahtsız adamım ben ya. İntikam tahtası olarak kullanılmak kötü be valla...

Şimdi herkes yazıdan çok yukarıdaki resimi merak ediyo aslında. Ara sıra üstsüz koyarım bilirsiniz bu ara da canım böyle istedi. Ne alakaysa işte. Hoşuma gitti resim. Açılım yapıyorum ya kendi çapımda. Türban açılımı...

12 Ekim 2010 Salı

Facebook'taki Arkadaş Sayısından Karakter Tahlili

Çok kötüyüm millet. Öksürüğümle desibel rekorları kırıyorum adeta. Boğulmaktan, Azrail'i her an görebilme ihtimalinden korkuyorum. Hiç bişey yazıcak halim de yok. Hoşuma bişey kaçtı. Facebook'u olanlar mutlaka okusun derim. Baştan söyleyeyim ortayi gectim kanka 'dan alıntıdır. Sonra aramız bozulmasın sözlükte. Gerçi söylemem kim oldugumu da neyse işte...
başlığın orijinali şöyle; "facebook'taki arkadaş sayısına göre karakter tahlili yapmak"

diğer karakter tahlili çeşitlerine göre daha tercih edilesi bir yöntem.

şimdik şöyle oluyor;

arkadaş sayısı 1-100 arası:
erkek; asosyal bi insan. akrabadan da, taallukattan da pek haz etmiyor. profil fotoğrafı ünlü fotoğrafı ise, [futbolcu, basketbolcu] 15 yaş altı bi çocuk da olabilir, bu noktada arkadaş listesindeki insanlar devreye giriyor.
kadın: afedersiniz bi kadın götüme bile benzese, facebook'ta 100'den fazla arkadaşı olur. muhtemelen insan değildir bu kadın. ayrıca yukarıdaki ihtimal bu insan için de geçerli, ortaokul çocuğu olabilir, profil fotoğrafına ve arkadaş listesindeki tiplere dikkat, tahlili filan boşverin, kaçın...

arkadaş sayısı 100- 200 arası:
erkek; minnetsiz itin biri. ekleyen olursa kabul eder, kimseyi eklemez. öyle facebook sosyali filan da değildir, muhtemelen sevgilisi vardır, futbol ve araba düşkünü olma ihtimali yüksek. son paylaştığı video artis ne arar la bazarda, siz düşünün gerisini. bildiğiniz düz adam lan işte...
kadın;profil fotoğrafları görülebiliyor, hımm ilginç. gizlilik ayarı filan hak getire. işinde gücünde bir hatun, çalışkan ayrıca. hani moda olmuş zamanında açmış bi hesap. bekarsa ailesiyle yaşıyor, değilse evlenme meraklısı. siz bilirsiniz gençler...

arkadaş sayısı 200- 300 arası:
erkek; bu insan efendi görünümlü efendi. iş güç sahibi, duygusal bi insan, "olm"lu, "hacı"lı yorumlar yapıyor. ezik biraz da. arkadaşları tarafından seviliyor, sayılıyor, heyecan arayan kadınlara göre değil, ilk aşık olduğu kadınla evlenme ihtimali yüksek.
kadın; kadından çok erkek arkadaşı olan bir hanım. çirkin değil, güzel hiç değil. meslek lisesi mezunu olma ihtimali kuvvetli. muhtemelen erkek kankalarından birine aşık, yüz bulamıyor. yıldız tilbe dinliyor olabilir.

arkadaş sayısı 300- 400 arası:
erkek; efendi görünümlü piç. üç kardeşin en küçüğü olabilir. bir "giden gider; gittiği gün biter, ben gideni değil, giden beni kaybeder" insanı. tam bir sosyal, facebook videosu beğenicisi aynı zamanda. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyor bence, bi zararını da görmemiş bugüne kadar, siktir edin puştu...
kadın: güzel bir okulun güzel bir bölümünde okuyor ya da yeni mezun. candan böyle cıvıl cıvıl bi hatun. çabuk kaynaşıyor ama o kadar da çabuk uzaklaşıyor. bunun erkek ve kadın arkadaş sayısı hemen hemen denk. yeni terk edilmiş ya da uzunca bir süre aşk acısı çekip "koy götüne rahvan gitsin" demiş. tavlanması zor, rakip çok; dikkat...

arkadaş sayısı 400- 500 arası:
erkek; işte geldik piç görünümlü piçe, hem de ne piç... iki kadını aynı anda idare etmekle övünen bir tip. eli yüzü düzgünse çapkın, değilse palavracı, birbiriyle çelişen videolar paylaşıyor sürekli, okumuş etmiş ama adam olamamış.
kadın; piçlerin hedef kitlesi, pek bir şikayeti yok. alan razı veren razı geyiği yani. ortalama bir okuldan ve bölümden mezun. çalışıyor "iş çıkışı arkadaşlarla iki bira içeceğiz insanı" facebook sosyali olduğu kadar dışarıda da sosyal. kolay kolay evlenmez, öğrenciliği zamanında bir barın kapısında ağladığı görülmüş, valla bilemem...

arkadaş sayısı 500- 600 arası:
erkek; sanatla uğraşmak gibi bi isteği var, büyük ihtimal görsel bi şeyler. sinema, fotoğraf vs. büyük şehir çocuğu, çevresi geniş, çenebaz bi şeye benziyor. piç desek ayıp etmiş olur muyuz bilmem ama biraz öyle gibi. kızlar, koşun...
kadın; en az 200 fotoğrafı vardır profilinde. aşk maşk hak getire, günü gününe yaşıyor gibi bence. valla hayata bi kere geldiğinin farkında evlenmez bu, saygı duyuyoruz... ha çok kişi tanımak zorunda kalan bir mesleğe de sahip olabilir, misal lisede öğretmendir, öğrencilerinden birini ekleyince hurra hepsi sarmışdır kadına...

arkadaş sayısı 600- 700 arası:
erkek; abazan.
kadın; fake.

Bu arada yukarıdaki klişeleşmiş fotodan aklıma geldi youtube'a girip bunu buldum. Slow motion olayı hoşuma gitti. Arkadaki perdeyi ve duvardaki teşekkür belgelerini saymazsak 1o üzerinden 7 verebilirim...

11 Ekim 2010 Pazartesi

2 Kişiyi Mimledim

Serüvenci mimlemiş beni. Hemen yapayım onu darılma gücenme olmasın. Dikkat ediyorum bu ara bu işe. 1-2 hafta kaçırdığım olmuştu hesap soranlar oldu çünkü. Altıntı yaparak olayı söylüyorum sizlere; yaşadığımız tüm sıkıntıları geride bırakıp, sevmediğimiz insanlardan, yapmaktan daral gelen işlerden uzağa bir tatile gidiyoruz. Bizi yolcu etmeye gelmiş üstelik gıcık olduğumuz herkes. Alayına çalımlı bir bakış fırlatıp arabamıza bindikten sonra, geride kalanları çatlatırcasına müziğin sesini sonuna kadar açıp, tozu dumana katarak oradan uzaklaşıyoruz. Şimdi sizden istediğim, mimlediğim herkes bindiği arabanın resmini ve son ses açtığı şarkının adını, sözlerinden bir bölümü ve söyleyen solistin resmini yayınlayacak.

Ford 2o11 Focus Coupe


 Unaesta - La vida es una lenteja

Gta Vice City oynamış olanlara şarkı yabancı değildir.
Burdan da dinleyebilirsiniz...

Aaah,
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja
O la tomas o la dejas...

La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja,
O la tomas o la dejas,
La vida es una lenteja
O la tomas o la dejas...

Hanımcıkları mimlemedim bu defa. Mimlenenler;

cemo ve Andy Dufresne... Geçmiş olsun...

Çok hastayım yatıcam. Yarın görüşürüz...

İç Ses

Tarih: 11.10.08 Saat: 14.57

Dersimiz 4'te olmasın..? diye mesaj attı.

Bilmiyorum ben yatıyorum dedim.

Girmiycek misin..? dedi.

Uykum var ama girmek lazım zevkli oluyormuş diye mesaj attım.

O mesajı bilerek yazdığımı biliyordu. Daha önce uyarmıştı. O gün bugündür bir daha benimle konuşmadı.

O iyi biriydi.

''Yaşamın tadı sende saklı'' dediğimde de kızmıştı bana.

Ben ona yalan söylememiştim, sadece içimden geçenleri söyledim.

Herkes içinden bişeyler düşünür ama cesaret edip söyleyemez.

Tam 2 senedir içimden iyi-kötü ne geçerse insanların yüzüne söylerim.

O yüzden artık fazla arkadaşım yoktur.

Yaptığım ne kadar doğru..?

Tartışılır...

Arabesk Damarı - Eski Sevgiliye

Ben seninleyken Cem Yılmaz görünce ağız açısı 88 derece yana kayan insanlar gibi gülümserdim ama sen beni görüğünde Apaçileri küçümser gibi gülümsedin.

Sen benim vücudumda yankılanan hard bass gibi içimdeydin ama ben senin başını şişiren Heavy Metaldim...

Sen benim için Hamdi Bey'in 1oo.ooo TL'lik teklifi gibiydin ama ben senin için ahlaksız tekliftim...

Sen benim için Pepsi kapağındaki kontör veren şifre gibiydin ama ben senin için Coca-Cola kapağındaki Tekrar Deneyiniz..! yazısı gibiydim...

Ben seni Hıncal Uluç'un kahkahası gibi içten sevdim ama sen beni Saba Tümer'in kahkası gibi reyting için sevdin...

Ben seni Meamet Ali Beaay yardım edin..! diyen adam gibi yürekten istedim sen beni babası yaşındaki adama Okaaan seni istiyorum diyen kız gibi istedin...

Ben sana Pazar'ın Pazartesiye yakın olduğu kadar yakındım ama sen bana Pazartesi'nin Pazar'a uzak olduğu kadar uzaktın...

Ben deodarantı salondaki koltuk altına sıkan çocuk gibi mutlu olurken sen bana ozon tabakasından bahsedip mutsuz oldun...

Ben sende aşkı aradım ama sen buzdolabını açıp asla bulamıycağın bişeyi aradın...

Sen benim için bilgisayardaki Power düğmesi gibi ilk aşkımdın ama ben senin için reset düğmesi gibiydim...

Unutma bilgisayar kapalıyken reset düğmesi işlemez...

Senin kalbin bana hep kapalıydı...

Gerçi açık olsa reset atsan ne yazar...

Sistem tarayıcısının dolmasını bekler miydin..?

Sen beni bekleyemedin...

10 Ekim 2010 Pazar

Erastus'a İnanmak

Tarih 1o.1o.1o Saat 1o.1o AM sıralarında uyuyor olmam bi nevi Erastus'a kıç çevirmek gibi bişey olsada hani biraz da inanmıyor değilim adamcağıza. Üstad bugünden direkt şöyle bahsetmiş panpa; insan oğlunun yüz yüze konuşmak yerine neredeyse sadece sihirli iplerle konuşmaya başladığı dönem ve yanına da cabası olarak olur mu olur deyip tarihe geçmek için bu günü dünyanın son günü kabul etmiş kendi kafasında...

Altı çizili olan kısımları ele aldığımızda @adam haklı beyler cevabını vermemiz kaçınılmaz oluyor elbet ama yinede Erastus'a inanmanın ''seni leylekler getirdi yavrucum'' lafına inanmaktan farkı olduğunu düşünmek 2o1o Dünyasının Barbunya Adalarında yaşamak gibi bişey aslında.

İç sesin beyinde vocal mix halinde dalgalanarak; ''lan ya bugün dünyanın son günüyse..?'' sorusunu kendinize sorduğunuzda ''the son günde yapılacak en güzel şeyler sizce ne olurdu..?'' anketi hazırlansa eminim verilecek cevaplar aşağıdaki gibi olurdu.

* 1 doğru 4 yanlışı götürür hesabı tövbe edip saat 1o.1o AM'a kadar namaz kılardım...

* Youpornda izlemediğim video varsa izlemeye çalışırdım ...

* Ahirete gitmenin dayanılmaz hafifliğini yaşamak için mentollü Head&Shoulders ile kutsal yerlerimi yıkardım...

* Pes 2o11'i Uninstall ederdim...

Cennet'e giden yolda ahiret memurlarının Türk olma olasılığını düşünürsek benim gerçekten Erastus'a inanmam biraz lüks kaçar çünkü cebimde şuan 12.12 TL, 5252 her yöne sms ve tam olarak 59 dakika bedava konuşmam var ki bunun da cennet kapısını aralayacağını hiç sanmıyorum. Beynin bedava olduğu son günlerde benim için yapılıcak tek şey var o da malesef kpss'ye hazırlanmak.

Günün önemine gelirsek bugün bana yaşamadan yaşlanmayı öğretti açıkcası. Ne demektir yaşamadan yaşlanmak..? Efenim açıkcası 22 yaşındayken 23 yaşımda ne bok olucağımı düşünmeyi bir kenara bırakırsak;

hala üniversite okumak..
ve hala dostoyevski okuyamamak..
ve hala büyük adam olacağına inanmak..
ve hala bakir olmak..

acı ve gerçek olsa da insan Erastus'a da inanmak istiyor hani.

Neyse 1o numara bi günle ilgili size yazacaklarım bu kadar. 11.11 ve 12.12 artık Erastus değil de Erasmus mu olur bilinmez önümüzdeki yazılarda buluşmak üzere. Valla ne yalan söyleyeyim bilmiyorum ama Tanrı sırf hıristiyan arkadaşlarımı göt etmek için dünyayı bugünlerde koparmaz, yani kopacağı varsa da artık kopmaz.

Küçük bi not; küçükken bizimkiler hiç bana, ''seni leylekler getirdi yavrucum'' demedi. Bu yaşta leylek hikayesine bu yüzden inanmaya başladım. Ne zaman o can alıcı soruyu sorsam birbirlerinin yüzüne bakıp gülümseme moduna geçerlerdi. Bende öpüşerek oluyo kesin diyerek komşu kızıyla yoğuşmalı kombi'nin altında test yapıyodum. Ne hikmetse kızın ahını mı aldım bilinmez, o gün bugündür test sürüşüne bile çıkamadım. Halbuki motorlu taşıtlar vergimi aksattığım olmamıştır ya neyse ben şimdi Youporn'a giriyorum 1o.1o AM gibi yataktayım, beklerim...

Resimdeki Sanatçı : İzzet Altınmeşe

9 Ekim 2010 Cumartesi

''Hayko Gitsin'' Diyen Kaç Kişiyiz..?

Atiye, Betiye diyenlere G.tümü ye diye haykırmak istiyorum.

Hayko'ya haksızlık etmek Türk milletinin ayıbıdır.

İnanabiliyor musunuz, canım ülkemde bu adama ''şu Ermeni piçi katılmasında kim katılırsa katılsın'' diyen hıyartolar var.

Kim gitsin sence diye sorduğumda ''Atiye gitsin abi, taş gibi karı'' diyenleri görmekte iğrenç ama yapacak bişey yok.

Sonra biz bunu seçtik gönderdik derlerse bilin ki o biz'in içinde ben yokum...

Sahte bi site ama yinede burdan desteklerinizi beklerim. trteurovision.com

İsterse katedral müziğiyle katılsın, sonuncu olsun. Ama yeterki katılsın...

Hayko Cepkin - Demedim mi?



Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi?
Demedim mi demedim mi
Gönül sana söylemedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır..
Yiyemezsin demedim mi
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi
Demedim mi Demedim mi
Gönül sana söylemedim mi?
Aşıklar harabat olur
Hakkın katında kutlu olur
Muhabbet baldan tatlı olur
Doyamazsın demedim mi?
Erelim Ali sırrına
Çıkalım meydan yerine
Can-ü başu Hakk yoluna
Koyamazsın demedim mi
Dervişler arabat olur..
Hakka hürmet olur
Muhabbet baldan tatlıdır.
Doyamazsın demedim mi?
Pir Sultan Ali Şahımız
Hakka ulaşır zahımız
12 imam katranımız
Uyamazsın demedim mi?

8 Ekim 2010 Cuma

Hayret Verici

Haydi Çocuklar Uykuya..! temalı filmler akşam saat 10 itibariyle yayına sokulacak biliyorsunuz. Hıncal Uluç'un bahsettiği başbakan'ın çılgın projesi kesinlike bu olmalı. Çocukları erken yatağa gönderip karı-koca daha fazla zaman ayırsınlar da 3 çocuk ve fazlasını yaparlar umuduyla gerçekleştirilecek bi proje bu. Çılgın olan görüntüleri size HD kalitesiyle açıklamak isterdim ama hiç gerek yok ki zaten bunu Fatmagül bacımız ve diğerleri sağlıyo.

Sen saat 8'de Kurtlar Vadisiyle çocuklara şiddeti aşıla, Fatmagülle tecavüz'ü zihinlere kazı sonrada saat 10 olunca de ki çocuklara haydi çocuklar uykuya..! Ne görücek çocuk rüyasında..? Sahiden de çocuklar duymuycak artık bazı şeyleri ve işin en ilginç olayı da Çocuklar Duymasın dizisinin saat 11'de bitiyor olması. Artık bazı şeylerin önüne geçmek zor gibi. Gerçi asıl amacın çocuklara daha sağlıklı bir yaşam sürdürülmesi ama televizyonlarda bunlar varken pek sağlıklı olucağını sanmıyorum. Hadi televizyonu engelledin ya internet n'olucak. Ben çocuk olsam internetten izlerdim bazı şeyleri. Ebeveyn zaten çocuğu uyudu bilip serbest bırakıyor. Yani iş senin benim dememle olmuyo malesef. RTÜK'ün yaptıkları işler sahiden hayret verici.

Star'da Hayrettin diye bi program başladı. Talk-Show tadında akıllı tv videolarını sunuyorlar bizlere. Genelde Facebook'ta popüler olan videolarla geçiyo program ama gerçekten böyle bişeye ihtiyaç vardı. Ekşi sözlük yazarı olduğum halde bunu diyebiliyorsam ne mutlu. En azından nelere güldüğümüzü güldürecek bi program var artık televizyonda. İlk hafta olmasından kaynaklanan biraz fon eksikliği vardı sunumda. Sunucu da isminden bildiğiniz gibi Jim Carrey'nin Türk modeli Hayrettin Karaoğuz. Ben programın formatını beğendim açıkcası. Bunları facebook'ta paylaşıp gülen insanlar şimdi neden televizyonda görünce iğrenir anlamam. Artis amcayı çıkararak gönlümde şimdiden taht kurdu onuda belirtmeden geçemiycem...

Tavsiye Etmem

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...